RSS

Etiket arşivi: Twitter

2016 bit artık!

Her sabah twitter’ı yavaşlatılmış, interneti beter olmuş bulunca kaygılanmak gibi yeni bir anksiyete sahibiyiz artık. Bir de sonu gelmez gidenlergeorge-michael var elbet. Bu saha biri daha gitti. Hep farklı, hep özel, hep biraz kapalı kutu… RIP George Michael.

Diardi

 
 

Etiketler: , , , ,

Olur ya..

 

Oyy..

celil nalcakan

 
 

Etiketler: , , , , ,

Gidersin, gülüşün fotoğrafında, öfken tweetinde takılı kalır…

Google çubuğuna adını yaz ve neler çıktığına bak. Bugüne kadar kaç fotoğraf paylaştın facebook’ta? Kaç tweet attın, kimlerin nelerini like’ladın. Nelere gülen surat yaptın ya da göz kırptın. Ya yorumların? Eleştirdiklerin ya da kahkaha attıkların, esprili yanıtların falan diyorum. Tatillerini falan da koymuşsundur sen şimdi hesabına. Instagram yaptığın yemekler ya da kokteyller ile yıkılıyor olabilir. Kedin, köpeğin, kuşun… İş yerinden arkadaşlarla öğle yemekleri, en yakın arkadaşlarınla ev halleri. Hatta youtube’da videolarınız bile vardır belki hani… Şöyle bir derinine inilse anneannenin kızlık soyadının ikinci ve dördüncü harfi bile çıkabilir!michael jackson
Daha önce de yazmıştım ya Black Mirror’da tam olarak bunlarla ilgili bir bölüm vardı. Sen ölürsün ama gülerkenki yüzün Instagram’da takılı kalır, sarhoşken söylediğin şarkıdaki sesin sonra.. öfkenin kelimeleri twitter’da.. her neyse, üşenmeyin, seyredin. 
Bu şarkıyı duyunca da tam olarak bu geldi aklıma. Adam gideli ne kadar zaman oldu ama sanırsın stüdyoda albüm hazırlığında hala. Michael Jackson’dan tüm özleyenlere gelsin Love Never Felt so Good.
Diardi ​
 
1 Yorum

Yazan: 11/07/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

Gidemem ben buralardan

Yok, kimse beklemesin benim buralardan gitmemi.

Biliyorum kimsenin tahammülü kalmadı yaşananlara. Kayıplara, ölenlere…Bak yine ağladım bu sabah kardeşini kaybeden Gürkan Korkmaz’a. “Ali İsmail’in abisi değil babası gibiydim ben” dedi. Berkin’in annesi seçim meydanlarında yuhalanınca, “Lanet olsun seçimine de, belediyesine de, al buralar senin olsun, ben nefes alacak başka bir yer bulurum kendime” dedi herkes Twitter’da. Parası yeten herkes kendine bir ev de Amerika’dan almaya başladı ama.. yok, kimse beklemesin benim buralardan gitmemi. Gidemem ben.

Bir sürü arkadaşım yaşadı yurt dışında, bir çoğu da hala yaşıyor. Her seferinde pijamalarını dolabımdan alıp koltuğuma oturduklarında, “İşte şunu yapamıyorsun yaban ellerde” dediler. Oysa her seferinde dolapta vardı atıştıracak bir şeyler ve kediler ayaklarına dolanıyorlardı onlar anlatırken. 

Burada hayat, iş çıkışı “Çok darlandım bugün, bi kahve içelim mi deniz kenarında?” demek arkadaşına. Çocuğunu işe giderken komşuna emanet etmek hatta arkadaşlarının mahallesine taşınmak, başka yerden ev bakan ablana içten içe dua etmek en bencilinden, “ev bulama inşallah uzak yerlerde” diye. Çiçeklerine hayran komşuna bi sardunya iliştirivermek en sevdiği renkten. Eve dönerken annene uğramak günlük gazete bırakacağım bahanesiyle… Lokma kuyruğunda Arapçasını bilmediğin duaları kendi dilinden mırıldanmak, Allahım yattığı yerde huzur ver, diye ve yakınlarının gözleri ile buluşmaya çalışmak acılarını paylaştığını söyleyebilmek için. Her akşam karşılaştığın otobüs şoförü ile ahbap olmak, çöpçüye kolaylık dilemek. Türkçeden başka hiçbir dilde çalışan birine “Kolay gelsin” demenin karşılığı yok biliyor musun? Çünkü onlar için çalışan zaten işini yapıyor sadece, ne gerek var ki iyi niyet gösterisine…

Bak bugün Emin’in doğum günü. Emin.. bizim can dostumuz. Hani “Buca stadında dondum!” diye telefon açıp emineve gitmek yerine bize gelen, çorbasını içip ilaçlarını aldıktan sonra biz film seyrederken mışıl mışıl uyuyan ve sabah zımba gibi kalkan. Hani çektiği fotoğrafa hepinizin hayran olduğu. Bizim çok güzel bir evimiz var. Bakmayın Ferzan Özpetek ya da klasik İtalyan filmlerinin kocaman, kalabalık, bol kahkaha ve müzikli sofralarına özendiğimize… o sofraların hepsi evimizde.

Milletçe toplu halde yaşarız aslında bir düşünsenize… İş değiştirirken durumun artılarını-eksilerini bile birlikte düşünürüz. Güzel bir renk rujun ya da ojenin bir tekini de mutlaka diğerimize alırız. Oysa Almanya’da arkadaşına “Akşam bi bira içelim mi?” diye telefon açtığında iki hafta sonrasına randevu veriyorlarmış düşünsene.. iki hafta sonrasına! Benimle gelinlik bakmaya gelmedi diye küstüğüm arkadaşım var benim, ne diyorsun sen iki hafta diye! 

Her şeyden öte,
ailem var benim burda…

Gidemem ben hiçbir yere, kimse kusura bakmasın…

Diardi

 
3 Yorum

Yazan: 19/03/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Direniş var. Yaşasın sosyal medya! We don’t need no thought control!

 

Bazen, birkaç kişi mesela, hiç anlaşamayan, hep birlikte, öyle bir haksızlığa uğrarlar ki.. Kenetlenirler.. Çok şükür ki, güzel ve yalnız ülkemin insanları, hele hele de o “apolitikler, kendilerinden başkasını düşünmüyorlar, y kuşağı bunlar” diye, biz 80 ve 90’larda büyüyenlerin küçümseyip durduğu gençler.. Bugün “bir” oldular; “Yapamazsın, biz buradayız, gel gör bakalım kaç kişiyiz, direniriz” dediler..

Biz, ekranları başında oturanlar, Gezi Parkı’ndan uzakta olanlar “Meşru” medyadan olanları detaylarıyla izleyemiyoruz. Ama orada “direnen” tüm “bir” insanları, insanlıklarını unutmadıkları, varlıklarını gösterdikleri için kutluyoruz. Yakında el atılmasından korku duyduğumuz “sosyal medya” ise, “İyi ki var!” diyrouz bugün. Zira, sosyal medya olmasa, olayların gidişatını, haksızlığı, saldırıları seyredemediğimiz gibi, hala bu ülke gençliğinde, emeklisinde, milletvekilinde bir umut olduğunu görebildiğimiz yegane kaynak olduğu için mutluyuz da…

Tayfa

 
Yorum yapın

Yazan: 31/05/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , ,

Abajuru mozaikleyen zihniyet Kaybedenler Kulübü’nü nasıl yayınladı?

 

Ekiple son Kaybedenler Kulübü’nü izlediğimizde “Bakalım yarın kim bu şarkıyı ekleyecek?” diye düşünmüştüm ama kimse eklemedi.

(Bu arada, son dönemde Issız Adam, 80’ler ve diğer Türk filmleri ile eskiciye nur yağması efektinin yayılması, Türk popuna çıkış yakalatan hafif sözlü batı müziği uyarlamalarını pek bi parlattı ama iyi oldu. Sayelerinde ne adı ne şarkısı hakkında fikir sahibi olmayan pek çok genç Asu Maralman ve şarkısı Bağrı Yanık Dostlara ile tanışmış oldu.)

Filmi ilk sinemada izlediğimizde, Emin sigarayı bırakmış ancak sosyal içici kıvamına henüz erişememişti. Daha önce de yazmıştım ya, hepimiz salondan çıktığımız gibi sigaraya dayanınca isyan etmişti.. Bu sefer öyle olmadı tabii. Sosyal içiciler Emin ve Arda eşliğinde tüm ekip elde şaraplar, biralar yayılıp tüterek Kaybedenler Kulübü izlemenin keyfine vardır. (Tamam tamam, insan evladının evinde 3×2 perde olması normal değil ben de biliyorum ama gerçek sinema keyfi de budur abicim!)

Geçenlerde filmi televizyonda vermişler, hatta twitter’da TT olmuş da, kafama takılan birşey var: Dizideki abajurun memelerini mozaikleyen zihniyet nasıl oldu da o kadar la pompa muhabbetini ailenin izleyeceği saatte televizyonda yayınladı, merak içindeyim!abajur

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 30/01/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil Kadın Sesi Değmiş Şarkılar

Kaynak: https://twitter.com/ceylan_ertem
13-15’li yaşlarımda gitar çalarken elimde ajanda ile gittiğim Bülent Ortaçgil konserlerini hatırlarım. Gitar akoru satılan alabileceğimiz ya da google’da aratacağımız bir dönem olmadığından, önlerde bir yere oturur, çaldığı şarkılarda bastığı akorlara bakıp, elimdeki ajandaya not almaya çalışırdım. Akşam koşarak eve gelir, henüz çalamadığım şarkılarını not aldığım tablardan çıkarmaya çalışırdım.

Yıllar geçti lisede iletişim okamaya ardından da gazetecilik süreci başlayıp, fotoğraf makinesi boynumuzda yaşama geçince, ben bu kez konserlerde nota hırsızlığı yerine, görüntü hırsızlığı yapar oldum. Tele objektif ile siyah beyaz film taktığım makinemle, Ortaçgil fotoğrafları çeker, akşam da evdeki karanlık odada siyah beyaz fotoğraflarını basardım. Annem ya; kulakları çınlasın, karanlık odada bana yardım ederken, hep sakallı bir adamın fotoğrafını bastı 🙂

Neyse ilişkinin başlarından da bahsettikten sonra düne geleyim. Dün benim için Bülent Ortaçgil dolu bir gün oldu. Odaya gelen kargocunun verdiği paketi açtım. Bir kutu, içinde çok hoş bir resim ve bir not ile karşılaştım. Erken gelen yeni yıl hediyesinin müjdecisi olan notun altında, almayı çok istediğim bir müzik çalar vardı. Düğmesine bastım ve Ortaçgil’in söylediği en sevdiğim Teoman şarkılarından biri çalmaya başladı. “Kimin kimin bu sessiz eller, mor halkalı yaralı gözler, kıyılarıma vuran sen misin” diye.. O an ki hisleri kelimelerle tarif etmek zor… telefonda da edemedim galiba. çok mutlu oldum.

konser
Elimde hediyemle eve geldim. içindeki diğer şarkıları dinlerken, internette “Yılın en büyük internet konseri” diye bir yazı gördüm. Meğer Bülent Ortaçgil, “Kadın Sesi Değmiş Şarkılar” ismiyle Birsen Tezer, Jehan Barbur, Ceylan Ertem ile birlikte konser veriyor ve bu da internetten canlı olarak yayınlanıyormuş. http://www.muzikicinefes.com ve http://www.fizy.com sayesinde ilk kez internetten canlı olarak bir konser izledim hem de en sevdiğim sanatçıların. O an internetin başında olanlar dinlesin diye facebook ve twitter’da duyurular yaptım. umarım etkili olmuştur. Bu çok keyifli bir konseri, evde ayaklarımı uzatarak dinleme imkanı yaratan dostlardan son bir rica lütfen konseri http://www.youtube.com/user/muzikicinefes?feature=watch şuradan paylaşın ki kaçıranlar üzülmesin…

Bülent Ortaçgil – Teoman / Sessiz Eller

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: