RSS

Aylık arşivler: Kasım 2012

Mystery Jets – Someone Purer

https://i1.wp.com/trasnoche.fmrockandpop.com/files/2011/10/mystery_jets.jpg

İngiltere’nin en sevilen indie-rock toplulukları arasında sayılan Mystery Jets’in bu aralar dilime pelesenk olan bir şarkısından bahsetmek istiyorum. İlk 45’liklerini 2005 yılında çıkaran grubun geçtiğimiz Nisan ayında yayınlanan “Radlands” albümünde yer alan şarkının klibi de bir o kadar başarılı.
Daha önce Türkiye’ye de pek çok kez gelen grup hakkında yine konuşuruz..
Siz biraz sesini açın ve bu Cuma gününde hafta sonunu biraz düşünün..

— Emin

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yağmurun Ardı Hep Çamur

( İlk Çıktığında Hep ıslanmak istediğim şarkı)

( Hayatımın En önemli adamı, adına ayrı başlık açılması farz adam – O Mazhar Alanson’a ithaf ettiğinde bu albümü, bir daha sevdirdi bana kendini. En eğlenceli Yağmur Şarkısı…)

( Türkünün Yenisi, Her Dem Yeni, Her Dem Aynı Koku burnumda)

( Çiçek Pasajından Lale almadan önceleri İstanbul’a yağmur yakışırdı bir zamanlar)

( Oysaki Özgürlüğü Seçmek, Bir şehri tam kalbinden vurup gitmek…)

(Ve tabii romantizmi görmezden gelemem, upps ikinci film önerisi mi yoksa?)

yağmurBugün İzmir ‘Sema’larında gri bir gökyüzü var. Yine de cuma günü olmasının etkisi gri havaya, dolmuş kanalizasyona, kendi başına bağımsızlık ilan etmiş “komutan logar” kapaklarına beş çekiyor.

Uzun zamandır tozlu bir kentti İzmir. Yağmurla birlikte sonbaharın kahverengi tonları daha canlı hatta uzun zaman sonra ilk defa gri bir gökyüzünü bile taktırmayacak kadar canlı!

Aşağıda son baharın kışa evrilmesinde önünde saygı ile eğildiğim bir şiir de var, yukarıdaki “Yağmur” şarkılarına ek.

Umarım çamurlu ve ıslak bir hafta sonundan fazlasını hak ettiğinizin farkındasınızdır. Kimi zaman “yüklenen anlam” kadadır hayat. Siz “saflık” ya da “romantizm” yükleyin gerisi yağmurun işi…

NOT: “Soğuk ve Yağmur Çiseliyordu” adlı film de hafta sonu önerisi benden bulabilirseniz izleyin, şaşırın, kafanız iyice karışsın 🙂

Nasıl sevdiysen yağmurun saflığını
çamurun pantolonunda bıraktığı izi de seveceksin!
Ve her baharı diğeriyle kıyaslayacaksın istemeden
Birinde eteklerin uçuşurken diğerinde tutuşacak
Mümkün kılacaksın eşit mesafede durmayı
karanlığa ve aydınlığa
güne ve geceye
Yoksa bitmez bu sıkıntı
Akmaz hayat

Morrisse Eserese

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

As Time Goes By – Dooley Wilson

Casablanca’nın piyanosu satılıyor!

“1942 yapımı kült film Casablanca’da Dooley Wilson’un (Piyanist Sam) çaldığı, ‘As Time Goes By’ şarkısıyla da tanınan piyano, New York’ta 14 Aralık’ta düzenlenecek müzayede ile satılacak.” Buraya kadar, filmi siyah-beyaz televizyon döneminde TRT 1 sayesinde izlemenin şekerliğini yaşamış olmak dışında bir hissiyatım yokken piyanonun satışının 1.2 milyon dolardan başlayacağını okuyunca, maşallah dedim. Aynı Türkiye’deki gibi değil mi? Bi Türkan Şoray’ın filmlerde kullandığı kıyafetleri, bir de Mevhibe İnönü’nün kıyafetleri için sergi düzenlendiğini hatırlıyorum. Onun dışında bu tür incelikleri beklemek için hala erken sanırım.

kaynak: collider.com

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 29/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ben sana mecburum.. – Atilla İlhan

Ben Sana Mecburum
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşamüstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih`te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziran`da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy`de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin
Atilla İLHAN
 
Yorum yapın

Yazan: 29/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Flört – Yola Devam

Kaynak: flickr SKYplay

Bu parçayı sevdim hem de çok. Tesadüf oldu dinlemek ama güzel oldu. Mavi boyamı alıp gökyüzüne çıkma isteğim var. Hatta bu sonbahar gününde yağmur yüklü gri bulutları gökkuşağının tonlarına dönüştürmek geldi içimden. Hadi bana eyvallah… ben gideyim… gökyüzünde mavilik oluşturmaya. Hadi dümenin başına kaptan; istikamet gökyüzü….

— Hicran

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Citizens! – True Romance


Kaynak: kitsuneYeni duyduk bu grubu çok da sevdik. Yeni bir grup olmasına rağmen İstanbul’a gelip Ghetto’da sahne almışlar. “Here We Are” adında bir albümleri var. Bu klibin daha kapalı bir versiyonu da offical.
Know yourself ve Nobody’s Fool şarkıları da çok iyi.
Bu abileri sevmemizdeki diğer bir neden ise bir röportajlarında geçen şu cümleler oldu:

Müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

Citizens! : Boom bap boom bap bap bap boom, diye sesler çıkartıyoruz, tabii bunlara YEAH! ekliyoruz ve Uh Huh. İçinde davullar da olabiliyor.

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Kadınım…

Üç ses ayrı ayrı söyler bu şarkıyı ki aslında üçü de ayrı şarkı söyler, biri Tanju Okan, Ruhi Su, biri de Levent Yüksel. Biri kokusuna takılır, diğeri hançerine, bir diğeri de kırgınlığını dargınlığını anlatır… Hangisi söylerse söylesin, o kadın hakikaten birinci tekil olmuştur. İnsanı dağıtan, içtiren, ağlatan, alan götüren üç şarkıdan hangisini istiyorsanız o size gelsin…   

Baktım da bloğa “Kadınım” şarkılarını nasıl oldu da bugüne kadar eklememişiz diye şaşırdım. Hangisi dinlenirse dinlensin, insanda nasıl duygular uyandırırsa uyandırsın, hangi derinliklere götürürse götürsün; benim ilk aklıma gelen 18 Eylül 2010 tarihi olacak bundan sonra. Hayatımızın son 12 yılında; arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, sevinçlerimizin, aşklarımızın, ağlamalarımızın, içip sarhoş olmalarımızın, acılarımızın, kısacası her anımıza tanıklık etmiş olan “yeşil araba”nın içinde söylenen belki en güzel “Kadınım” cümlesini söyleyen kişi yüzünden bu tarih kaldı aklımda. Bizimle, en değerli anımızı paylaşan, hayatımızın her zaman içinde ve en merkezinde olan iki kişiyle olan kıymetli yolculuğumuzun, aklımdan çıkmayan sözcüğüne takılmamı sağladığı için artık daha çok seviyorum bu şarkıları.

Bir erkek için ne kadar zor olsa da “Kadınım” dinlemek, herhalde bir kadın için bu sözcüğün “gerçekten öznesi olmak” tadına varılmaz bir duygu olsa gerek.

Arda

Kadınım – Tanju Okan

Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen

Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım

Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen

Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım

Masamız köşede öylece duruyor
Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
Sanki hepsi hasret senin nefesine
Sen kadınım

Bana bıraktığın bütün bu hayatın
Yaşanan aşkların değeri yok artık
Ben sensiz olamam artık anlıyorum
Sen

Şimdi çok yalnızım
Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
Elini ver bana
DışarIda yalnız, yalnız üşüyorum
Sen kadınım

Evlerinin önü mersin – Ruhi Su

Evlerinin önü mersin
Sular içmem kadınım, tersin tersin.
Ah, sular içmem bir tanem, tersin tersin
Mevlam seni bana versin
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.
Evlerinin önü susam
Su bulsam da kadınım, çevremi yusam
Açsam yüzünü baksam dursam
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.

Kadınım – Levent Yüksel

Sana dargınım kırgınım sana kızgınım
Haksızlık vefasızlık bu
Bu her şeyi inkâr eden duygu
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

Hiç üzülmedin mi düşünmedin mi halimi
Hiç mi sızlamadı için
Bir tek iz bile yok mu benden
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

 
Yorum yapın

Yazan: 28/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: