RSS

Etiket arşivi: Film

Yaşamak dediğin oğlum zor zanaat

Pastırma Yazı

böyle zamansız güneşli,
umulmadık mavi günlerde
bir bekleme salonu yalnızlığına
bürünüyorum..
iliklerimdeki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum…
sanki şiirini bilmediğim
bir Fransız akşamında
kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin..
içimde ayak izlerin,
aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan…
ve ben ne zaman,
kiminle sevişsem,
hâlâ seni aldatıyorum!

Önce filmlerinden açıldı konu, sonra son filminin adını hatırlamaya çalışırken tiyatro oyunlarına geldi laf. Hepimizin aynı fikirde olduğu şeyse şiirleri oldu. Hele yolu bir şekilde Ankara’dan geçenler için başka bir şeydir ya Yılmaz Erdoğan.

Mehmet, “Yardan düştüm / Yaralarım yardan armağan” dedi. candel
Benim aklıma Berfin geldi, “Berfinim, içimin gülen yüzü / Hoşgeldin”geldi.

Dün yine Ankara karaya büründü, benim aklıma Yılmaz Erdoğan şiirleri geldi.

“Ne zaman Ankara’ya kar yağsa,
elim, gönlüm, çocukluğum buz tutar…”

Diardi

 

 

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku

​Atlanan eşikler önemlidir ya hayatta. Açılan ve kapanan kapılar da öyle. Hele kitapsız yazarın dediği gibi kapı kapanırken duyulan o “çıt”​ sesimuzeyyen bazen her şeyden önemlidir. Hatırladığınız tek ses olur diyaloğun tek kelimesini hatırlayamazken. “Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku..” Tutku mu, aşk mı, ilişki mi? Hadi bir tanımlamaya çalışın bakalım neler dökülecek… Sizin tercihiniz hangisi olurdu?
Diardi
 
Yorum yapın

Yazan: 19/02/2015 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

The Shins güzelliği; “Caring is Creepy”

“Bazı filmler vardır ki, sinema tarihine adını altın harflerle falan kazımaz! Kült mertebesine erişmez, Oscar’larda falan da yarışmaz! Ama güzelliği, naifliğinde ve sadeliğinde saklıdır. Mesela “Little Miss Sunshine”, mesela “Juno” böyle filmlerdir. Konumuz işte yine böyle bir film; “Garden State”

Zach Braff zaten sevdiğimiz bir abimiz. Kendisini televizyon tarihinin görüp görebileceği en zeka işi işlerden birinde, hastane komedisi Scrubs’ta senelerce severek takip etmiştik. Braff, yönetmenliğini üstlendiği ve başrolünü de Natalie Portman ile paylaştığı Garden State’de de adeta “ne kadar basit, o kadar iyi” kuralının pratiğini gösteriyor. Uzun uzun anlatmayacağım, mutlaka görün demekle yetineyim.

Filmin kendisi kadar güzel olan şey de müzikleri. Soundtrack’inde The Shins, Zero 7, Simon & Garfunkel, Coldplay ve Frou Fou (ki filmde çalan Let Go da olağanüstü şarkıdır) var daha ne olsun!

İşte filmden sahneler eşliğinde bir The Shins güzelliği; “Caring is Creepy”

İyi seyirler.

Bruno F.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Killing Moon

Zen Diamond – Işığın Efendisi

Bugün elimde kahve fincanları ile tam salondan çıkarken televizyondan kulağıma çok hoş bir reklam müziği geldi. İnternetten neymiş bu şarkı diye bir bakayım dedim 2 saat bilgisayara takılı kaldım. Zen Diamond “Işığın Efendisi” reklam filminin müziğiymiş ve reklam filmi için şarkının sözlerini değiştirmişler. “Killing Moon” şarkısı aslında bir Echo & The Bunnymen şarkısı, Donnie Darko filminin soundtracklerinden biri, Audi’nin Superbowl reklamının da müziği… Echo & The Bunnymen’in orijinal versiyonunun başarısı zaten tartışılmaz fakat Nouvelle Vague tarafından da pek güzel coverlanmış. Dinleyiniz, dinletiniz…

Nouvelle Vague – Killing Moon

Echo & The Bunnymen – The Killing Moon

Audi 2012 Game Day Commercial – Vampire Party

— Özge

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil Kadın Sesi Değmiş Şarkılar

Kaynak: https://twitter.com/ceylan_ertem
13-15’li yaşlarımda gitar çalarken elimde ajanda ile gittiğim Bülent Ortaçgil konserlerini hatırlarım. Gitar akoru satılan alabileceğimiz ya da google’da aratacağımız bir dönem olmadığından, önlerde bir yere oturur, çaldığı şarkılarda bastığı akorlara bakıp, elimdeki ajandaya not almaya çalışırdım. Akşam koşarak eve gelir, henüz çalamadığım şarkılarını not aldığım tablardan çıkarmaya çalışırdım.

Yıllar geçti lisede iletişim okamaya ardından da gazetecilik süreci başlayıp, fotoğraf makinesi boynumuzda yaşama geçince, ben bu kez konserlerde nota hırsızlığı yerine, görüntü hırsızlığı yapar oldum. Tele objektif ile siyah beyaz film taktığım makinemle, Ortaçgil fotoğrafları çeker, akşam da evdeki karanlık odada siyah beyaz fotoğraflarını basardım. Annem ya; kulakları çınlasın, karanlık odada bana yardım ederken, hep sakallı bir adamın fotoğrafını bastı 🙂

Neyse ilişkinin başlarından da bahsettikten sonra düne geleyim. Dün benim için Bülent Ortaçgil dolu bir gün oldu. Odaya gelen kargocunun verdiği paketi açtım. Bir kutu, içinde çok hoş bir resim ve bir not ile karşılaştım. Erken gelen yeni yıl hediyesinin müjdecisi olan notun altında, almayı çok istediğim bir müzik çalar vardı. Düğmesine bastım ve Ortaçgil’in söylediği en sevdiğim Teoman şarkılarından biri çalmaya başladı. “Kimin kimin bu sessiz eller, mor halkalı yaralı gözler, kıyılarıma vuran sen misin” diye.. O an ki hisleri kelimelerle tarif etmek zor… telefonda da edemedim galiba. çok mutlu oldum.

konser
Elimde hediyemle eve geldim. içindeki diğer şarkıları dinlerken, internette “Yılın en büyük internet konseri” diye bir yazı gördüm. Meğer Bülent Ortaçgil, “Kadın Sesi Değmiş Şarkılar” ismiyle Birsen Tezer, Jehan Barbur, Ceylan Ertem ile birlikte konser veriyor ve bu da internetten canlı olarak yayınlanıyormuş. http://www.muzikicinefes.com ve http://www.fizy.com sayesinde ilk kez internetten canlı olarak bir konser izledim hem de en sevdiğim sanatçıların. O an internetin başında olanlar dinlesin diye facebook ve twitter’da duyurular yaptım. umarım etkili olmuştur. Bu çok keyifli bir konseri, evde ayaklarımı uzatarak dinleme imkanı yaratan dostlardan son bir rica lütfen konseri http://www.youtube.com/user/muzikicinefes?feature=watch şuradan paylaşın ki kaçıranlar üzülmesin…

Bülent Ortaçgil – Teoman / Sessiz Eller

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

As Time Goes By – Dooley Wilson

Casablanca’nın piyanosu satılıyor!

“1942 yapımı kült film Casablanca’da Dooley Wilson’un (Piyanist Sam) çaldığı, ‘As Time Goes By’ şarkısıyla da tanınan piyano, New York’ta 14 Aralık’ta düzenlenecek müzayede ile satılacak.” Buraya kadar, filmi siyah-beyaz televizyon döneminde TRT 1 sayesinde izlemenin şekerliğini yaşamış olmak dışında bir hissiyatım yokken piyanonun satışının 1.2 milyon dolardan başlayacağını okuyunca, maşallah dedim. Aynı Türkiye’deki gibi değil mi? Bi Türkan Şoray’ın filmlerde kullandığı kıyafetleri, bir de Mevhibe İnönü’nün kıyafetleri için sergi düzenlendiğini hatırlıyorum. Onun dışında bu tür incelikleri beklemek için hala erken sanırım.

kaynak: collider.com

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 29/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Kırık Midyeler

Mikroorganizma için mutlu günler başladı. Gerçi başlayalı uzun zaman olmuştu ama doğruca “Diardiii, mikroorganizmada kullanırsınız belkim diye gönderiim istedim” diyerek yollanan mail almak bugün bana iyi geldi. Demekki birileri takip ediyor ve takip edenler, edilenlere duyurulması için mikro’yu önemsiyor. Ne mutlu bize!

Baharoz’un sizlere “Bu hafta sonu ne izlesem diyenler için bir öneri :))” diyerek tanıtmamı istediği film, Kırık Midyeler. Basın bülteninde iletildiğine göre, (Genç Yönetmen Seyfettin Tokmak’ın geçtiğimiz haziran ayında vizyona giren ilk uzun metraj filmi Kırık Midyeler’in DVD’si satışa sunuldu. Birleştirdiği pek çok öğe açısından ilklerin filmi olarak anılan Kırık Midyeler’in yapımcılığını Serkan Çakarer, senaristliğini Kenan Kavut üstleniyor. Engin Benli (Cevat) ve Selma Alispahiç (Medina) gibi deneyimli oyuncuların güçlendirdiği filmde, ilk kez bir filmde oynayan çocuk oyuncuların performansı da eleştirmenlerden beğeni toplamayı başardı. Eleştirmenlerin ‘Marlon Brando’ya benzettiği Mardinli Uğur Barış Mehmetoğlu (Hakim) ile Seydo Çelik (Faysal) ve Afrikalı müzisyen Enzo İkah (Babatunde) filmin renkleri olarak ön plana çıkıyor. Film, dört farklı dili konuşan oyuncu kadrosunun yanı sıra, çekim ekibinin çok sesliliğiyle de dikkat çekiyor.) muş.

Elçiye zeval olmaz 🙂

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: