RSS

Kategori arşivi: Türkçe Rock

Sevmek Bil Ki Doğmaktır Yeni Baştan

 

Hep şarkılara şiirler, şiirlere şarkılar yakıştıracak değiliz ya..Ekiple izleyip üstüne uzuun uzun konuştuğumuz filmler var..Nothing Hill de onlardan biri (Evet hala ergeniz:)

Hani o meşhur sahnesi filmin, esas kız esas oğlana dökülür kapının önünde.. İşte o kapının önündeki sahneye de Erkin Koray’ın o muhteşem şarkısı yakışırdı valla. Her dinlediğimde o meşhur sahne niye gelsin yoksa aklıma? Ama işte ne bilsin elin Hollywood’u bunu?  Ah bir bilseler ne kaçırdıklarını!

Silverland

nothing hill

William: The thing is, with you I’m in real danger. It seems like a perfect situation, apart from that foul temper of yours, but my relatively inexperienced heart would I fear not recover if I was, once again, cast aside as I would absolutely expect to be. There’s just too many pictures of you, too many films. You know, you’d go and I’d be… uh, well buggered basically. I live in Notting Hill, you live in Beverly Hills. Everyone in the world knows who you are, my mother has trouble remembering my name.
Anna: Fine. Fine. Good decision. The fame thing isn’t real you know? And don’t forget I’m… I’m also just a girl, standing in front of a boy, asking him to love her!!!

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Coşarım ben bahar şenliginde bu akşam!

Geldi bahar ayları, titrer dizimin bağları.

Finaller öncesi çocuklar stres atsın diye bahar şenliği düzenleyip bizim kadar yorulan başka ekip var mıdır bilmiyorum. Gerçi bahar şenlikleriduman sayesinde dinlemediğim ne kadar grup varsa hepsinin bir konserine gitmiş kadar oluyorum ama…

Bedük dinledim ki hiç beklemediğim kadar güzel müzik yapıyormuş, elektronik müzik o kadar da kötü bir şey değilmiş. Atiye’nin şarkıları ilgimi çekmese de 9-8’lik bir millet olarak her şeye oynayabiliyormuşuz. Bununla birlikte kadın o topuklu ayakkabıların üstünde gerçekten bir saniye durmadan dans edip aynı zamanda şarkı söyleyebiliyormuş. Ayrıca hakikaten çok güzel bir kadınmış. Kesinlikle fotoğraflarından daha güzel. Athena gerçekten eğlenceli bir grupmuş. Sıfır kapris, bol muhabbet, canım… Model hiç fena değilmiş. Öyle duyduğum ama onların olduğunu bilmediğim bir sürü şarkıları varmış.

Ama asıl bomba bu akşam: Duman! Konserine de gittim, şarkılarını da dinlerim de… insan işin eğlence değil de organizasyon tarafında olunca başına neler geleceğinden korkmuyor değil.

Kazasız belasız…

Diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , ,

Aklımı tutamadım kafatasımda uçtu uçtu!

Dünyanın en zor şeylerinden biri bence köşe yazarlığı. Bloggerlık o yüzden mis.. Hani sürekli sayfam tıklansın, mecralardan mecralara akayım derdin yoksa, yazmışsın, yazmamışsın pek de fark etmiyor. En azından yazmadığın için kimse seni işten kovmuyor. Ha okumayı sevenler bekler.. ama onlar da bilir ki, zorlama yazmaya kalksan kekremsi olur tadı. Yazma daha iyi!snoopy

Atilla Atalay, hangi kitabında hatırlamıyorum ama Şakacı yazısında duruma fena derecede noktayı koymuştu:

“Bazen konuşamaz, diyemez oluyorum… Kalemi sıkıyorum, elime yapışıyor… Tüm dünya üstüme geliyor… Kalemleri gökyüzüne fırlatıp duvarlara tükürüyorum… “Beklerler” deyip “o gülünçlü yazılardan” yazarken, elimdeki kalemi kocaman bir direk gibi hissediyorum… Ben o koca direkle, kan ter içinde, bir o tarafa bir bu tarafa savrula savrula debelenirken, birileri şaka yapıyorum sanıp gülüyor… Anlatamıyorum.” 

Bugün de twitter’da pek çok kişi gibi benim de paylaştığım Sercan Sarıkaya’nın Journo’da yazdığı “8 adımda Ahmet Hakan gibi yazı yazma kılavuzu”nu okuyunca önce kahkahayla güldüm, sonra Mikro’yu hatırladım. Hatırladım da, en zoru bu yazıya şarkı uydurmak oldu. Bunun da kılavuzu var mıdır acaba?

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Dönsek ya!

ace

 

Şu aralar buralar Zayn Malik denilen arkadaş sebebiyle baya sarsılıyor. Yeni yetmelerin yeni idolü, genç kızların yeni “aşkı(!).”

Üyesi olduğu One Direction grubundan ayrılma konserinde, bütün salon hüngür hüngür ağladı. İşte ben diyeyim Tarkan, siz diyin Behlül gibi birşey bu aralar buralarda.

İnanın bizim de vardı böyle dönemlerimiz. Hani bir çığlık atmışlığım yoktur ama, aynı şarkıyı üstüste 20 kere bir kasete çektirip (kasetçiler vardı o zaman:)) saatlerce tekrar tekrar dinlediğimiz çok olmuştur. )

Bir anlık öyle, şu şarkıları dinlediğimiz günlere dönsek ya..Walkman zamanlarına..New Kids on The Block’lu, Ace of Base’li, UB40’li günlere..Ne iyi gelir, gelmez mi?

Silverland

 

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Ben toy bir mehtap, kelimeler birer varsayım…

CYMERA_20151031_184208

Dünyanın ünlü müzik grubunu bir araya getirin, bir MFÖ etmiyor benim için…Dünya standardı mı, müzik kalitesi mi, kalbe dokunuş mu, zamanın ruhunu yakalamak mı? Hepsi var hepsi!! Özetle MFÖ yakar kalbimi! Rütbesi öyle yüksekte yani..Kelimelerin birer varsayım olduğunun farkına varanlar için.. Özellikle “aile çay bahçeleri”nin…
@silverland
Yalnızlar Garı
 
Sensizliği bitmedi gecelerimizin…
Farkına varamadım rütbelerimizin…
Dervişler devran ederken gecelerde,
Ben toy bir mehtap
Kelimeler birer varsayım
Ana yalnızlar garındayım!
Evden sokağa zorlanmış kızgınlıkların!
De hele kurbanım
Ne olacak halim?
Çocuklarım, karım
Kağıt, kalem, gitarım için
Onca çileye dayandım.
Ana yalnızlar garındayım!Sensizliği bitmedi gecelerimizin
Farkına varamadım aile çay bahçelerinin
Radyosyon bulutları geçti gecelerden
Ben toy bir mehtap
Kelimeler birer varsayım
Ana yalnızlar garındayım!
MFÖ

 

Etiketler: , , , , , , , ,

İşçisin sen işçi kal, hatları karıştırma bi zahmet!

Ranciere, esas “tehlikeli” sınıfların toplumu aşağıdan çökertmeye çalışan “uygarlaşmamış” olanlar değil, kendilerine yüklenen işin dışındaki faaliyetlere zaman ayıran ve bu sayede burjuvazi/ploleterya, iş/boş zaman sınırlarını bulanıklaştıran bu sınıflar arası “göçebeler” olduğunu söyler. Ranciere’e göre “tehlike”, bireyin sömürülüyor olduğunu fark etmesi değildir; sömürüldüğü ve belli bir pozisyona sıkıştırılıp kaldığı bu dünyanın dışında da bir dünya olabileceğini görmesi, o dünyayı, kaçamak dahi olsa, deneyimlemesidir.isci

A. Vatansever- Prekarya Geceleri

Ağustos’un 20’si olmuş, hala tatil yapmamışsın. Ha bununla beraber tez yazmaya çalışıyorsun. Daha da fenası konun prekarizasyon üzerine. Yani, esnek ve güvencesiz istihdam. Hali ile devrelerin yanmış olması çok da garip karşılanmamalı.

Ranciere’nin sözlerini ne güzel özetlemiş di mi Cem Karaca, “İşçisin sen işçi kal, giy dedi tulumları!”

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Midas’ın kulakları eş(ş)ek kulakları!

Özel hayata saygı göstermek önemlidir. Hele hele iki kişi arasında kalması gereken özel şeyler. Mümkün mertebe özel hayatımı paylaşmayı sevmem. Paylaşmayı sevmediğim gibi kimseninkini paylaşmaktan da hoşlanmam. Hali ile sormam, bana anlatılmaması için uygun ortam yaratmamaya çalışırım. Bana sorulduğu zaman anlatmam. Gereksiz gelir.

Hal böyle olunca, gökten domates yağsa kafana salatalık düşer hesabı, en olmayacak şeyler başıma gelir. Hayatta muhabbetim olmayan, oturup iki lafın belini kırmadığım hatta fellik fellik kaçtığım insanların bile abuk sabuk, hatta oha şeylerini bilirim. Neden? Çünkü anlatmam. Anlatmayacağımı bildikleri için onlar bi köşe bucak, yan sandalye, merhabanın arkasından gelen ilk cümle diye döküverirler içlerini: Midas’ın kulaklarıııııııııııııııı eşşek kulaklarıııııııııııııııııı!!

İyi de kardeşim, sazlıktaki kuyu muyum ben.. Bi sor bakalım ben bilmek istiyor muyum da yüklüyorsun sen bunu bana? 24 saatini sosyal medyada paylaşma ihtiyacı hisseden ruhumuzun söyleyemedikleri içinde kalınca sonuç ilk deli paratonerine patlıyor hali ile anlaşılan. Bana benzer birkaç tanıdığım daha var. Arada bir bir araya gelip birbirimizin gözünün içine bakıp çok güzel susuyoruz 🙂

 

Etiketler: , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: