RSS

Etiket arşivi: BODRUM

Soul Stuff – Beggin

Havalar soğumaya bir türlü karar veremedi ya, benim ayarlar da yerine oturamıyor. Sabah işe gelmeye çalışırken omuzlarında turuncu plaj çantaları ve 50 faktör güneş kremleri ile denize giden iki teyzeyi görmem de tabii bi etkiledi beni. Hala denizin girilebilitesi, güneşin yakma ihtimali ve hafta sonunun Bodrum Mandalin barda Soul Stuff eşliğinde geçme ihtimali var demek 🙂

alper cengizAslında solist Alper Cengiz’in saçlarının komikliğine takılmasam o kadar eğlenebilir miydim bilmiyorum. Bu yaz kızlarla yaptığımız Bodrum çıkartmasında o akşam benim tavrım yatıp uyumaktan yanaydı. Onlar da tabii gelmişken bi canlı müzik dinlemeden gitmeyelim diyorlardı haklı olarak. E hadi kaybolmasınlar bari geri dönüşte diye sinmeyen içime kulak verdim ve Mandalin’e gittik. (kaybolmasınlar kısmında fena derecede ciddiyim, isteyen sorsun ama anlatabilirler mi maceralarını gülmekten bilemiyorum!) Şimdi adını hatırlamadığım, onların daha çok sevdikleri bi grubun programını kaçırmışız aslında ama ben mekanın denize nazır, orkestranın da bulunduğu verandasına çıkar çıkmaz solist Alper Cengiz’in saçlarına gülmeye başladım. Tabii cahillik bende, meğerse adamın Elvis Presley ile yakinen alakası varmış. Ben ne bileyim adamın 2007’de BBC’nin Elvis Presley’in ölümünün 30’uncu yılı anısına düzenlediği ve tüm dünyayı kapsayan “Worlds Greatist Elvis” yarışmasında binlerce aday arasından seçilerek finalde yarışmaya hak kazandığını… Yarışmada olmayınca komik oluyo işte saçları!

Gerçi program eğlenceliydi Allah için; davulcunun belediye muhasebesinin gedikli memuru kıvamındaki yüz ifadesi ve çizgili gömleği, bakır üflemelilerin “Ay şiştim, üfür üfür nereye kadar, bitse de gitsek” yüz ifadeleri ve mekana gelen giden Arap turistlerin kararsızlıklarını izlemek süperdi. mandalin bar

Bugün Cuma, neşeli birşeyler çalan bir yer var mı acaba? 🙂

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 13/09/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

“Hani biz marjinaldik?” ya da biz miyiz hakikaten marjinal?

Herkes hatırlar sanırım Cem Yılmaz’ın o unutulmaz repliğini… “Televizyon programlarına bakın. Eniştem eltime kaydı, eltim amcama kaçtı, o onu yaptı bu bunu yaptı! Sanki biz evde sehpayı ters çevirip ayaklarına oturuyoruz.. Hani biz marjinaldik oğlummm?!”

Ağustos ayı ve bayram tatili gevşetti ya yayları, herkeste haldır haldır bir tatil yapacak yer telaşı. Bütün ucuza oda bulunan internet siteleri taranıyor, “En son nereye tatile gittin, iyi miydi, odada klima var mıydı?” diye eşe dosta soruluyor, hatta köşe yazarlarından tüyolar alınmaya çalışılıyor. Eğer tüyo alma işini Gülse Birsel gibi alemlere bırakırsanız işiniz yaş, bakmayın siz onun Kabak vadisindeki şelale yolunda kaybolduğuna. Yeni geldim aynı yoldan, kaybolmak için baya bir çaba sarfetmeniz, bir de bu işi nasıl yapacağınız konusunda gerçekten hiçbir şey bilmiyor olmanız lazım! Gerçi altı kösele parmak arası terlikle dağları aşıp gelmiş, kayalardanda çıplak ayak gedikli kertenkele gibi inen bir kızla karşılaştım, vadiye indiğimde karşısında 1 dakikalık saygı duruşunda bulundum yemin ederim! Öyle böyle bir performans değil yani…

Tamam, biz de geçtik aynı yollardan. Sitelere baktık, 4 gece oda-kahvaltı, olmadı yarım pansiyon falan filan.. Bodrum’da bilmem kaç yıldızlı otel, yediğin içtiğin her bi halt içinde, masmavi bir havuz da kime ne faydası var? Sonuç olarak aldık soluğu Kabak’ta. Gözü yeşile ayağı turkuaz denize değsin de cırcır böcekleri vızıldasın tepesinde, ağaçlar altında çam yapraklarını çıtırdatarak yürüyeyim de yorulunca keçiboynuzu toplayıp şekerimi yükselteyim diyenler için harika bir yer. Yan koy Kelebekler vadisi eminim Nisan ya da Kasım aylarında harika ama şu an cayır cayır yanıyor! Bir de, elin vadisinin ortasındaki şelaleyi göreceğim diye niye elin yaşlı emmisine 5 TL para verdim, hiç anlayabilmiş değilim. Hani çevreye bakıyoruz ama biz, deseler yalan. Her yan su şişesi ve sigara izmariti doluydu. En azından Kabak şelalelerine yürümek için yollar güzel güzel işaretlenmiş, hiçbir yerde çöp yok, izmarit yok, herkes çöpünü yanında taşıyor! (Ondan diyorum Gülse abla kaybolmak için baya bir çaba sarfetmiş olmalı diye) Bir de işin en güzel yanı Kabak’ta, günübirlikçilerin gelmesi çooook zor! Allahtan zor, yoksa o güzelim vadi böyle keyifli kalmazdı. Ablam anlatırdı bundan 15 sene önce falan Olimpos da şu anki Kabak gibi bir yermiş, ben 5 sene önce gittim, Antalya’nın ne kadar günübirlikçisi varsa ordaydı! En iyi ihtimal okullar açıldıktan sonra giderim bir daha oraya. Yoksa daha da gitmem yani!

kabakAma marjinal muhabbetine gelmek gerekirse, ben anlamadım bu işi. Her yerde kim ne isterse usulünce takılmanın adı marjinallik olmuş. Ben sahilde gün batımına karşı yoga yapanlar, dalanlar, yakalamaca oynayan köpeklerle mutlu mesut bir tatil geçirdim. Ha kafasına göre takılan yok muydu, vardı elbet ama kimse kimseyi rahatsız etmiyordu. Herkes “kurtarılmış bölge” diyor ya, ondan sanırım. Ama anlaşılan insanların kafasındaki marjinallik ve benzeri alengirikli kelimelerin algısı kaymış durumda. Yoksa 80 şişe su tüketmiş, bacakları kayalarda kertenkele taklidi yapmaktan yara-bere-mor, yüzmekten solungaç çıkartmış ve bunların topunu Kabak’ta yapmış biri olarak ancak “Biz mi marjinaliz?” diyebiliyorum sadece!

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 02/08/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Unutulmaz yaz şarkıları

bodrumZaten 5 gün tatil var, onu da idareli kullanmak lazım. Ekonomi malum, herkesi cebinde akrep var. Hani hem keseyi haddinden fazla dağıtmayacak hem de gönlümüze göre olacak bir tatilin peşine düştüm bu aralar. İşten bunaldıkça mavisi yeşili denizi ile gün batımını terastan izlediğin pansiyon sitelerine dalıyorum. Bir yandan da karavanla o koy senin, bu orman benim gezdiğim tatilleri yad ediyorum. Ah o zaman değerini bilmeyen kafama…!

İzmir’den Göcek’e gezmediğimiz yer kalmazdı. Fiti fiti dağda yatar deniz kenarında uyanırdık. Ah ne günlerdi derken çok da eski olmayan bi şarkı takıldı dilime Bodrum’dan kalma. Allahım o yaz ne çaldı ne çaldı şarkı da, ben ne bileyim kim söylüyor, adı ne? Neyse ki Silverland var. Zeki kız! Kim anlar gtalk üzerinden anlatılmaya çalışılan şarkının ne olduğunu? Anladı, vallahi de billahi de anladı! 🙂 Angela Dimitriou’ymuş meğerse o güzel sesli teyze, şarkı da Magapay’mış. Öyleymiş..

Hadi dedim tesadüftür, bi şarkı daha var, onu bul. Buldu! Bir iki başarısız denemesi olmadı değil ama buldu! Les Respectables’ten Amalgame dinleyip bugünü çıkarabilmeyi umuyorum..

Diardi

 
1 Yorum

Yazan: 09/07/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , ,

Mazhar Alanson & Fuat Güner – Bodrum Bodrum – TRT 70’s – Canlı

Dün gece yorgun argın yatağa girdiğimde içimden Bodrum Bodrum, Bodrum Bodrum..
diye söylendiğimi farkettim. Şarkının Bodrum tarafıyla değil de sanıyorum “Biraz deniz,
biraz uyku bütün istegim buydu” kısmı beni daha çok cezbetti bu aralar.
Aylarca ev ara, sonra taşınmakla uğraş. Hatta hiçbir şeyi tamamlayamadan git ayağını
kır, otur kolilere bak, onlar sana baksın. Üçüncü gün dayanama git alışveriş, sonra
daha beter canın yansın…

Yok yok böyle olmayacak, deniz suyu sıcaklığı da 15-16 dereceymiş.
23 Nisan’da Pazartesi’ye geliyor. 3 gün tatil varken değerlendirelim diyorum.
Arda’ya işten izin alsana dedim, önce ne yapıcaz sonra da beyim bilir diyor.
Bey bey bir plan yapsana şöyle hamakta yatıp, kitap okuyalım.

NOT : Tevellüdüm tutmuyor ama nasıl klip? Mazhar Fuat Özkan, 70’lerde
TRT’de canlı olarak yayınlanan klibi 🙂

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

UYKU BİRAZ UYKUUUU

Uykuuuuuuuuuuu biraz uykuuuuuuuuuu

bütün isteğim buydu…

Evinin penceresinden kara, yağmura, doluya, soğuğa elinde sıcak kahve, ayağında pofuduk terlik ve dizinde battaniye ile bakan herkese gelsin…

– Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: