RSS

Etiket arşivi: Hürriyet

Dilin susarsa parmakların sesin olur

Akran zorbalığı adama neler yaptırıyor! İleri derecede konuşma bozukluğu nedeni ile 12 yaşında, artık arkadaşlarının geçtiği dalgalardan yılıpmuhammed yildirir susmayı tercih etmek korkunç bir ruh hali olsa gerek. Benim gibi çenesi düşük bir insan için düşünüyorum da.. fena! Muhammed Yıldırır için öyle olmamış ama. Konuşamamasına çare olarak aileden gelen keman çalma yeteneğini konuşturmak gibi çok zekice bir yol seçmiş Yıldırır. (Babası Ali Yıldırır’ın Müzeyyen Senar, Münir Nurettin Selçuk ve Zeki Müren’in başkemancısı olduğu bilgisini paylaşmalıyım sanırım bu noktada)

İlk eseri “Şeytan’ın Rüyası”nı da 12 yaşında Paganini’ye öykünerek yazmış olması bir tesadüf değil elbet. 16 yaşında bestelediği “Meleğin Gözyaşı” noktasına geldiğinde orkestralarda solistten rol çalmaya başlamış. Ondan sonra da gelsin uçuşan parmaklar gitsin dünya rekorları. Dünya rekoru dediysem hiç yabana atılacak bir rekor değil. Henüz 27 yaşında: Türkiye’nin en genç keman virtüözü ol. Üzerine geçen ay Guinness Rekorlar Kitabı’na gir. Hem de Nikolay Rimsky-Korsakov’un kemanla çalınması en zor eseri ‘Yaban Arılarının Uçuşu’nu 37 saniyede çalarak!

Hala kekeme bu arada ama artık bu konuda tedavi görmek gibi bir derdi kalmamış. “Şu an İstanbul Üniversitesi Kompozisyon bölümünde üçüncü üniversitesini okuyor, bir de ‘Si Majör’ orkestrasının şefliğini yapıyor. Türkiye’deki CEO’lar ve yönetim kurulu başkanlarından oluşan bu koro, bir sosyal sorumluluk projesi. Eylül-ekim gibi konserlere başlayacak, gelirini de engellilere bağışlayacaklar. Küçükken ‘dilsizliği’ nedeniyle bir kişiyle bile konuşamazken, şimdi verdiği konserlerle, binlerce kişiye sesleniyor. Halinden de memnun.” demişler Hürriyet’e verdiği röportajda. Ne diyeyim. Konserine falan da gideriz bir denk gelirse belki..

Diardi

Rekor performansı:

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Klip değil film sanki: Aerosmith

80 kuşağı mensupları için Steven Tyler’in çığlığını hatırlamanın zor olmadığını sanıyorum. Hele klipleri. Sanırsın en sevilen Amerikan filmleri. Babasının kliplerinden keşfettiğimiz Liv Tyler ve Alicia Silverstone’un merakla beklenen maceraları. Teenage kuduruğu iki kız, atlarlar arabaya, yolda da her seferinde birbirinden çekici delikanlılarla maceralar yaşarlar, aşık olurlar, aldatılırlar, hırsızlık yaparlar…
Bu sabah Sinem Vural’ın Hürriyet’teki Steven Tyler röportajını okurken aklımdan bir sürü Aerosmith şarkısı geçti. İlk Cryin’ dinledim sonra Dream on, I Don’t Wanna Miss a Thing  falan derken bütün gün geçti. İlk kez İstanbul’a geliyorlarmış konser için hatta 12 gün kalacaklarmış. Gitsek, dinlesek, ne güzel olurdu…
Diardi
 
Yorum yapın

Yazan: 02/05/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

En ucuz proje: fotoğraf sergisi!

Son dönemde anaakım medyada yer alan kadına şiddetin engellenmesi kampanyalarının başında, ünlü isimlerle gerçekleştirilen fotoğraf çekimi ve sergileri yer alıyor. Çoğunlukla magazin basınında boy boy sevgilileri ve moda kıyafetleri-arabaları-sevgilileri ya da “event”leri ile gördüğümüz birbirinden seçkin(!) isimler, ful makyajlarına yedirilmiş bir iki kötü mor efekti ile kamera karşısına geçiyor. 10 tanesini bir araya koyduğunuzda da oluyor size bir proje işte. Avukatların reklam yapamayıp isimlerini sansasyonel davalarla duyurmaları hesabı bir daha adını sanını belki de hiç duymayacağınız fotoğrafçılar, ünlülerle gerçekleştirdikleri bu projeler sayesinde google çubuğuna adlarını yazıyorlar ve sergileri hakkında çıkan haberleri görüp tatmin oluyorlar.

Hakikaten, ne zaman çıkacak bir babayiğit ve ünlüleri kafese sıkıştırıp kaşını gözünü morartmak yerine gerçekten kocalarından dayak yiyen kadınları bulup ikna edip hiçbirinin yüzüne yer vermeden çektikleri acıları sadece fotoğraflayıp bir sergi açabilecekler? Açamayacaklar değil mi? Çünkü ister, hem de çok şey ister… Bir kere emek ister, vakit ister, ikna kabiliyeti, sanat ve daha pek çok şey ister… ve hiçbir karede ünlü biri olmadığı için kimse ilgi göstermeyeceğinden o proje basında yer almaz. Belki de böyle yapılan projeler var ve benim haberim olmadığı için şu an birilerine haksızlık ediyorum.

Hadi ben de adını geçireyim de, aramalarda bir de bu yazı çıksın…

“Yasemin Özilhan, Işıl Reçber, Derya Şensoy, Ceyda Ateş ve Emel Acar’ın da aralarında bulunduğu 55 isim bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen ‘Her Ses Bir Nefes’ projesi için objektif karşısına geçti. Sanat yönetmenliğini Kenan Bahadır’ın yaptığı projenin fotoğraflarını Hakan Yüksel çekti.” denmiş Hürriyet’teki haberde. Fotoğraflar da oradan naçizane.

Yapın bu projelerden, daha çok yapın da…

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 04/03/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Dayanıklı milletiz vesselam!

Türklere bir şey pazarlamak istiyorsanız, içinde ağlak zırlak bir şeylerin mutlaka olması gerek. Yoksa boşa gider o paralar. 
 
Ferzan Özpetek ile son filmi “Kemerlerinizi Bağlayınız” hakkında Hürriyet için yapılan röportajda tırnak içinde verilmiş: gözyaşlarına boğulabilirsiniz! Bir de, son nefesini Türkiye’de verip hatta Mevlana’ya yakın, Konya’da bir yere gömülmek istediğini açıklamış Farid Farjad. Ve sanıyorum öğünülerek belirtilmiş, sadece Türkiye’de “Kemanı ağlatan adam” olarak tanımlanıyor, diye. 
 
Halimiz duman. Her sabah yeni bir skandal.. atasözümüz bile var “Gülüyoruz ağlanacak halimize” diye ama hala eğer bize “pazarlanacaksa” bir şey, temel satış noktası ağlamak! Çocuğunu “eşşoğlu eşşek” diye severek küfürü normalleştir, pazarlama stratejisi olarak gözyaşlarını kullan, ağlamayı normalleştir. Ne dayanıklı milletmişiz, hala yaşayabiliyoruz bu psikolojiyle!
Diardiöfke
 
Yorum yapın

Yazan: 28/02/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Acımadı ki!

Ciddiyet ve Kollektivizm Azizim
chic book Yerden yere vurduğumuz gibi kurtardığımız da oluyor..Evlere kapandığımız, sokaklara çıktığımız, yollara düştüğümüz… İçimizin sızladığı, tepemizin attığı..olmuyor mu..oluyor.. Memlekettir, topraktır..tamamdır..da… Topluca, yan yanayken, kalabalıklar halinde bir mutsuz değil miyiz bu aralar? 
 
Samimi olalım, bazen sizin de “iç memleket” grileşmez mi? Kimsenin bilmediği bir adres istiyor hani ruh hali insanın.. Git orada “dur” biraz, tedavülden kalk biraz yahu.. Az bi sus, kendine bi bak.. Euro bu kadarmış, benzine zam gelmiş yok efendim yolsuzluklar diz boyuymuş.. Tamam ciddi düşünüyoruz hep birlikte düşünecek çok ciddi mevzular var da.. Bırak bi sıyrıl da gel… Önce bir kendini topla, sen bir sağlam ol.. Sonra git zincire sağlam bir halka ol, olmak istersen…
 
Bu sabah bunları düşündüren; İki kadın.. Melis Alphan ve Elif Key’i okumalısınız mutlaka…
 
Silverland
 
Yorum yapın

Yazan: 27/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Her eve lazım 10 konser albümü

Hürriyet’in Cumartesi ekinde Kanat Atkaya AC/DC konseri yazısının altına bir liste eklemiş, “Her eve lazım 10 konser albümü”. Tam mikro’luk, derken dinlemeye başladım ve onları ne kadar çok özlediğimi farkettim. Nirvana ve Kurt Cobain… Gelir mi onlardan bi daha dünyaya?

wikimedia.org

Kanat Atkaya’dan
Her eve lazım 10 konser albümü

1- Nirvana – MTV Unplugged
2- James Brown – Live at the Apollo
3- B.B. King – Live at the Regal
4- MC5 – Kick Out the Jams
5- Talking Heads – Stop Making Sense
6- Tom Waits – Glitter & Doom
7- The White Stripes – Under Great White Northern Lights
8- The Band – Last Waltz
9- Led Zeppelin – The Song Reminds the Same
10 – Deep Purple – Made in Japan

Not: Emeğe de saygısızlık etmeyelim bu arada. Atkaya’nın yazısına ulaşmak için http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22345046.asp

 
Yorum yapın

Yazan: 14/01/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Screamin’ Jay Hawkins – I Put A Spell On You

Ofiste çalışma arkadaşım Hamza’nın vasıtası ile dinlediğim “I put a spell on you” şarkısının bestecisi “Screamin’ Jay Hawkins”in şarkısını yayınlayıp kendisinden bahsetmeden geçmek olmazdı. İtü sözlüğe göre isminin başındaki screamin’ sıfatını müdavimi olduğu bir fahişe ile sevişirken malum kadının sürekli “scream baby, scream” laflarından almış, şu an nerede okuduğumu hatırlayamadığım bir başka kaynakta ise 1956 yılında Jay Hawkins “I put a spell on you” şarkısını bir aşk şarkısı olarak bestelemiş ama kayıtlar esnasında içkiyi fazla kaçırınca şarkıda deli deli bağırmasından mütevellit şarkıcıya Screamin’ lakabı uygun görülmüş.

Özel hayatı ile ilgili birçok iddianın ortaya atıldığı şarkıcı hakkında Hürriyet’in haber arşivinde bulunan haberin linki http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-149501.

Nina Simone (1965), Alan Price (1966), Bette Midler (1993) ve birçok şarkıcı tarafından tekrar yorumlanan, Rock and Roll Hall of Fame’in Rock and Roll’u Şekillendiren 500 Şarkı listesinde bulunan “I put a spell on you” şarkısını bir de kaçık “Screamin’ Jay Hawkins”ten dinleyin.

— özge

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: