RSS

Etiket arşivi: TRT

Sen Üzülme..Ben Varım..

Ayten_Alpman

Türk müziğinin en zarif isimlerinden Ayten Alpman’ı en son 70’li yaşlarının sonunda verdiği bir röportajda hatırlıyorum..Vefatından birkaç sene önceydi..Keşke demiştim, bu yaşa gelirsek, böyle kalabilsek.Böyle zarif, böyle bakımlı, hala “kadın” gibi, hala eyvallahsız “Ben Böyleyim” diyen ve hala “Ben Varım”diyebilen bir hanımefendi..Öyle, eski zamanlardan kalmış bir zerafetti, taş plağı olan, taş gibi bir kadındı..

Biz kendisini çocukluğumuzun tek kanalı TRT’li günlerden “Memleketim” şarkısıyla hatırlıyoruz en çok. Memleketim şarkısının da eski bir Yahudi halk şarkısının aranjmanı olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım, memkelet sevgimiz bile aranjman diye..Asıl şaşırdığım, yurt dışında bir müzik kariyeri olmasına ve “Jazz şarkıcısı” olarak nam salmasına rağmen, ülkesinde 1974 Kıbrıs Barış Harekatı döneminde söylediği şarkı sebebiyle sanatının karşılığını alabilmiş olmasıydı.

Bu kadar güzel şarkılara, işini  usturubuyla icra eden Alpman’ın hep mütevazi,bağırmadan, sansasyonsuz,gösterişsiz, mesleğini hayatı boyunca sürdürme ideali..Ne dev konserlerin starıydı ne de ünlü şanlı kulüplerin kadını..Sesini bilirdik, tarzını..

Bu zarif kadının, onlarca Türk filmine fon olacak muhteşem şarkıları var..Bilen bilir..Biz bir hatırlatma yapalım istedik..

Bir Ayten Alpman geçti…”Ben Varım” dedi, “Ben Böyleyim” dedi,”İstersen” dedi, “Sevince Herşey Başka” dedi…

Melodilerle uyusun..

silverland

 

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Türkülerle uyanırdım ben bayram sabahlarına

23 nisan“Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan:)” demeyi çok isterdik sevgili okuyucu.. Gelin görün ki bayram kutlamanın bile burnumuzdan getirildiği bir ülkede, burnumuzun direği sızlayarak hatırladığımız eski bayramlardan konuşuyoruz. Kafamızdan büyük beyaz kurdeleli, siyah önlüklü okul yıllarındaki bando sevincimizi, 23 Nisan rontlarını, ezberlediğimiz şarkıları, şiirleri “Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü” diye başlayanı o şiir hele.. Hangimiz bir bayram sabahı yürüyüş konvoyuna katılmadık, bayrak sallamadık elimizde balonlarla, bir şiiri ezberledik mi acaba diye defalarca tekrarlamadık? Üstünden çok geçti biliyorum ama hala tüylerimizi diken diken eden bir his gelip oturuyorsa şu bayram akşamı.. Hala çocukluktan kalan güzel hatıraları şuramızda tutuyorsak, bizim kuşakta hala iş var demektir… amin:) 

Benim çocukluk bayramlarım eğer koroda, yürüyüş takımında ya da bando da değilsem, türkülerle başlardı sabahları. TRT türküleri seven annemle babama selam olsun. Hafızamda yüzlerce türküyü tutabiliyorsam bugün, küçükken garipsediğim, “Niye New Kids On The Block dinlemezsiniz ki?” dediğim ebeveynime borçluyumdur. Yaşasın türküleri hatırlatan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yaşasın bayramları anımsatan eşsiz, derin türküler..

 

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 23/04/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Barış Manço’nun 70. Doğum Günü

Google’un hatırlatmalarının bir kısmını sevemedim gitti. Gidenleri hatırlatıp beni hüzne boğmuyor da genellikle gönlümün telini titretmek yerine burnumun sağa doğru kıvrılmasına neden oluyor. Bu da çok normal koskoca Google bir başka değişle “Mr. President of the Info World” benim yüreğimin teline doğru değil daha çok olay yaratacak ve “konuşulacak” konular üzerine kuruyor “kitlesel deliliğini.”

Bir Ankara dönüşü sabahın köründe bütün otobüsle birlikte  İzmir İl Sınırındayken öğrendim Barış’ın göçüp gittiğini. Ardından üç lirik parça bestelemek yerine viagra ve benzeri hikayeler yazmayı uygun buldular. Kimse sesini çıkarmadı. Ses çıkarmaktansa cenazesinde sahip çıkmayı uygun gördüler. Ailesine ve arkadaşlarına acımadan “Anadolu’nun sesine sahip çıkan” bugünlerde hala aşağılanması süren “Amerikan Country ve Folk’unun modern evrimi olan Rock and Roll ile Anadolu Türkülerinin biçimlerini harmalayan büyük bir müzik adamıydı o. Bütün bunların dışında çocukların ve ihtiyarların sesi oldu tüm dünyayı gezerek 7’den 77’ye…

Birçok sevilen şarkının Gül Pembe’nin, Halhal’ın, Unutamadım’ın annesi ve babası o aynı anda. Ben ilk zamanlarından bir parçayı üstelik Amerika listelerini sallamış bir şarkısını sizle paylaşmak istedim. Klişesi bol günlerin klişesi bol temennisiyle “Işıklar içinde uyu Barış abi! Sayende Barış hep bizimle…”

Not: Hayatı ve diskografi ve daha fazlası için (Barış Manço Biyografi) vikipedia yeterli olabilir ya da iyi gelebilir…

Morrisse Eserese 

Google

Yine de Dönence’yi eklemeden olmaz dedim kendi kendime…

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Flört – Bu Havalarda Dönme Bana

Bu şarkı ilk çalmaya başladığında Mazhar Alanson’un yeni ya da benim bilmediğim eski bir şarkısı çalıyor sandım. Hatta müzik de o kadar çok MFÖ’ye benziyordu ki, bu neymiş diye dikkat kesildim. Meğer şarkıyı Flört adlı başka bir grup seslendiriyormuş. Grubun ismini duymuş hatta “cemiyette pişiyoruz” diye bir şarkılarını dinlemiştim. Şarkı ismi itibariyle akılda kalmıştı, fena da değildi ama ne bileyim, grubun diğer şarkılarını dinleme ihtiyacı yaratmamıştı bende ya da aklıma gelmemişti bir daha…

Grup yirmi yıla yakın süredir birlikte çalan Ozan Kotra, Çağatay Kehribar ve Timsah (Hakan Çağlar)’dan oluşuyormuş. 2001, 2003, 2010 ve 2012 yıllarında Flört, Cemiyette Pişiyoruz, Demli ve Anadolu Beat diye 4 albümleri var. (Sitelerinde halen 3 albümü oldukları yazıyor. Bu yıl çıkan Anadolu Beat yani son albümü hakkında sitede bir bilgi yok. Hatta Myspace sayfalarına 2008 yılından beri giriş yapmamışlar. Belki okurlar ve düzeltirler diye belirttim) Hatta Flört’ten önce “Kim Bunlar” ismiyle 2 albümleri daha mevcutmuş..

Neyse merak edenler araştırsın 😉

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Arda Erdik ve Kedi Zihni

Bayılıyorum tesadüflere! Bu aralar taktım ya, tanıdıklar üzerine yazıyorum malum. Arda Erdik ve Kedi Zihni üzerine birşeylere bakayım derken yolum elbette Simon’s Cat’e denk geldi ve bu muhteşem videoyu buldum. Tahminim Arda ya izlemiştir zaten ya da izlediğinde hoşuna gider! 🙂

Arda Erdik benim Ankara İletişim’in Reklam Atölyesi’nden hatırladığım bir karakter aslında sadece. Ben Reklam Atölyesi’nin yerini öğrendiğimde O, atölyenin gediklisi olmuştu zaten. (Aklıma birden Sobacı ve ağzında tütüp duran sigarası geldi bak nerdeeen nereye!) Bölümlerimiz ve ilgi alanlarımız, arkadaş gruplarımızın farklı olması nedeniyle hiç muhabbetimiz olmadı. Ama hani her allahın günü aynı ortamı paylaştığın ama selamlaşmadığın adamla alakasız bir yerde karşılaşınca boynuna sarılasın gelir ya Twitter’da kendisine, daha doğrusu Kedi Zihni’ye denk geldiğim zaman aynı hissi yaşadım. (Kedi Zihni kimmiş diye bakarken mi Arda’ya raslatdım yoksa tam tersi mi oldu şimdi hatırlayamıyorum ama güzel oldu, severek takip ediyoruz kendilerini!)

Twitter kullanıcıları Kedi Zihni’yi bilir. Hatta sadece twitter kullanıcıları değil, kedi ve mizah anlayışı yüksek pek çok kişi bilir ki kendisinin hiç de azımsanmayacak bir hayran kitlesi var. Her geçen gün de artıyor. Reklam dünyasının yaratıcı beyininin zeka ürünü olan ve kendisi de dünya tatlısı olan Kedi Zihni’nin yorumlarını, günlük hayatından anekdotlarını takip etmenizi tavsiye ederim.

Bu arada, ilgilenenlerin Aşk Tesadüfleri Sever filminin senaristi olarak hatırlayacakları Nuran Evren Şit Erdik ile evli olan Arda Erdik’in blog’u http://gezerdik.tumblr.com/, okuyucularında yoğun bir kıskanma hissi yaratıyor, sonra komikliği ile siniriniz de geçiyor, sadece özenmeye başlıyorsunuz. Çocukluğunda Nuray Yılmaz tarafından bıkmadan usanmadan sunulan Gezelim Görelim’i bir kez izlemiş olanların bakmadan geçemeyecekleri bir blog olduğunu sanıyorum. (Gezelim Görelim’in TRT ekranlarındaki 24’üncü yılı olduğunu da hatırlatmadan geçemiyorum! Artık maşallah mı demek lazım yeteeeeer mi, bilemedim.)

– diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 08/11/2012 in Blog

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Özdemir Erdoğan – Canım Seninle Olmak İstiyor

ozdemir erdoganTRT 1’in son dönem Leyla ile Mecnun’a ek olarak en başarılı yapımları arasında yer alan Seksenler dizisi, bize çocukluğumuzu hatırlatmanın yanı sıra müzikleriyle de oldukça başarılı. Son iki bölümdür Özdemir Erdoğan parçaları anlara eşlik ederken bu naif sesi ne kadar özlediğimi farkettim. Pervane’yi paylaşmak isterdim Erdoğan’ın sesinden ama daha önce paylaştığım için bir başka yorumunu (takip edenler bilir, bilmeyenler hemen dinleyebilir) yine çok sevdiğim bir başka parçasını paylaşıyorum Özdemir Erdoğan’ın.

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Elvis Presley – Are You Lonesome Tonight

Elvis Presley – Are You Lonesome Tonight

Elvis ya da Frank Sinatra’nın filmlerini televizyonda izleyen bir kuşağın üyesiyim ben. Kaç kişi hatırlıyordur bilmem ama akşam haberleri biter, “TRT mantığı ile” bir “magazin programı” vardır arkasından. Ki bu magazin programı hiiç şu an televizyonlarda örneğini gördüğünüz gibi değildir. Nerde kültür-sanat aktivitesi, nerde güzel bişiler, onlardan haberdar olursunuz… Sonra film kuşağı başlar ve kaçınılmaz an: Uyku saati ile çakışır. Ve hayatında yemek yemek için elini masaya kaldırmayan Diardi birden bire meyve (Amasya elması) yemeye başlar. Bir Amasya elması, iki Amasya elması, üç… Başta “Aman en azından meyve yiyo, bırakın maşallah”lar sekizinciden sonra “Çocuğum karnın ağrıyacak”lara döner. “Ama anne daha elmamı bitirmediiiiiiim”ler, saksı altına çaktırmadan gömülen sapları kovalar… Ben Elvis filmlerini çocukken seyrettim işte.

Bir de, karavanlar çıkılan 3 aylık tatillerde babamın değişmeyen kasedi döner dururdu teypte. Yakın zamanda kasedin ne olacağını bilmeyenlerle birlikte olacağımızı bilmek de bir garip ya. Elvis, Dalida, Gipsy Kings… döner dururdu yol boyu. Hepsini hala ezbere bildiğim şarkılar. Hala çok sevdiğim ve sanırım asla bunlar kadar güzeli bir daha yapılamayacak şarkılar. Şimdi eminim Elvis söylüyor bir elinde gitar, babam hayran hayran gülümseyerek dinliyor. Bense sadece özlemle yetiniyorum…

Are you lonesome tonight…

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: