RSS

Etiket arşivi: Mikroorganizma Müzik Blog

Mikroorganizma Müzik Blog

Mikroorganizma 1 Yaşında!

“Kimi zaman yaşadıklarından öğrenecek bir şeyin kalmadığında, başkalarının yüreklerinden dökülen melodilerde kendini bulur sanıyor insan…” diye başlamıştık kendimizi ifade etmeye bundan tam bir sene önce… Arkadaş ortamında gelişen bir fikirden yola çıkarak, kendi içimizdeki “O an”ları müzikle, şiirle, videolarla ifade etmeye çalışalım ki; bunlar da bizim günlüğümüz olsun demiştik. Hani yıllar sonra dönüp dönüp baktığımızda iç geçireceğimiz türden…

İşte bu amacın ilk adımları bugün, sizlerin desteğiyle gerçekleşti. Mikroorganizma bugün 1 yaşına girdi.
Bizlere ilk günden itibaren yazı, yorum, teşekkür, duygu ve düşünceleriyle destek veren ve bu düşüncelerimizi okuyan, okutan herkese teşekkür ederiz.

Sevgiyle…

– Mikroorganizma

Reklamlar
 
Yorum yapın

Yazan: 14/12/2012 in Blog, Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Kudret Kurtcebe – Tek Başına

Kim olursan ol
Ne istersen yap
Sen de bu dünyada tek başınasın
Anne kolunda
Baba yolunda
Kardeş yanında tek başınasın
Tek başımıza, tek başımıza
Hep tek başımıza
Tek başımıza kalmışız
Hani anan hani baban
Gördüklerin, sevdiklerin
Hani kardeşin ve arkadaşın
Bir baştan öbür başa
Yayılmışız bu dünyaya
Bir uçtan öbür uca
Dağılmışız bu dünyaya
Tek başımıza, tek başımıza
Hep tek başımıza
Sözler altında, gözler altında
Yaşam kavganda tek başınasın
Nefes alırken
Nefes verirken
Gülüp ağlarken tek başınasın
Tek başımıza, tek başımıza
Hep tek başımıza
Tek başımıza kalmışız
Hani anan hani baban
Gördüklerin, sevdiklerin
Hani kardeşin ve arkadaşın
Bir baştan öbür başa
Yayılmışız bu dünyaya
Bir uçtan öbür uca
Dağılmışız bu dünyaya
Tek başımıza, tek başımıza
Hep tek başımıza
Sözler altında, gözler altında
Yaşam kavganda tek başınasın
Nefes alırken
Nefes verirken
Gülüp ağlarken tek başınasın
Tek başımıza, tek başımıza
Tek tabanca

Burada ve tek başıma olmayı özledim…

– Emin

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Erkin Koray – Arap Saçı

Erkin Koray – Arap Saçı

Fondip!

Evet, bugün ilk yardım günüm. Semih’le Canan ayrılmışlar… Semih’le buluşulacak, erkek erkeğe ağlaşılacak. Semih’in ölçülü içip kendisini dağıtmamasına dikkat edilerek “Hoş çocuksun lan Semih, sana kız mı yok hocam” muhabbeti konulacak. Duruma göre mevzu ‘Fenerbahçe, Kürt realitesi, Sosyal devlet, ABS fren sisteminin nimetleri, Ucuza elden düşme araba, Çok içince karaciğere ne oluyo’ gibi geyiklere kaydırılacak. Semih biraz kendini ve Canan’ı unutacak. Ertesi gün için ‘Başka karı’ planları kurulacak. Eğer Semih fazla kaçırırsa, gecenin ilerleyen saatlerinde ‘bir çılgınlık yapmaması için’ yalnız bırakılmayacak, boş yatak ve bir kusma leğeni tedarik edilecek. Bildiğimiz şeyler yani. Üstelik ben bu konuda birçok arkadaşını topluma kazandırmış tecrübeli heriflerden biriyimdir…salyangoz

Semih “fondip” dedi. Bakın burası çok önemli; ilk fondipe katılabilirsiniz. Çünkü kendisini yalnız hissetmemeli. Ama sonraki fondiplere asla… Bardaklar fondiplenip gövdeye iner inmez, terk edilen mağdur üzerinde derhal çalışmaya başlayıp hızla geyiğe girişmelisiniz.

Rakı kadehini kaldırdığımız gibi yuttuk. Sonra ben yüzümü ekşiterek ağzıma bi domates atıp, “Bak oğlum Semih, boşa gözünde büyütüyosun. İlk ayrılan siz misiniz lan… Bak sağlıklı, yüzüne bakılır bi çocuksun. Dünyada bi tek Canan mı var yani?” dedim. Semih gülmeye başladı. Gülmesi iyi bişey tabi. Neydi o ilk geldiğindeki surat. Ölü balık gibi bakıyordu insana… Şimdi gülmekten yere düşecek herif. Birazdan gülmekle ağlamak arası bi sesle “Ceketinin kolu cacığa giriyo lan” dedi… Hakkaten… Ani bir hareketle öbür kolumu da cacığa daldırıp; “Olsun lan, öbürü de girsin anasını satıyım” dedim, “Yeter ki sen gül”… Gülsün tabi. Hayatta Semih gibi kaç tane insan kaldı ki. Sağlam çocuktur, öyle olur olmaz ekmez insanı, başın sıkıştı mı yardım eder. Ayağa fırladım; “Gel ulan, sana sevgi gösterisinde bulunucam” Elimi bikaç kez omzuna vurdum. “Yalnız değilsin lan, biz de ayrıldık ya… Gel kırık kalpler kulübü kuralım” dedim. “Fondip” dedi. Demese iyiydi…

Gözüne bişey kaçmış ayağıyla ‘Erkekler ağlamaz’ tribine limon sıkıyor. Ben de ‘ona bakmıyor’ pozisyonunda masadaki muma kürdan saplıyorum… “Semih abarttın ama haa” dedim. “Abi çok arabesk oluyosun lan salya sümük… Silkelen oğlum, kendine gel.” Derin bi iç çekip, “Siktir lan” dedi… Makineli tüfek gibi “Senin Mine gittiği zaman böyle demiyodun ama… Kolay mı, hani birlikte ev yapıyorduk? Hani sizin Bo Derek/İzzet Altınmeşe kırması çocuğunuz olacaktı? Ağlaşa ağlaşa bindirdin karıyı uçağa, gazladı gitti” deyiverdi. Aferin sana Semih… İyi… İyi bok yedin… Gözümün önünden bir çift mavi göz geçti, sarı saçlar ördüm, balkonda sardunyalara su verdim, sınıfta kaldım, dayak yedim, bir sürü resme baktım… Sonra… Sonra Semih mi ‘Fondip’ dedi yoksa ben mi dedim?.. Bir durup bir döndü her şey. Bir ara taksimetrede 650.000 yazıyordu… Ağzıma gazozdan şelaleler aktı, anneannemi gördüm, ayva kompostosu yapıyordu… Bazen kırmızı leğen… Ağlıyor muyum, yüzümü mü yıkadım, çok mu şey kaçtı gözüme?..

Uyanırken zıplamışım… Semih “Leğeni kapıyım mı hocam?” diye sordu… Canan içerde bana sade kahve yapıyormuş. Daha gazoz ister miymişim, ya da soda?.. Dün ben çok kötü olunca Canan’a telefon açıp yardım istemiş. Böylelikle barışmışlar. Canan da pişmanmış zaten. Beni var ya beni, o kadar çok seviyorlarmış ki… Eh yani… Semih’e “Adi inek” demek istedim, ağzımı açacak gücüm yoktu… Gözümün önüne bir çift mavi göz örttüm, sızdım…

Atilla Atalay

* Hatırlıyor musun..
ilk günlerdi daha. Hani senin canının çooook yandığı günler. Çılgınlar gibi konuşuyordun ve hep O’ndan bahsediyordun tüm konuşmalarınızı baştan baştan baştan alarak. “İyiyim ben, iyiyim” diyordun sürekli yalanına inanmak istercesine.. Elinde sürekli bi şarap şişesi, “Ben geldiiim” diye çalıyordun kapıyı. Sana “Geçecek…” demek yerine bu minik öyküyü okumuştum…
Neyse ki geçti gerçekten. Hatta şimdi çok da güzel geliyor sesin manzaraya karşı yemek yaparken mutfakta. Ve ben senin için çok mutluyum 🙂

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Tom Waits – Dead and lovely – Wristcutters A Love Story

Tom Waits – Dead and lovely

Wristcutters: A Love Story (Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi):  Rutin bir günde kahramanımızın intiharıyla iç karartıcı şekilde başlayan film, giderek umut verici, iyimser havayla devam ediyor.

Filmin büyük kısmı, kahramanımız Zia’nın ölümüyle, yaşamına kendi elleriyle son verenlerin yaşadığı yerde geçiyor.

Filmin müzikleri de film içindeki kullanımı da oldukça yerinde. Parçalardan bazıları, solisti intihar eden Joy Division’dan ”Love will tear us apart again”, Gogol Bordello şarkıları ve plaktan dinlenen Tom Waits’e ait çoğu şarkısı gibi şarabi ”Dead and Lovely”… Tom Waits, ayrıca filmde önemli ve kendine yakışan bir role sahip.
İntiharla başlayan bir filmin, kötü hissettiğim zamanlarda bu durumu tersine çevirme gücüne sahip olabileceğini, bu filmi izleyene kadar düşünemezdim.
 
— Totoro

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Amy Winehouse – Love Is A Losing Game

Amy Winehouse – Love Is A Losing Game

Ölümünün ardından 1 yıl geçti..

“Ebedi Rehab’e kavuşmasının ardından 1 yıl geçti” daha doğru ifade belki..
Zaten 27 yıllık bir ömrün,  70 yıl yaşamışlık hali ile böyle eğreti bir kız çocuğu ürkekliğindeki duruşu..İnsana içten bir acıma hissi verip “yazık şu kıza” dedirtirken , aynı zamanda “kadın hızlı yaşıyor genç ölmek bile yakışıyor” dedirtmiyor muydu?  Belki memnun olmadığı bir hayattan gitti, kurtuldu. Ama yine de, belki bir çaresi bulunurdu yeniden yaşamanın be Amy..Ruhun huzurlu uyusun…

— silverland

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Metallica – The Unforgiven

Metallica – The Unforgiven

Berbat bir iş gününde birden içimden canavar çıktı sanırım. Sabahın köründe kalkılıp okula gidilen zamanlarda -düşün ki sabah 07.00 falan- bi çocuk parkının kenarındaki bankta oturup walkman’imden dinlediğim -ki düşünün artık neee kadar eski- Unforgiven sanırım beni anca kendime getirirdi, getirdi de. Bunun arkasından bir de Nothing Else Matters… daha ne istersin!

Metallica – Nothing Else Matters

— diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 18/07/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Chinawoman – Russian Ballerina

Chinawoman – Russian Ballerina


Arkadaşlarla birlikte geçirilen müzik dolu geceleri seviyorum.
Gecenin bir yarısı bak size ne çalıcam diyerek dans eden dostlar
sayesinde birkaç gün önce adını duydum Chinawoman’ın.
ilk dinlediğim şarkısı ise ‘Russian Ballerina’ idi.
Ben çok hoş bir youtube videosu eşliğinde dinlemiştim şarkıyı.
Meğer orjinal klibi de değilmiş (ki bence orjinalinden çok daha eğlenceli)

Sarhoş kafa grubun ismi akılda kalmayacağı için read it later’a eklemiştim.
Bugün bakabildim. 3 kişilik kanalı bir grup. 5 yıldır 2 single 2 de albüm çıkarmışlar.
Hatta geçtiğimiz günlerde de istanbul’da keyifli bir konser vermişler. Güzel işler yapıyorlar.
Russian Ballerina’yı zıplayarak dinlediysek ardından çalan “Party girl” ile bunalıma sokan
grubun Lovers are Strangers, Aviva gibi şarkıları da çok iyi.

Chinawoman – Party Girl

Bilenler bilmeyenlere anlatsın.
Ben bilmiyordum.

– Emin

 
1 Yorum

Yazan: 10/07/2012 in indie, Melodik, Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: