RSS

Kategori arşivi: Ballad

2016 bit artık!

Her sabah twitter’ı yavaşlatılmış, interneti beter olmuş bulunca kaygılanmak gibi yeni bir anksiyete sahibiyiz artık. Bir de sonu gelmez gidenlergeorge-michael var elbet. Bu saha biri daha gitti. Hep farklı, hep özel, hep biraz kapalı kutu… RIP George Michael.

Diardi

 
 

Etiketler: , , , ,

“Seni anlıyorum” demek büyük bir yalandır.

“Seni anlıyorum” demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada… Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan kasa odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliğinin kokusunu, anormalliğinin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs durağında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni, sevgilini, çocuğunu. Dolayısıyla herhangi bir şeyi, birini anladığına, ama gerçekten anladığına emin olmak, sarıldığında arkasında ellerini kavuşturabilecek kadar o şeyi ya da kimseyi anlamak olağanüstü bir durumdur. Ve çok zaman isteyen söz konusu olağanüstü ilişki içini olağanüstü bir insan olmak gerekir.

Kinyas ve Kayra
Hakan Günday

Bu şarkının ne dediğini yıllar yıllar sonra anladım,atesbocegi
sonra yağmur başladı.

Diardi

 
 

Etiketler: , , ,

Hakikatli Şarkı

 

pretend

Eskisi gibi şarkı-türkü takip edemiyorum son yıllarda. Hani öyle birşey olmalı ki, dinletmeli kendini, kalbime dokunmalı. Teknoloji gibi, müzik endüstrisi de dünyadan daha hızlı hareket ettiği için yetişilmiyor da artık. Dikkatimi çekmesi için “mış gibi” değil de şöyle hakikatli birşey olması gerekiyor (Yaşlanmıyorum! seçiciliğim artıyor:)

İyi müzik kendini bende şöyle belli ediyor: Bıkmadan, yıllar geçmesine rağmen arada bir hatırlıyor dinliyorsam benimdir, ilk 30 saniyede cezbetmiyorsa zaten hiç benim olmamıştır:) Son yılların en kaliteli müziğini yapan sayılı birkaç sesten bir tanesi olduğunu düşünüyorum Tom Odell kardeşimizin. Tabi bu kişisel fikrim, duygum. Müzik eksperliğim yok neticede.  Ama tarzını bozmadan giderse, son günlerin meşhur tabiriyle buradan yürür gider. Daha uzun yıllar dinleriz kendisini. Son birkaç yıldır ara ara aklıma gelip defalarca dinlediğim şarkısını da buyrunuz; Şarkı “imiş” gibi değil, Diardi’nin dediği gibi “anam babam” şarkı işte;  Can’t Pretend, hakikatli şarkı!

Silverland

 

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Yara – Küçük İskender & Attila Özdemiroğlu & Sertab Erener

Yara

Kör noktalar vardır her aşkta
İnsan doğar ölmez o suçlaattila ozdemiroglu
Orada o küçük çoçukla kalan
Ağlar hayatın sonsuzluğuna

Kim tutar ki elini bir daha
İçini kanatan bir rüya olur bu yara
Bir masalın sonunda ölüme
Aşkını anlatan bir kadın olur bu defa

Hiç konuşmaz bazen gül susar
Yaprak titrer acıyla düş yanar
Orada o güzel uykuda hüzün
Büyür büyünün sonsuzluğuna

Söz: Küçük İskender
Müzik: Attila Özdemiroğlu

 

Etiketler: , , ,

Bir zamanlar…

Bazen sadece anlamak, yaşanacak en büyük ilişkidir.
Susmak, söylenebilecek en güzel söz..
Gitmek, en güzel kabulleniş.

Kalıpların hiçbirine uymayan bir aşk da olabilir hayatta. Dokunmadığın, öpüşmediğin gözlerini kapatıp. Sokaklarda el ele yürümediğin… Görünürde hiçbir şey yoktur ortada. Günlük sohbetler, şakalar, belki sorunlar için akıl yürütmeler. Hepsi o kadar! Ve bütün bunlar hepsinden çok daha anlamlı da olabilir. “Gerçek hayat” kapıyı çalana kadar…

Bu hafta sonu film zehirlenmesi yaşadım. Hasta olmanın en çekilecek taraflarından biri bu sanırım. Kafanı kaldırmaya halin yok, göz oncekapaklarındaki tonluk yüklerle birlikte bir şeyler okuman imkansız. Zaten akvaryumun içinden gelen sesler gibi dağılmış kafanı anlamak için zorlayamıyorsun bile. Yapılabilecek tek şey, film seyretmek! Ben de canım sinüzit/faranjit ve benzeri atağımla birlikte film zehirlenmesi yaşadım.

Oscar ödüllerinin de verilecek olmasının gazı ile sanırım, elimi hangi filme attıysam bir Oscar adaylığı/ödülü denk geldi. Once (Bir Zamanlar) da En İyi Özgün Müzik dalında 8 sene önce Oscar almış. Sırf Oscar da değil, Grammy, Bağımsız Ruh Ödülü ve daha bir çok ödül. Closer gibi kendi ritminde, naif, güzel ve etkileyici. Aslında justt.fm’den çok da aşina olduğum şarkısı ile filmde karşılaşınca şaşırdım. Zaten aynı zamanda birer şarkı yazarı ve solist olan Glen Hansard ve Marketa Irglova’nın hastası oldum. Sakinlemek, sakin bir gecede keyifli bir şeyler izlemek isteyenler için ideal.

İzlediğim diğer filmler mi?
Bilahare…

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yaşamak dediğin oğlum zor zanaat

Pastırma Yazı

böyle zamansız güneşli,
umulmadık mavi günlerde
bir bekleme salonu yalnızlığına
bürünüyorum..
iliklerimdeki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum…
sanki şiirini bilmediğim
bir Fransız akşamında
kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin..
içimde ayak izlerin,
aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan…
ve ben ne zaman,
kiminle sevişsem,
hâlâ seni aldatıyorum!

Önce filmlerinden açıldı konu, sonra son filminin adını hatırlamaya çalışırken tiyatro oyunlarına geldi laf. Hepimizin aynı fikirde olduğu şeyse şiirleri oldu. Hele yolu bir şekilde Ankara’dan geçenler için başka bir şeydir ya Yılmaz Erdoğan.

Mehmet, “Yardan düştüm / Yaralarım yardan armağan” dedi. candel
Benim aklıma Berfin geldi, “Berfinim, içimin gülen yüzü / Hoşgeldin”geldi.

Dün yine Ankara karaya büründü, benim aklıma Yılmaz Erdoğan şiirleri geldi.

“Ne zaman Ankara’ya kar yağsa,
elim, gönlüm, çocukluğum buz tutar…”

Diardi

 

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

“İçinden” söyleyenlere gelsin…

Bryant Park

Bryant Park

Sağolsun New York’un beni şefkatle karşılayıp meşhur kış soğuğunu göstermeyişinden faydalanıp, sokaklardır, parklardır, bahçelerdir bol bol dolaştığım günler..Buralarda parklar bahçeler, insanların eğlenme fırsatını kaçırmadan etkinliklere katılabildiği, bir arada güzel güzel vakit geçirebildiği yerler tabi. Ağaçları keselim de bir beton dikelim insanlar toplanmasın, biraraya gelip iki söyleşmesin gibi mantık henüz yok burada. Zaten eni boyu belli bir şehir ama yukarı doğru büyüyor gökdelenler sebebiyle. Şehir halkı topluca klostrofobik olmasın diye, o parklara ihtiyaçları var. O yüzden çok da iyi bakıyorlar, babalarının hayrına değil yani, bakmak zorundalar haliyle.. Hatta bir çoğumuzun ismine aşina olduğu Gramercy Park (işte bunlar hep Amerikan filmi), belli bir mahallenin halkına ait ve anahtarı yalnızca o parka bakan tarihi apartmanların sakinlerinde bulunan “günümüzdeki tek özel park” ünvanın taşıyor ve ona göre korunuyor:)))

Konuya dönüyorum; Yılın özel zamanlarında, büyük şehirler insanı biraz zorluyor, birşeyler dayatıyor. Dinlediğiniz müziğe kadar hem de.. (Demet Akalın yeni albüm çıkarınca İstiklal Caddesi’ndeki tüm mağazalardan aynı şarkının yükseldiğini hatırlayınız). Özellikle son bir buçuk aydır, “Jingle bells” ve “Christmas tree” şarkılarının parklarda, mağazalarda hatta marketlerde bile aşırı dozuna maruz kalmışım..Gezerken müzik dinleme keyfim zaten kalmamış kalabalıktan, gürültüden.. Bu tantana bitti, havalar hazır şahane gidiyorken şöyle kendimi yine parka bahçeye atayım, bakalım yine eğlenecek neler bulmuş bu insanlar derken… Fon müziği kulağıma bir yerlerden çalındı. Gerçekten nereden hatırlıyorum şarkıyı bilmiyorum. Ama sesi ve nakaratı bildiğin hatırlıyorum! Kimbilir hangi filmin karesinden…”Once In A Lifetime”…Vaktinde Frank Sinatra’ya kafa tutan ama yarıştan erken çıkan Bobby Darin söylüyor.

Alakasız şarkıları birbirine benzetme oyunu oynamayı çok seven zihnim sebebiyle, hemen bu kareden çıkıp, bizim oralarda bir başka karenin içine gittim. Bizden bir önceki kuşağın, hatta bizim kuşağın kadınlarının “idolü” Erol Evginli günlere…Şimdi şöyle hafızanızdan geçiyor değil mi birkaç şarkı? Geçsin geçsin iyi gelir. O şarkılar ki, her mevsime, her moda gitmez mi? Sözleri, melodileri derindir ama depresyona sokmaz, insanın diline dolanır ama acılı zamanları hatırlatmaz. Kendi içinde bir dünyadır aslında.. Parktaki şarkı, Erol Evgin’in bir şarkısını hatırlattı. Bütün gün bir onu bir ötekini sokaklarda içimden söyleye söyleye dolaştım..İçimden ama, kimseyi rahatsız etmeden, çaktırmadan..İnsanın içinde bir şarkısının olması iyidir..Kış günü bana iyi geldi..

Belki size de gelir, zamanınız varsa dinleyiverin diyecektim işte, bu kadar lafı sırf bunu söylemek için yazdığıma inanamıyorum:)) Emin’in balkonda konuşuyomuşuz gibi geldi birden:))

@silverland

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: