RSS

Aylık arşivler: Ocak 2014

Tek Olmak Hayattır!

 

 

Herkes iki kişi yaşamak zorunda değil bu hayatı. Hayat zaten tek kişilik bir senaryo. Çoğaltan, eksilten de tek olandır. Israra gerek yok. Tek de güzel. Bunu etrafın kavraması zaman alacak. Kavramasa da olur. Mesela rakının yanında olsun bir pilaki…

-Destina-

izmirguzeli

 
Yorum yapın

Yazan: 27/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Acımadı ki!

Ciddiyet ve Kollektivizm Azizim
chic book Yerden yere vurduğumuz gibi kurtardığımız da oluyor..Evlere kapandığımız, sokaklara çıktığımız, yollara düştüğümüz… İçimizin sızladığı, tepemizin attığı..olmuyor mu..oluyor.. Memlekettir, topraktır..tamamdır..da… Topluca, yan yanayken, kalabalıklar halinde bir mutsuz değil miyiz bu aralar? 
 
Samimi olalım, bazen sizin de “iç memleket” grileşmez mi? Kimsenin bilmediği bir adres istiyor hani ruh hali insanın.. Git orada “dur” biraz, tedavülden kalk biraz yahu.. Az bi sus, kendine bi bak.. Euro bu kadarmış, benzine zam gelmiş yok efendim yolsuzluklar diz boyuymuş.. Tamam ciddi düşünüyoruz hep birlikte düşünecek çok ciddi mevzular var da.. Bırak bi sıyrıl da gel… Önce bir kendini topla, sen bir sağlam ol.. Sonra git zincire sağlam bir halka ol, olmak istersen…
 
Bu sabah bunları düşündüren; İki kadın.. Melis Alphan ve Elif Key’i okumalısınız mutlaka…
 
Silverland
 
Yorum yapın

Yazan: 27/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

“Zaman her şey bir anda olmasın, mekan ise hepsi bizim başımıza gelmesin diye var”

Bu aralar herkes yoğun, gündem herkesten daha yoğun. Bir taraftan her sabah yeni bir skandalla uyanırken bir yandan da hayatımızı bir şekilde düzene sokmaya ya da en azından var olan halini korumaya çalışıyoruz. Daha iyisini istesek de olanaklar dahilinde yapabilmek biraz şansa, biraz kişisel yatırıma, biraz da Allah’a kalmış durumda. 
 
Hayat, daha ne kadar hızlı akabileceği konusunda tarih yazan bir performans sergiliyor bu aralar. Her gün yeni bir skandal yaşamaktan sudan başımızı çıkaramaz olduk. Bütün gün dilimizde yeni dosyalar, yeni mahkeme kararları ve yeni görevden almalar. Özgür Mumcu‘nun Radikal’deki köşesinde bugün yazdığı gibi kendimize gelmek için gerçekten bir tren kazasına ihtiyacımız var. O yüzden bugünün cümlesini yine Mumcu’nun köşesinden arakla, Susan Sontag’dan seçtim: “Zaman her şey bir anda olmasın, mekan ise hepsi bizim başımıza gelmesin diye var”
 
Yine başarılı saptamalardan birini de T24’teki köşesiyle Mehmet Yakın yapmış. Son zamanlarda okuduğum en keyifli köşe yazılarını yazan kişi olarak Yakın, tam da çağımızın sorununa değinmiş: geç uyanabilmek ve kahve içmeye gidebilmek. Uzun zamandır benim için de geç uyanabilmek ve kahve içmeye gidebilmek bir lüks gerçekten. Seçimlere yangın yeri efekti ile giden bir ülkede her gün yeni arkadaşlarımızın ya da kader arkadaşlarımızın işten çıkarılma haberlerini alırken, siyasiler kayıkçı kavgasını en dayanılmaz sesleri ile dillendirirken ve ülkenin çivisi çıkmışken, arkalarda bir yerde iç sesimiz sürekli kaygı ve onulmaz bir endişe pompalıyor yüreklerimize. Kendini güvence altına alabilmek, daha iyi bir yerde çalışmak, en azından var olan işini korumak ya da hepsi bir yana, buralardan çekip gidebilmek gibi hayallere sahibiz. 
 
Oysa, pek çoğumuzun Cesur Yeni Dünya’dan tanıdığı Aldous Huxley’in de dediği gibi “There is only one corner of the universe you can be certain of improving, and that’s your own self.” Belki de sadece bu aralar ruhumuzu örselenmekten uzak tutmak, daha iyi ve güzel günler için hazırlık yapmakla bir şeyleri iyileştirmeye en azından zemin hazırlamış olabiliriz. 
 
Diardi
 
Yorum yapın

Yazan: 22/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Uyan ve başla konuşmaya “Bazen…”

Bazen sadece bir bakıştır, çoğu zaman tarifi olmayan bir duruş.
Kırık dökük sesi yeter sizi ikna etmeye zaten ya
Tavrını sevdiğimiz adamdır..
Rüzgara karşı işeyen bir adamdır bunu yaparken de gayet tarzdır.
Kaybedenler Kulübü ve Behzat Ç. ile zirve yapmıştır.
Daha çıkacağı çook zirve var..
Acil şifalar dileriz..
Tez zamanda iyileşsin..
Su Yorumcularına / Turgut Uyar

ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı

geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı

ah aklıma her şey gelir, her şey gelir
doğan güne karşı batan güne karşı

sözde kirlettiğimiz bütün her şey duruyor
bak ne diyorum sana, ele güne karşı

biz duralım bir sürekliyiz duralım
durukluğa, tüberkiloza ve uranyuma karşı

durduk, ateş besledi, kuşları sürekledi
arkamız medrese duvarı önümüz çarşı

güneşe güneşe karşı

 
Yorum yapın

Yazan: 21/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Video

Yasmin Levy – Firuze

levy

Cover sözcüğünü bazı sanatçının taklit olarak  algılamasından dolayı, dinlediğim pek çok cover bende  şarkının aslını yüceltmekten başka bir duygu  uyandırmazdı. O yüzden çok fazla cover da  dinlemezdim. Çok güzel hatta şarkıyı keşke onun yerine  bu sanatçı söyleseymiş dediğim örnekler de çok var  tabi de orana vuracak olursak, genellikle şarkının orjinal  halini daha çok beğenirim.

Geçen sabah işe gitmek için hazırlanırken, radyoya çalan bir şarkı oldukça hoşuma gitti. Şarkının başında sabah sabah bu da nerden çıktı derken, Yasmin Levy‘nin buğulu sesi ve Ladino (Yahudi İspanyolcası) yorumuyla Sezen Aksu’nun Firuze şarkısını söylemeye başladı.

Meğer ablamız Libertad albümüne aldığı bu şarkıyı 11 Ocak günü İstanbul’da verdiği konserde de seslendirmiş.

Babası Yitzhak Levy, 1919 yılında, Manisa’da doğmuş bir Sefarad olan sanatçı daha önce de Türkçe bazı şarkı yorumlarını dinlemiştim ama Firuze yorumunu oldukça beğendim.

Paylaşayım istedim.

Bu arada telif ya da Türkiye’deki internet yasakları nedeniyle şarkıyı dinleyemezseniz, aşağıdaki soundcloud linkinden de şarkıyı dinleyebilirsiniz.

Yasmin Levy – Firuze (Soundcloud)

– denemeseskontrol

 

Etiketler: , , , ,

Kardeşim olan gözlerini unutmadım

Hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki..Paylaşacak o kadar şiiri..Nezaketi, naifliği, derinliği..İlk şiirler, O’ndan feyz alınıp yazılmıştır. Yazdığın her satır O’nun şiiri ile karşılaşıtırılır, bir türlü öyle olmaz, buruşturulur kağıtlar. Sevgiliye ilk şiir, O’ndan seçilmiştir..Hepimiz en az bir kez, “olaydı da şimdi iki tek ataydık  karşılıklı, iki satır okusaydı güzel kalbinden” demişizdir. Hatta her Bostancı dolmuşuna binildiğinde, Çınaraltı kahvesinin önüne her gelindiğinde yadedilmiştir..Zerafetini sevdiğimin abisidir..En iyisi, O’nu okumaktır..

Hangi şiirini desem şimdi, hep bir ağızdan şudur dersiniz..İlk yayınlanan şiiri, belki en az bilineni..Sene 1953 …Aylardan Ocak..Yani şiir 61 yaşında…Kendisi aramızdan ayrılalı 14 yıl oldu..Şair gider, şiir kalır…

ŞARKISI BEYAZ11

Ayıcılar geçti, affedilmemiş insanlar geçti
Şehirler taş yürekliydi şarkısı-beyaz
İnsanların büyük rüyaları vardı
İnsanlar bir ölümle öldüler ki
Sevgiler arasında şaşırıp
Bir unuttular ki deme gitsin

Ben olanca kuvvetimle halatlara asılıyorum nafile
Ben ayrı düşmüşüm bir kere
Ayrı düşmüşüm insanlardan
Bu yıldız tutmaz mavilikte
Ne deniz ne köpük kar eder bana
Arada bir ağlamak için

Onu kocaman ellerimle sevdim
Ölüm daha saçlarına gelmemişti saçları-beyaz
Saçlarını kestim, şarapla ıslattım
Saçlarını koynumda saklıyorum
Arada bir ağlamak için
Ve suların altında mavileyin

Küstah bir çalparaydı ayağını uzatmış
Mesut hatırasına balıkların
Ve kocaman küfürleriyle sarhoş
Yatardı yavaşlamış tüyleriyle
Gemicilerin öldürdüğü kuş
Siraküzaya uğrayamadık

Torbadaki çakıllara baktım
Sonra dalgalar geldi
Sonra bir mavilik aldı her yerimizi
Nasıl hatırlıyorsan dünyayı
Öyle

Cemal Süreya

(Kaybettiği bir iddia sonucu, soyadındaki bir y’yi sildirdiği söylenen şair)

 
Yorum yapın

Yazan: 09/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , ,

Eric Clapton – Layla (acoustic)

 

 

ecl

Kimi zaman çok söz boş sözdür…

İşte bu o an…

 

Morrisse Eserese

 
Yorum yapın

Yazan: 06/01/2014 in Akustik, Rock

 

Etiketler: , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: