RSS

Aylık arşivler: Haziran 2015

Med cezir – Levent Yüksel

Oysa dün söylemişti, baba olacaktım.uzay hepari
O mu vardı gazlarken aklımda bilmiyorum ki..
O viraj, o araba nereden çıktı, görmedim bile.
Daha yapacak çok şarkı vardı,
söyleyecek çok şey,
yaşayacak çok…

Reklamlar
 

Etiketler: , , ,

Dilara Sakpınar – Orange

Dilara Sakpınar ve Berkun Oya’ya mutluluklar dileriz.dilara sakpinar-berkun oya

 

Etiketler: , , , ,

İstersen hiç başlamasın

TERASTAKİ HAVLU

Aynı terasa açılıyordu yan yanaydı kapılarımız kaldığımız pansiyonda. Akşam üzerleri karşılaşıyorduk, ortak duş, ortak mutfak, çekingen bir selamlaşma. Aynı terasta yan yana kuruyordu çamaşırlarımız, bu ürpertiyordu beni; acemi, tutuk bir kaç sözlük eşliğinde beyaz şarap içerek aynı terasta seyrediyorduk günbatımını, bu da ürpertiyordu beni.Işığın azalan şiddetinde yan yanaydı terasa vuran gölgelerimiz ve karışıyordu birbirine.
Elimizde olmadan gülümsemiştik bakışlarımız çarpıştığında, sahildeydik ve aynı kitabı okuyorduk ilk karşılaşmamızda.
Sezon açılmamıştı, seyrekti sahiller, daha erken yaz gülümsüyordu.
Pansiyon önündeki sandalların kıpırtısı, çiçeklerin çekingen dirimi, günbatımıyla gölgelenmiş alanların rengi kalmış aklımda. İkimizde yalnızdık ve birbirimize ilişmemeye çalışıyorduk adını kimselerin bilmediği o uzak sahil kasabasında.
Oysa güneşin batışını izlemek gibi kendiliğinden bir birlikteliğe dönüştü paylaştığımız şeyler.
Birbirinden kamaşmaya başlamıştı tenlerimiz dokunmasan da yanındaki gövdeyi duymanın şiddetine dönüşmüştü aramızdaki çekim.
Tenin çağrısı hazırdı kendine kurulan bütün tuzaklara.
O akşam terastaydık gene. Gün çoktan batmıştı. Çamaşırlar asılıydı uzaktan şarkılar geliyordu ve kekik kokuları. Nedense her zamankinden başka bakıyordun bana. dia
Sonra usulca dedin ki:
‘İlk kez bir erkeğin tenine dokunma isteği duyuyorum içimde.’
Benim için yaz başlamıştı.
‘Dokun öyleyse,’ dedim.
Sustun.Uzun uzun baktık birbirimize.Kendine nasıl karşı koyduğun okunuyordu yüzünün derinliklerinde.Sonra hiçbir şey söylemeden usulca kalktın, odana gittin, yavaşça örttün kapını. Saatlerce orada, gecede ve o terasta kaldım.
Sabah uyandığımda odanın kapısı açıktı, eşyalarını toplayıp gitmiştin baktım. Yalnızca terasta unuttuğun havlu çırpınıyordu rüzgârda.
Bir daha hiç rastlamadım sana, hiçbir yerde hiçbir yazda. Düşünüyorum aradan tam on üç yıl geçmiş.On üç yıl önce içinde uyanan isteğin anısı saklı duruyor mu sende?
Birden adını hatırlamadığımı fark ettim bu şiiri yazarken, ama terasta çırpınan havlunun rengi hâlâ gözlerimin
önünde.
On üç yıl sonra şimdi sevgilimden ayrıldığım bu derin, bu kavurucu günlerde neden ansızın aklıma düştüğünü sordum kendi kendime. Sonra anladım:
Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde.

M. Mungan

 

Etiketler: , , , , ,

Sen de başını alıp gitme ne olur…

Kadın olur, erkek olur. haluk bilginer
7 Şekspir olur, kral Antonius olur.
Hükümran olur, zavallı olur.
Bir susar.. fena susar.
Konuştuğu zaman zaten ayrı.
Bir de şarkı söyler.
Söyler yani!

 

 

 

 

 

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Sen Üzülme..Ben Varım..

Ayten_Alpman

Türk müziğinin en zarif isimlerinden Ayten Alpman’ı en son 70’li yaşlarının sonunda verdiği bir röportajda hatırlıyorum..Vefatından birkaç sene önceydi..Keşke demiştim, bu yaşa gelirsek, böyle kalabilsek.Böyle zarif, böyle bakımlı, hala “kadın” gibi, hala eyvallahsız “Ben Böyleyim” diyen ve hala “Ben Varım”diyebilen bir hanımefendi..Öyle, eski zamanlardan kalmış bir zerafetti, taş plağı olan, taş gibi bir kadındı..

Biz kendisini çocukluğumuzun tek kanalı TRT’li günlerden “Memleketim” şarkısıyla hatırlıyoruz en çok. Memleketim şarkısının da eski bir Yahudi halk şarkısının aranjmanı olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım, memkelet sevgimiz bile aranjman diye..Asıl şaşırdığım, yurt dışında bir müzik kariyeri olmasına ve “Jazz şarkıcısı” olarak nam salmasına rağmen, ülkesinde 1974 Kıbrıs Barış Harekatı döneminde söylediği şarkı sebebiyle sanatının karşılığını alabilmiş olmasıydı.

Bu kadar güzel şarkılara, işini  usturubuyla icra eden Alpman’ın hep mütevazi,bağırmadan, sansasyonsuz,gösterişsiz, mesleğini hayatı boyunca sürdürme ideali..Ne dev konserlerin starıydı ne de ünlü şanlı kulüplerin kadını..Sesini bilirdik, tarzını..

Bu zarif kadının, onlarca Türk filmine fon olacak muhteşem şarkıları var..Bilen bilir..Biz bir hatırlatma yapalım istedik..

Bir Ayten Alpman geçti…”Ben Varım” dedi, “Ben Böyleyim” dedi,”İstersen” dedi, “Sevince Herşey Başka” dedi…

Melodilerle uyusun..

silverland

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Coming Back To Life

Sanırım en çok yaptığım şeylerden biri sevdiğim bir müzik parçasını defalarca defalarca dinlemek. Beni yakından tanıyanlar bu halimden hiç de memnun değil (zamanla geçiyor ve ben başka müziklere yelken açıyorum) Pink Floyd’un Coming Back To Life parçası da defalarca defalarca dinlenecek bir müzik. Bugünlerde hepimiz hayata yeniden geldiğimizi hissetmiyor muyuz? Hala umudumuzun var olması da iyi bişi bence 🙂

Destina..!

index

 
Yorum yapın

Yazan: 09/06/2015 in Muzik

 
 
%d blogcu bunu beğendi: