RSS

“Hani biz marjinaldik?” ya da biz miyiz hakikaten marjinal?

02 Ağu

Herkes hatırlar sanırım Cem Yılmaz’ın o unutulmaz repliğini… “Televizyon programlarına bakın. Eniştem eltime kaydı, eltim amcama kaçtı, o onu yaptı bu bunu yaptı! Sanki biz evde sehpayı ters çevirip ayaklarına oturuyoruz.. Hani biz marjinaldik oğlummm?!”

Ağustos ayı ve bayram tatili gevşetti ya yayları, herkeste haldır haldır bir tatil yapacak yer telaşı. Bütün ucuza oda bulunan internet siteleri taranıyor, “En son nereye tatile gittin, iyi miydi, odada klima var mıydı?” diye eşe dosta soruluyor, hatta köşe yazarlarından tüyolar alınmaya çalışılıyor. Eğer tüyo alma işini Gülse Birsel gibi alemlere bırakırsanız işiniz yaş, bakmayın siz onun Kabak vadisindeki şelale yolunda kaybolduğuna. Yeni geldim aynı yoldan, kaybolmak için baya bir çaba sarfetmeniz, bir de bu işi nasıl yapacağınız konusunda gerçekten hiçbir şey bilmiyor olmanız lazım! Gerçi altı kösele parmak arası terlikle dağları aşıp gelmiş, kayalardanda çıplak ayak gedikli kertenkele gibi inen bir kızla karşılaştım, vadiye indiğimde karşısında 1 dakikalık saygı duruşunda bulundum yemin ederim! Öyle böyle bir performans değil yani…

Tamam, biz de geçtik aynı yollardan. Sitelere baktık, 4 gece oda-kahvaltı, olmadı yarım pansiyon falan filan.. Bodrum’da bilmem kaç yıldızlı otel, yediğin içtiğin her bi halt içinde, masmavi bir havuz da kime ne faydası var? Sonuç olarak aldık soluğu Kabak’ta. Gözü yeşile ayağı turkuaz denize değsin de cırcır böcekleri vızıldasın tepesinde, ağaçlar altında çam yapraklarını çıtırdatarak yürüyeyim de yorulunca keçiboynuzu toplayıp şekerimi yükselteyim diyenler için harika bir yer. Yan koy Kelebekler vadisi eminim Nisan ya da Kasım aylarında harika ama şu an cayır cayır yanıyor! Bir de, elin vadisinin ortasındaki şelaleyi göreceğim diye niye elin yaşlı emmisine 5 TL para verdim, hiç anlayabilmiş değilim. Hani çevreye bakıyoruz ama biz, deseler yalan. Her yan su şişesi ve sigara izmariti doluydu. En azından Kabak şelalelerine yürümek için yollar güzel güzel işaretlenmiş, hiçbir yerde çöp yok, izmarit yok, herkes çöpünü yanında taşıyor! (Ondan diyorum Gülse abla kaybolmak için baya bir çaba sarfetmiş olmalı diye) Bir de işin en güzel yanı Kabak’ta, günübirlikçilerin gelmesi çooook zor! Allahtan zor, yoksa o güzelim vadi böyle keyifli kalmazdı. Ablam anlatırdı bundan 15 sene önce falan Olimpos da şu anki Kabak gibi bir yermiş, ben 5 sene önce gittim, Antalya’nın ne kadar günübirlikçisi varsa ordaydı! En iyi ihtimal okullar açıldıktan sonra giderim bir daha oraya. Yoksa daha da gitmem yani!

kabakAma marjinal muhabbetine gelmek gerekirse, ben anlamadım bu işi. Her yerde kim ne isterse usulünce takılmanın adı marjinallik olmuş. Ben sahilde gün batımına karşı yoga yapanlar, dalanlar, yakalamaca oynayan köpeklerle mutlu mesut bir tatil geçirdim. Ha kafasına göre takılan yok muydu, vardı elbet ama kimse kimseyi rahatsız etmiyordu. Herkes “kurtarılmış bölge” diyor ya, ondan sanırım. Ama anlaşılan insanların kafasındaki marjinallik ve benzeri alengirikli kelimelerin algısı kaymış durumda. Yoksa 80 şişe su tüketmiş, bacakları kayalarda kertenkele taklidi yapmaktan yara-bere-mor, yüzmekten solungaç çıkartmış ve bunların topunu Kabak’ta yapmış biri olarak ancak “Biz mi marjinaliz?” diyebiliyorum sadece!

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 02/08/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: