RSS

Etiket arşivi: Deniz

Art as therapy-Alain de Botton

Herkes tatilde. Tatilde ol(a)mayanlar işte. Zaten iş çıkışı hava sıcak. Akşam bir şeyler yapayım derken “Yarın sabah nasıl kalkacağım alain de bottonamaaaannn!!” stresi.. çok keyifli günlerdeyiz yine. 

İzmir’de yaz günü çalışmak zor. Gerçi her yerde zordur ya.. İzmir’de daha zor! Biliyorsun ya şu an birileri yarım saat mesafe uzaklıkta bir yerde fena derecede deniz keyfi yapıyor. Gel de çalış çalışabilirsen. Neyse ki çıkılacak bir tatil, bunun için de yapılması gereken planlar var. Güney Ege taramalarım yüzünden interneti açtığım anda ekranın dört bir yanından booking.com, tripadvisor ve benzeri ilanları fışkırır oldu. Yapacak bir şey yok, kafamıza göre bir yer bulana kadar devam!

Yer arayışları ile birlikte diğer yanda da vicdan sorunu var elbette. “Allayım niye konsantre olamıyorum ben bu işlerime!?”, “Nereye  kadar giderartasthreapy bu hal böyle?!” diye dertlenirken ne zaman faydalı linklerime kaydettiğimi hatırlamadığım bi linke tıkladım: Art as Therapy. Sanatın iyileştirici yanına dikkat çeken ve günlük hayatta karşılaşılabilecek sorunları sanat yolu ile hafifletmeyi amaçlayan bir site. Aşk, iş, anksiyete, boş zaman, politika.. gibi başlıklarda “Niye işime konsantre olamıyorum?”, “Namus ve seksi karıştırmayın”, “Ülkemle gurur duymak istiyorum ama nasıl?” gibi başlıklarda bir sanat eseri ve eşliğinde yapılmış keyifli yorumlar var. 

Ne işe yarayacak ki, diyerek neden işime konsantre olamadığımın sebebini ararken birkaç dakikalığına da olsa bir resim incelerken, birkaç İngilizce kelimenin anlamını hatırlamaya çalışırken, biraz yüksek tavanları düşünürken ferahladığımı fark ettim. Sonra da bu işle kimin uğraştığını merak ettim tabii ki. Ve her zamanki gibi bilimsel yaklaşımları okunabilir kılan Alain de Botton çıktı. Benim üniversite yıllarımda Romantik Hareket-Seks, Alışveriş ve Roman kitabı ile tanıştığım, sonrasında da yaptıklarını hep “Ne güzel kafa!” diyerek takip ettiğim adam, Botton. Vaktiniz olursa bir göz atmanızı tavsiye ederim (Hatta böyle bir kitap da varmış). Belki sizin günlük sıkıntınızın da hafifleyeceği bir şeyler vardır.

Diardi

 

 
Yorum yapın

Yazan: 20/08/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

“Hani biz marjinaldik?” ya da biz miyiz hakikaten marjinal?

Herkes hatırlar sanırım Cem Yılmaz’ın o unutulmaz repliğini… “Televizyon programlarına bakın. Eniştem eltime kaydı, eltim amcama kaçtı, o onu yaptı bu bunu yaptı! Sanki biz evde sehpayı ters çevirip ayaklarına oturuyoruz.. Hani biz marjinaldik oğlummm?!”

Ağustos ayı ve bayram tatili gevşetti ya yayları, herkeste haldır haldır bir tatil yapacak yer telaşı. Bütün ucuza oda bulunan internet siteleri taranıyor, “En son nereye tatile gittin, iyi miydi, odada klima var mıydı?” diye eşe dosta soruluyor, hatta köşe yazarlarından tüyolar alınmaya çalışılıyor. Eğer tüyo alma işini Gülse Birsel gibi alemlere bırakırsanız işiniz yaş, bakmayın siz onun Kabak vadisindeki şelale yolunda kaybolduğuna. Yeni geldim aynı yoldan, kaybolmak için baya bir çaba sarfetmeniz, bir de bu işi nasıl yapacağınız konusunda gerçekten hiçbir şey bilmiyor olmanız lazım! Gerçi altı kösele parmak arası terlikle dağları aşıp gelmiş, kayalardanda çıplak ayak gedikli kertenkele gibi inen bir kızla karşılaştım, vadiye indiğimde karşısında 1 dakikalık saygı duruşunda bulundum yemin ederim! Öyle böyle bir performans değil yani…

Tamam, biz de geçtik aynı yollardan. Sitelere baktık, 4 gece oda-kahvaltı, olmadı yarım pansiyon falan filan.. Bodrum’da bilmem kaç yıldızlı otel, yediğin içtiğin her bi halt içinde, masmavi bir havuz da kime ne faydası var? Sonuç olarak aldık soluğu Kabak’ta. Gözü yeşile ayağı turkuaz denize değsin de cırcır böcekleri vızıldasın tepesinde, ağaçlar altında çam yapraklarını çıtırdatarak yürüyeyim de yorulunca keçiboynuzu toplayıp şekerimi yükselteyim diyenler için harika bir yer. Yan koy Kelebekler vadisi eminim Nisan ya da Kasım aylarında harika ama şu an cayır cayır yanıyor! Bir de, elin vadisinin ortasındaki şelaleyi göreceğim diye niye elin yaşlı emmisine 5 TL para verdim, hiç anlayabilmiş değilim. Hani çevreye bakıyoruz ama biz, deseler yalan. Her yan su şişesi ve sigara izmariti doluydu. En azından Kabak şelalelerine yürümek için yollar güzel güzel işaretlenmiş, hiçbir yerde çöp yok, izmarit yok, herkes çöpünü yanında taşıyor! (Ondan diyorum Gülse abla kaybolmak için baya bir çaba sarfetmiş olmalı diye) Bir de işin en güzel yanı Kabak’ta, günübirlikçilerin gelmesi çooook zor! Allahtan zor, yoksa o güzelim vadi böyle keyifli kalmazdı. Ablam anlatırdı bundan 15 sene önce falan Olimpos da şu anki Kabak gibi bir yermiş, ben 5 sene önce gittim, Antalya’nın ne kadar günübirlikçisi varsa ordaydı! En iyi ihtimal okullar açıldıktan sonra giderim bir daha oraya. Yoksa daha da gitmem yani!

kabakAma marjinal muhabbetine gelmek gerekirse, ben anlamadım bu işi. Her yerde kim ne isterse usulünce takılmanın adı marjinallik olmuş. Ben sahilde gün batımına karşı yoga yapanlar, dalanlar, yakalamaca oynayan köpeklerle mutlu mesut bir tatil geçirdim. Ha kafasına göre takılan yok muydu, vardı elbet ama kimse kimseyi rahatsız etmiyordu. Herkes “kurtarılmış bölge” diyor ya, ondan sanırım. Ama anlaşılan insanların kafasındaki marjinallik ve benzeri alengirikli kelimelerin algısı kaymış durumda. Yoksa 80 şişe su tüketmiş, bacakları kayalarda kertenkele taklidi yapmaktan yara-bere-mor, yüzmekten solungaç çıkartmış ve bunların topunu Kabak’ta yapmış biri olarak ancak “Biz mi marjinaliz?” diyebiliyorum sadece!

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 02/08/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

“Aşk vuslatı olmayan bir yoldur”

O kadar sevdim ki resmini işte bugün konuştu benimle…

Siz kimlerin resmini sevdiniz.. Kimlerin resmine bakıp, “ah keşke” dediniz, sanki kıyamet kopmuş da koca dünyada bir kendiniz kalmış hissine kapıldınız..
Vefasızlığa, kadere, verdiğiniz emeğe küfür ettiniz… Yandınız, kavruldunuz… Çıkış yolu ararken, iyiden iyiye kayboldunuz… Sebebi her ne olursa olsun, aşkın sonucudur bu. Mutlu aşk olmaz derken doğru derler… Aşk, vuslatı olmayan bir yoldur çünkü… Ama bilir misiniz, kor olmadan köz olmaz, bilir misiniz denizler dalgalanmadan durulmaz… İşte o yüzden derler ki, en güzel hazineler viranelerde bulunur… O çok konuşulan sırra ermenin yolu aşktan geçer…

Unutmayın; aşk yüzünden dünyadasınız, hatta dünya aşk yüzünden var… fil-ve-aşk

Şburcu

 
Yorum yapın

Yazan: 14/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

“A Night Like This”

Benim hayatım hayal dünyasında dolanmakla geçiyor. Caro Emerald’ın “A Night Like This” şarkısı dinleyince yazın ilk günlerinde sahilde güneşi batırırken “martini” içmenin hayalini kurmak. Kadehin içinde turşu zeytin olmazsa da olmaz hani… Tamam tamam kulaklarım çınlamaya başladı iyisinden… şarkıyı dinleyince bana hak vereceksiniz. Bi de altta fotoğrafa bakıverin de hayal gücümüz somutluk kazansın…

– Destina..

 
Yorum yapın

Yazan: 13/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , ,

ilhan irem – olanlar olmuş

ilhan irem – olanlar olmuş

Bu şarkı hakkında yıllarca konuşulan belki de bir şehir efsanesi var. İlhan İrem askerde olduğu dönemde kız arkadaşının en yakın arkadaşıyla evlenmesi üzerine “Olanlar Olmuş”u yazmış. Hikayenin doğruluğunu bilmiyoruz ama İrem konu ile ilgili şimdiye kadar hiçbir yerde bir şey söylememiş diye biliyorum. Ama feci püskürmüş… Sözlerini yazayım da bilmeyenler de anlasın.

Giderken bıraktığım
Asmalar üzüm olmuş
Yerlerde bütün kollar
Bütün bağlar bozulmuş
Ben mi geç kaldım?
Yoksa mevsimler mi soğumuş?
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş……

Giderken bıraktığım
Gökyüzü toprak olmuş
Yıldızlar çakıltaşı
Güneş bir yaprak olmuş
Ben mi yaşlandım?
Yoksa dünya mı alt-üst olmuş?
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş……

Kalsaydın
Yokluğunla yokolmazdı
Bu şehir…
Kaçmakla mutluluklar
Bulunmuyor bunu bil…
Yaprak kıpırdamıyor
Yüreğim öyle susmuş
Sana… bana… sevgimize
Olanlar olmuş……

Giderken bıraktığım
Gülüşler bakış olmuş
Kahkahalar buralarda
Özlenen yakış olmuş
Ben mi gülmüyorum tanrım?
İnsanlar mı somurtmuş
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş……

1990′lardan itibaren pek ortaklıkta gözükmeyen İlhan İrem, en çok da bu tarz şarkılarla ortaya çıkmadığı için özleniyor bence.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mazhar Alanson & Fuat Güner – Bodrum Bodrum – TRT 70’s – Canlı

Dün gece yorgun argın yatağa girdiğimde içimden Bodrum Bodrum, Bodrum Bodrum..
diye söylendiğimi farkettim. Şarkının Bodrum tarafıyla değil de sanıyorum “Biraz deniz,
biraz uyku bütün istegim buydu” kısmı beni daha çok cezbetti bu aralar.
Aylarca ev ara, sonra taşınmakla uğraş. Hatta hiçbir şeyi tamamlayamadan git ayağını
kır, otur kolilere bak, onlar sana baksın. Üçüncü gün dayanama git alışveriş, sonra
daha beter canın yansın…

Yok yok böyle olmayacak, deniz suyu sıcaklığı da 15-16 dereceymiş.
23 Nisan’da Pazartesi’ye geliyor. 3 gün tatil varken değerlendirelim diyorum.
Arda’ya işten izin alsana dedim, önce ne yapıcaz sonra da beyim bilir diyor.
Bey bey bir plan yapsana şöyle hamakta yatıp, kitap okuyalım.

NOT : Tevellüdüm tutmuyor ama nasıl klip? Mazhar Fuat Özkan, 70’lerde
TRT’de canlı olarak yayınlanan klibi 🙂

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Toro Y Moi – Talamak – LIQUIFY! by Aira

70 ve 80’lerin Funk ve R&B ritimlerini, rock, elektronik, indie ve dance elementleriyle bir araya getirerek,
tüm dikkatleri üzerine çeken 24 yaşındaki müzisyen Toro Y Moi’nin en beğenilen şarkısı Talamak, Studio Aira’nın, muhteşem görüntüleri eşliğinde bu klipte karşımıza çıkıyor.

Şarkının orjinal klibi bu değil. Ancak Aira, bu kliple kış gününde deniz kokusunu burnumuza getiriyor
Roma’da çekilen görüntüler, izlenmeye değer.

Müzik otoriteleri Chaz Bundick nam-ı değer Toro Y Moi için Dreamwave veya chillwave tanımını yakıştırsa da müzisyen kendisini deneysel müzik yaptığını tanımlıyor.

— Emin

 
 

Etiketler: , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: