RSS

Etiket arşivi: Ortaçgil

Yok insanlar

Hani bir nokta vardır, bir sınır.. Bahçem sana açıktır da o ağacın dalları seni taşımaz oraya kadar yoksuntırmanmayaydın iyidir hani.. Ama yapmışsındır bir kere.. Sonrası da benim elimde değil.. Ondan sonra benim için “olmuyorsun” be güzel kardeşim.. Bildiğin “yok”sun..
 
Aranızda Çetin Altan’ın “Büyük Gözaltı”sını okuyan varsa anlar halimi… O benim upgrade olmuş halim, hani daha o aşamaya gelemedim. O içinde öldürüyor. Ben yine yok sayıyorum.. Bilinçli de yapmıyorum maalesef.. Yüzüm bakmıyo yönüm dönmüyo.. Olmuyo bildiğin…
Silverland
 
Yorum yapın

Yazan: 03/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , ,

Fırt Emin

Geçenlerde Emin’in doğum günüydü biliyorsunuz. Alsancak’ın benim için yeni, bisikletçiler içinse belki de eski -bilemiyorum- mekanı Cinatı’nda oturduk. Malum tayfada pedaltepiciler çok. Özgü’nün biricik “aşk”ı, Özgü’nün o “Aşk” tonlamasını nereden çaldığını bilenler bilir, Cemre, Emin’e hediye olarak tabii ki bir Ortaçgil söyledi. Hastayım, falan demesine bakmadık tabii biz, yine çok başarılıydı. cinati

“Tamam Emin Ortaçgil hastasıdır da bence bu akşam biri söyleyecekse Fırt Emin’i söylesin yaaa…” dedim, benim yaaa’nın son aa’ları havada kaldı. Zira kimse bu şarkının adının Fırt Emin olduğunu bilmiyormuş. Yeni jenerasyon işte ne yapacaksın… Yaşar Kurt, Ankara’nın Kolej’i, 3 katlı apartmanın terası ve tüm terastakiler için gelsin…

Diardi

 
1 Yorum

Yazan: 07/04/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Farketmeden

Oyuncu Demet Evgar, 14 Şubat’ta sevgilisi Çağ Rical Gürle için kurduğu internet sitesinde yayınladığı kliple hepimizi darma duman etti. Tahminim herkesin içinden geçen “Ah bunu keşke ben de yapabileydim” hissi bana 1990’ları hatırlattı. Hani radyodan 90’lık kasetlere kayıt yaptığımız, aralarına şiirler okuduğumuz zamanı. 80’lerdeki Ergun karakterine hiiç gülmeyin, yaptık biz onları!

Ancak Emin yine benimle dalga geçecek ama yeteri kadar Ortaçgil kültürüm olmadığı gibi Fikret Kızılok kültürüm de onunkinin yanında solda sıfırdır tahmin edersiniz ki.. Hali ile ne yazık ki bu klibe kadar Kızılok’un böyle güzel bir şarkısı olduğunun da farkında değildim. İsteyene bir de orjinalini bulayım dedim.

Keyifli dinlemeler…

Diardi

 
1 Yorum

Yazan: 15/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil – Anlamsız

Bülent Ortaçgil’in yaptığı ilk profesyonel şarkısı beni “gece”den kurtardı!

Çok garip ve “anlamsız” di mi? Ortaçgil’in 1971 yılında Kimya Fakültesi’nde okurken yayımlanan ilk kırbeşliğinde yer alan, Anlamsız şarkısıyla, ben tevellüt itibariyle yıllar sonra tanıştım.

17 yaşında filan başlayan gece muhabirliği sürecinde, geceleri tüm ergen yaşıtlarım, gezip tozarken, hava kararmasıyla birlikte ben işe gidiyordum. Tatsız geçen gecenin ardından, sabah insanlar işe koş koşa yetişirken de, ben aylak aylak eve gidiyordum. Birçok otobüs ve toplu taşıtında sabahları benim gittiğim yöne giden sadece birkaç kişi olurdu.

Arda bilir, gece çalışınca, hafta sonu izin günlerinde bile, geceleri uyuyamaz olur insan. Bünye tersine döner, sanki normalde gece çalışıp, gündüz uyunması gerektiği gibi hisseder vücut… Gün aydınlanca uyursun, gece de sabaha kadar eşek gibi çalışırsın…

Ama tabi yaş da genç, kanı da kaynıyor insanın… “Ahmetlerle toplanıyoruz, akşam şurda olucaz” ya da “Akşam sinemaya gidelim mi” gibi gece için geçerli olan yüzlerce teklife de katılamayıp, iyice asosyalleşince, gece radyoda çalınan bir şarkının sözleri sana daha bir anlamlı gelir.

Radyo

Gece Güzeldir
Sen Mutluysan
Yatak Sanki Bir Taht Uyuyorsan
Eğer Düşünüyorsan
Gece Ne Kadar Uzun
Ne Kadar Tatsız Anlamsız
Hayat Güzeldir Sen Görürsen
Her Yer Cıvıl Cıvıl İşitirsen
Eğer Onun Gibi Bakarsan
Hayat Ne Kadar Boş
Ne Kadar Anlamsız

Defalarca gece çalışmaktan çok sıkıldığımı söylememe rağmen, bizim deyimle “gündüze geçme” işlevi bir türlü gerçekleşmeyince, haber müdürümün gündem defterinde onun görebileceği en orta alana, bu yukardaki sözleri yazmıştım..

Mesaj alınmış anlaşılan, gündüz mesajı görünce aradı. “Tamam tamam, yerine bul birini de gündüze alalım seni” demişti ve benim de Ortaçgil’i sevmek için bir nedenim daha olmuştu…

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Geçmiş Güzel Günler

Etrafımdaki herkes belli bir yaş aralığında dağılınca ortak dilden daha kolay ortak müziği bulmak. Kimi zaman serenatlar yaparken hatta içindeyken Sertab Erener’in çıkış şarkısı gibi hissederiz çoğunlukla. Neydi o hatırlar mısınız?

Sonra aradan zaman geçer bir süre sonra iki kişinin ilişkisi nihayete erince birbirlerine genelde yine benzer nidalarla yaklaşırdı etrafındakiler. Günümüzde bu şarkı türüne “Atarlı / Giderli” ya da “Demet Akalın” tarzı şarkılar deniyor. Bu şarkıların atası işte “ayar veren” ilk popüler kültür şarkımız!. Gerçi o da bir dönem klipten anlaşılacağı üzere askeri vesayet altındaymış. İleri demokrasiye geçince atardaki çeşitlilik arttı.

Sonrasında geçmişinize bakar ve sorgularsınız bir an. Gerçekten bütün bu çevreden gelip geçtikten sonra bu ana ya da bu davranışa mı dönüştürdü hayat beni diye. Nutkunuz tutulur. Kişisel normalleşme süreciniz proses hatası nedeniyle hasarlı gerçekleşmiştir. Her şey size “normal” görünür.

Bu hastalıklı bir durumdur. İster istemez ilk çıkışlarını lüks semtlerin evden bozma polikliniklerinde yapan Türk Psikiyatrlar Derneğinin üyelerinden birinin kapısını çalarsınız. Ağzınızdaki lakırdı artık itiraf karinesi taşır, masumiyetini yitirmiştir.

Doktor noktayı koyacaktır. Her durumda yapılacak en iyi ikinci şeyi yapıp sizi başından atacak ve kendisi de sürekli yakındığı sevgilisinin yanında alacaktır soluğu. Psikiyatr bile olsa gidecek bir evi kaçacak bir deliği ve hatta düzenlenmesi gereken bir hayatı vardır. Bütün gün “arabeskten olma, batıdan prematüre doğma bu şarkı tadında hikayelerden sonra kulaklarını temizlemek isteyecek ve pek tabi ki güne Wagner’den bir eser ile son verecektir. Ta ki ertesi gün aynı kakafoniye başka bir yerden bakmayı öğrenene kadar. Tabii “Wagner ile Magner ile bu iş olmaz, ömür boyu sürecek bir uğraş bulmak lazım. En  münasip yeri nerededir bu ömür boyu sürecek uğraşın? Bilen var mıdır acep?” cümlesi ile durumu kronikleşene kadar.

– Morrisse Eserese

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil Kadın Sesi Değmiş Şarkılar

Kaynak: https://twitter.com/ceylan_ertem
13-15’li yaşlarımda gitar çalarken elimde ajanda ile gittiğim Bülent Ortaçgil konserlerini hatırlarım. Gitar akoru satılan alabileceğimiz ya da google’da aratacağımız bir dönem olmadığından, önlerde bir yere oturur, çaldığı şarkılarda bastığı akorlara bakıp, elimdeki ajandaya not almaya çalışırdım. Akşam koşarak eve gelir, henüz çalamadığım şarkılarını not aldığım tablardan çıkarmaya çalışırdım.

Yıllar geçti lisede iletişim okamaya ardından da gazetecilik süreci başlayıp, fotoğraf makinesi boynumuzda yaşama geçince, ben bu kez konserlerde nota hırsızlığı yerine, görüntü hırsızlığı yapar oldum. Tele objektif ile siyah beyaz film taktığım makinemle, Ortaçgil fotoğrafları çeker, akşam da evdeki karanlık odada siyah beyaz fotoğraflarını basardım. Annem ya; kulakları çınlasın, karanlık odada bana yardım ederken, hep sakallı bir adamın fotoğrafını bastı 🙂

Neyse ilişkinin başlarından da bahsettikten sonra düne geleyim. Dün benim için Bülent Ortaçgil dolu bir gün oldu. Odaya gelen kargocunun verdiği paketi açtım. Bir kutu, içinde çok hoş bir resim ve bir not ile karşılaştım. Erken gelen yeni yıl hediyesinin müjdecisi olan notun altında, almayı çok istediğim bir müzik çalar vardı. Düğmesine bastım ve Ortaçgil’in söylediği en sevdiğim Teoman şarkılarından biri çalmaya başladı. “Kimin kimin bu sessiz eller, mor halkalı yaralı gözler, kıyılarıma vuran sen misin” diye.. O an ki hisleri kelimelerle tarif etmek zor… telefonda da edemedim galiba. çok mutlu oldum.

konser
Elimde hediyemle eve geldim. içindeki diğer şarkıları dinlerken, internette “Yılın en büyük internet konseri” diye bir yazı gördüm. Meğer Bülent Ortaçgil, “Kadın Sesi Değmiş Şarkılar” ismiyle Birsen Tezer, Jehan Barbur, Ceylan Ertem ile birlikte konser veriyor ve bu da internetten canlı olarak yayınlanıyormuş. http://www.muzikicinefes.com ve http://www.fizy.com sayesinde ilk kez internetten canlı olarak bir konser izledim hem de en sevdiğim sanatçıların. O an internetin başında olanlar dinlesin diye facebook ve twitter’da duyurular yaptım. umarım etkili olmuştur. Bu çok keyifli bir konseri, evde ayaklarımı uzatarak dinleme imkanı yaratan dostlardan son bir rica lütfen konseri http://www.youtube.com/user/muzikicinefes?feature=watch şuradan paylaşın ki kaçıranlar üzülmesin…

Bülent Ortaçgil – Teoman / Sessiz Eller

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil – Çoktular Ama Hiç Yoktular

Friedrich Nietzsche;
“Kimine göre yalnızlık,hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır.”

Gül…
Sen gülünce bahar
Renklerden pembe
….
Sev…
çünkü hiç sevmeyenler
eksiktir bir yerde…
….
Gör…
Sen görünce ışık
Mevsimlerden hep yaz
….
Duy…
sen duyunca müzik
seslerden fa
çünkü duymazsan eğer
tüm şarkılar boşuna” dizeleriyle alabora eden gece yalanlarından sadece biri..

Ortaçgil’in “Gül”, “Sev”, “Gör” ve “Duy” emirlerini içeren
“hani gidecektik başka yere” derken içimizi hareketlendiren,
“çoktular ama hiç yoktular” derken de “harbiden ya” dedirten bir Ortaçgil bestesi.

hani değiştirecektik dünyayı…
çoktular ama hiç yoktular

Dip not: Klip, 2005 yılında TRT’de yayınlanan ‘ memleketim ‘ isimli programdan..

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: