RSS

Aylık arşivler: Şubat 2016

Bir zamanlar…

Bazen sadece anlamak, yaşanacak en büyük ilişkidir.
Susmak, söylenebilecek en güzel söz..
Gitmek, en güzel kabulleniş.

Kalıpların hiçbirine uymayan bir aşk da olabilir hayatta. Dokunmadığın, öpüşmediğin gözlerini kapatıp. Sokaklarda el ele yürümediğin… Görünürde hiçbir şey yoktur ortada. Günlük sohbetler, şakalar, belki sorunlar için akıl yürütmeler. Hepsi o kadar! Ve bütün bunlar hepsinden çok daha anlamlı da olabilir. “Gerçek hayat” kapıyı çalana kadar…

Bu hafta sonu film zehirlenmesi yaşadım. Hasta olmanın en çekilecek taraflarından biri bu sanırım. Kafanı kaldırmaya halin yok, göz oncekapaklarındaki tonluk yüklerle birlikte bir şeyler okuman imkansız. Zaten akvaryumun içinden gelen sesler gibi dağılmış kafanı anlamak için zorlayamıyorsun bile. Yapılabilecek tek şey, film seyretmek! Ben de canım sinüzit/faranjit ve benzeri atağımla birlikte film zehirlenmesi yaşadım.

Oscar ödüllerinin de verilecek olmasının gazı ile sanırım, elimi hangi filme attıysam bir Oscar adaylığı/ödülü denk geldi. Once (Bir Zamanlar) da En İyi Özgün Müzik dalında 8 sene önce Oscar almış. Sırf Oscar da değil, Grammy, Bağımsız Ruh Ödülü ve daha bir çok ödül. Closer gibi kendi ritminde, naif, güzel ve etkileyici. Aslında justt.fm’den çok da aşina olduğum şarkısı ile filmde karşılaşınca şaşırdım. Zaten aynı zamanda birer şarkı yazarı ve solist olan Glen Hansard ve Marketa Irglova’nın hastası oldum. Sakinlemek, sakin bir gecede keyifli bir şeyler izlemek isteyenler için ideal.

İzlediğim diğer filmler mi?
Bilahare…

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yaşamak dediğin oğlum zor zanaat

Pastırma Yazı

böyle zamansız güneşli,
umulmadık mavi günlerde
bir bekleme salonu yalnızlığına
bürünüyorum..
iliklerimdeki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum…
sanki şiirini bilmediğim
bir Fransız akşamında
kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin..
içimde ayak izlerin,
aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan…
ve ben ne zaman,
kiminle sevişsem,
hâlâ seni aldatıyorum!

Önce filmlerinden açıldı konu, sonra son filminin adını hatırlamaya çalışırken tiyatro oyunlarına geldi laf. Hepimizin aynı fikirde olduğu şeyse şiirleri oldu. Hele yolu bir şekilde Ankara’dan geçenler için başka bir şeydir ya Yılmaz Erdoğan.

Mehmet, “Yardan düştüm / Yaralarım yardan armağan” dedi. candel
Benim aklıma Berfin geldi, “Berfinim, içimin gülen yüzü / Hoşgeldin”geldi.

Dün yine Ankara karaya büründü, benim aklıma Yılmaz Erdoğan şiirleri geldi.

“Ne zaman Ankara’ya kar yağsa,
elim, gönlüm, çocukluğum buz tutar…”

Diardi

 

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Ilık bir rüzgar esse!

Yazın tadını aldığımız birkaç kış günü! Güneş bizi sevindiriyor, yaza duyduğumuz özlemle. Hani diyorum, ılık bir rüzgar esse ve bizim ekip güneşi batırsa..!

Destina!..

 
Yorum yapın

Yazan: 17/02/2016 in Muzik

 

A canım!

Uzaktan gelen bi bağlama sesi ile açılan görüntü. Pencerede lapa lapa kar… kedi mektuplari
Gurbetlik böyle olsa gerek, bilmediğin türkülerin peşine düşmek.
Tanıdık ezgileri araması parmaklarının, sesinin aşina kelimelere hasret düşmesi.
Işıkları açmadan okuduğun şiirler biraz da.

Aklıma Oya Baydar’ın Kedi Mektupları geliyor hep sen uzun uzak yerlerden mektuplarını yazdıkça.
Bacaklarıma beyaz bir kuyruk sürtünürken yün hırkalardan söktüğün yelekler…
Birileri kahkahalarla “Kamuraaan…” diye sesleniyor.
Ben güne gülümseyerek başlıyorum bi yanım eksik a canım!

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: