RSS

Etiket arşivi: 80ler

Farketmeden

Oyuncu Demet Evgar, 14 Şubat’ta sevgilisi Çağ Rical Gürle için kurduğu internet sitesinde yayınladığı kliple hepimizi darma duman etti. Tahminim herkesin içinden geçen “Ah bunu keşke ben de yapabileydim” hissi bana 1990’ları hatırlattı. Hani radyodan 90’lık kasetlere kayıt yaptığımız, aralarına şiirler okuduğumuz zamanı. 80’lerdeki Ergun karakterine hiiç gülmeyin, yaptık biz onları!

Ancak Emin yine benimle dalga geçecek ama yeteri kadar Ortaçgil kültürüm olmadığı gibi Fikret Kızılok kültürüm de onunkinin yanında solda sıfırdır tahmin edersiniz ki.. Hali ile ne yazık ki bu klibe kadar Kızılok’un böyle güzel bir şarkısı olduğunun da farkında değildim. İsteyene bir de orjinalini bulayım dedim.

Keyifli dinlemeler…

Diardi

 
1 Yorum

Yazan: 15/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Abajuru mozaikleyen zihniyet Kaybedenler Kulübü’nü nasıl yayınladı?

 

Ekiple son Kaybedenler Kulübü’nü izlediğimizde “Bakalım yarın kim bu şarkıyı ekleyecek?” diye düşünmüştüm ama kimse eklemedi.

(Bu arada, son dönemde Issız Adam, 80’ler ve diğer Türk filmleri ile eskiciye nur yağması efektinin yayılması, Türk popuna çıkış yakalatan hafif sözlü batı müziği uyarlamalarını pek bi parlattı ama iyi oldu. Sayelerinde ne adı ne şarkısı hakkında fikir sahibi olmayan pek çok genç Asu Maralman ve şarkısı Bağrı Yanık Dostlara ile tanışmış oldu.)

Filmi ilk sinemada izlediğimizde, Emin sigarayı bırakmış ancak sosyal içici kıvamına henüz erişememişti. Daha önce de yazmıştım ya, hepimiz salondan çıktığımız gibi sigaraya dayanınca isyan etmişti.. Bu sefer öyle olmadı tabii. Sosyal içiciler Emin ve Arda eşliğinde tüm ekip elde şaraplar, biralar yayılıp tüterek Kaybedenler Kulübü izlemenin keyfine vardır. (Tamam tamam, insan evladının evinde 3×2 perde olması normal değil ben de biliyorum ama gerçek sinema keyfi de budur abicim!)

Geçenlerde filmi televizyonda vermişler, hatta twitter’da TT olmuş da, kafama takılan birşey var: Dizideki abajurun memelerini mozaikleyen zihniyet nasıl oldu da o kadar la pompa muhabbetini ailenin izleyeceği saatte televizyonda yayınladı, merak içindeyim!abajur

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 30/01/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Özdemir Erdoğan – Canım Seninle Olmak İstiyor

ozdemir erdoganTRT 1’in son dönem Leyla ile Mecnun’a ek olarak en başarılı yapımları arasında yer alan Seksenler dizisi, bize çocukluğumuzu hatırlatmanın yanı sıra müzikleriyle de oldukça başarılı. Son iki bölümdür Özdemir Erdoğan parçaları anlara eşlik ederken bu naif sesi ne kadar özlediğimi farkettim. Pervane’yi paylaşmak isterdim Erdoğan’ın sesinden ama daha önce paylaştığım için bir başka yorumunu (takip edenler bilir, bilmeyenler hemen dinleyebilir) yine çok sevdiğim bir başka parçasını paylaşıyorum Özdemir Erdoğan’ın.

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

80’LER DEMİŞKEN…

İşte bu klip beni benden aldı. Robbie Williams, Take That falan derken o dönemin grupları geldi de aklıma… -Ki o dönem ve hala devam eden gazete ilanı ile müzik grubu kurma alışkanlığına hayranım Amerika’nın- itiraf ediyorum, benim favorim New Kids on the Block’tu! Ama gülmeden önce rica ederim bi düşünün, sizin yok muydu posterini duvarınıza, yapıştırmasını yatak başına astığınız birileri 🙂 Tamam, şimdi bu saça başa, kıyafete, hele hele de beni benden alan dans figürlerine bakınca ben de kahkahalarla gülüyorum ama eminim sizin de bildiğiniz birkaç adım var aralarında.
80’ler..
Modasından müziğine, sanatından alışkanlıklarına hayatın en renkli yılları sanırım. Hani gülümsemeden hatırlamak mümkün değil.
Bu arada, TRT1 “Seksenler” diyorum, anlayan anlar.

…diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , ,

Emel Müftüoğlu – orjinal klipler

Bir zamanlar Türkiye’de gerçekten nitelikli ve farklı kliplerin yapıldığı bir dönem var. Bu gün sadece Emel’in kliplerinden üç örnek vereceğim sizlere. Bugünlerde RTÜK ile birlikte bırakın bu kliplerin yayınlanmasını bu klipler hakkında konuşmak bile televizyon kanallarını cezaya çarptırmak için yeterli… Ne de olsa 90’lı yıllarda Türkiye’de yaşayan düşünen ve hayatını idame ettirmeye çalışan o insanların çoğu bugün ekmek derdinde ve farklı bir sazın tellerine vurmakta…

Yoksa bilinen en temel gerçekleri görmezden gelmek için bu kadar çabalamaz, yüreklerimizde bir acı gibi duran bu durumu kabul edip susmazdık…

Cesaret göstermek ve malumun ilanını yapmak o kadar tehlikeli ki şimdilerde bırakın dünyayı farklı bir şekilde algıladığınızı paylaşmayı olanı olduğu gibi söylemek bile suç teşkil edebiliyor…

Yakın zamanda biliyorum ki bu nostaljiyi yapabilmek bile mümkün olmayacaktır. Hayır karamsar biri değilim ama hepimizin bildiği hesabın da ortada olduğunu söylüyorum… Seksenler ve doksanlarda TRT’de yayınlanan bu klipler bugün ahlaksız, edepsiz, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini tehdit eden unsur olarak görülüyor. Evet hafif sözlü batı müziği o günlerde evrimini henüz tamamlamamış olduğundan müzikalite çocukları bugün hasta edebilir. Yine de bütün bunlara maruz kalmış bir nesil olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki sapık değilim, akıl sağlığım hala yerinde ve üstelik hikayeleri dinlemeyi ve izlemeyi seven hatta merakına yenik düşerek okuyan araştıran ve mümkün mertebe bilginin kaynağına ulaşmaya çalışan bir adama olduysam bunda bu topraklardan çıkan farklı sesleri dinlemenin ve önemsemenin payı büyük.

 

– Morrisse Eserese

 
 

Etiketler: , , , , , , , ,

Nilüfer – İspanyol Meyhanesi

80’den itibaren yeni kuşakların “apolitik, yarım akıllı, teknoloji manyağı, empati kuramayan…” garip bir kuşak olduğunu bilmekle beraber, kabul etmekte hala zorlanıyorum. Nedense onların da aslında özenli aile eğitimleri ile hala topluma kazandırılabileceklerine inanıyorum. Evini geçindirme, tek göz odasını ısıtma ve tek maaşla en az 4 boğazı doyurma (Pardon 3 mü doğuracaktık en az? Ben hala ilkokulda bana öğretilen çekirdek aile tanımında kalmışım..) derdindeki hangi aile bunu yapacak diye düşünmüyor da değilim bi yandan. Ancak şu çok iyi bildiğim birşey ki, genel kültür edinmek için kişinin biraz yaşadığı günün farkında olması yeter bence.

Diyeceksiniz “Bu şarkı ile ne alakalı bir konu?!” ama…

Dün akşam televizyonda bir bilgi yarışması izliyoruz. Sesli soruda Nilüfer “İspanyol Meyhanesi”ni söylüyor ve soru, şarkının sözlerini oluşturan şiirin hangi şair tarafından yazıldığı. Sanırım şarkıyı bilmeyen azdır. Hele hele kafayı bulup da şişmiş dil ve kaymış dudak kombinasyonu ile söylemeyen.. Şıklarda Cemal Süreya, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ümit Yaşar Oğuzcan ve adını şu an hatırlayamağım bir şair var ve soruyu yanıtlayacak olan arkadaş, üniversiteye derece ile girmiş bir zat.
Sonuç mu? Fiyasko tabii…

“Ömrüne özensiz yaşamayacaksın arkadaşım, giden senin hayatın” diyeceğim, hiçbiri anlamayacak!
En iyisi biz yine Ümit Yaşar Oğuzcan’ın sözlerini Timur Selçuk’un müziği ile dinleyelim..

Kararmış, tahta masamızda bir şişe şarap
Gecelerden bir gece, bezginiz
Üstelik, adamakıllı sarhoşuz, ellerin ellerimde…
İspanyol meyhanesinde bir kadın, çığlık çığlığa şarkı söylüyor
Belli yıkılmış bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı

Zayıf, incecik elli, incecik elli, kalın dudaklı
Sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda
Yüzümüz al al oluyor, içimiz hüzün dolu, kahır dolu, Gözlerimiz kanlı

Yeter, yeter… Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Daha içelim hey… Daha içelim hey hey…

İspanyol meyhanesinde bir gece
Seninle, seninle başbaşayız
Üstelik, sarhoşuz adamakıllı, daha içelim, daha içelim…
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
Hey garson, bütün hesaplar benden bu gece, sen de iç, sen de iç
Kapat kapıları, kapat, kapat, yabancı girmesin
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
Ölelim, ölelim artık, bitsin bu delicesine koşu, bitsin bu koşu

Yeter, yeter… Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Daha içelim hey… Daha içelim hey hey…

– Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: