RSS

Etiket arşivi: Music

Wild Is The Wind

Boynuzun kulağı geçmesi demek ne demek? Çellistin iyi bir yorumcu olması demek mi?

Bilmem işte, pazartesi sabahı keyif yapın kendi kendinize. Rüzgarın nereden eseceği belli olmaz…

esperanza

Gözün gördüğü değilse seni yanıltan

Sözün bittiği yerde sesin bitmemesidir.

 

Morrisse Eserese

 
Yorum yapın

Yazan: 05/08/2013 in Blues, Klasik, Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yalnızlık Paylaşılmaz Senfonisi

Kimi zaman hiç bir şey yokken ortada bir anda dünya tepe taklak olmaya niyetlenir. Sonra etrafındakilerin sesi ve nefesi ile umut bulacağım derken bir kez daha tepe taklak olursun.

 Aklına ergenlikte yazdığın şiirin dizeleri gelir.

“Daha ana karnında anladın

Herkes tek gelir dedin

İstisnalar ya ikizlerdi

ya da mükemmeller”

sadri alışıkSonra içindeki sancı, yara artık o her ne ise vücudunda sanki onmak nedir bilmeyen bir yara gibi sızlar durur.Yine de bilirsin içten içe. Bir gün her şey yoluna girecek ve seninle kahkahaları paylaşanlar yine paylaşacaklar kahkahaları… Ne de olsa iyi günde… ve pek tabii iyi bir günde gülmektir esas olan….Biliyorum, insan yaz günü yalnızlık çekmez. Partilerde kaçamaklarda, kısa kollu günlerde ya da ramazanda yalnızlık çekmez. İnsan her daim yalnızdır da bir türlü yalnız olduğunu kabul etmek istemez. Sözüm kendime, başkasına zerre kadar ucu dokunuyorsa yalnızlığımda boğulayım!

Not: Gezi Parkı eylemleriyle yalnız olmadığını sanan, Çok yalnızım be atam diye bağıran siyasi gündeme gönderme niteliği taşımayan, sürrealist bireysel bir pazartesi iç konuşmasından başka bir tezahürü yoktur metnin; şu altında her şey çoktan söylenmiş gökkubedeki yankısında

Morrisse Eserese

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

A bird ballet – Hand-made – Alt J

Hayat kısa, kuşlar uçuyor...

Hayat kısa, kuşlar uçuyor…

bir kuş balesi…

Neels Castillon, Parisli bir yönetmen. Videonun çekim sürecini şöyle anlatıyor: ” Görüntü yönetmenimle bir reklam için çekim yapıyorduk. Güneşin battığı esnada helikopteri beklerken birden binlerce ve binlerce kuş geldi ve bu harika dansı gökyüzünde yapmaya başladı. Harikaydı… İşimizi unuttuk ve bu küçük şiir parçasını çektik.”

Yapım: Neels CASTILLON
Görüntü Yönetmeni: Mathias Touzeris
Müzik: Hand-made – Alt J
Yer: Marsilya, Fransa

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yağmur Şarkıları | içinde yağmur geçen şarkılar

İzmir’in bir aylık hava durumuna bakınca, yağmur şarkılarından oluşan bir liste yapalım dedik..

izmir-hava

Creedence Clearwater Revival – Have You Ever Seen The Rain

The Doors – Riders On The Storm

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can Yücel

Patty Ascher – Raindrops Keep Falling On My Head

Eric Clapton – River Of Tears (Live)

Tom Waits – Rain Dogs

Gök gürültüsünden korkup,
Yamacıma sokulan sevgilime,
Sarıl bana, sarıl sarıl, öp öp öp beni dedim.
Baksana allah yıldırımlarla resmimizi çekiyor.
Can Yücel

Morphine – You Look Like Rain

Singing In The Rain performed by Gene Kelly

Yağmur olsan binlerce damla arasından bulur tutardım seni.
Çünkü korkarım; toprak aldığını vermiyor geri
Cemal Süreya

Guns N’ Roses – November Rain

Anima – Yağmurla Gelen

Buluşmak Üzere
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Can Yücel

Murat Köseoğlu – Yine Yağmurlar Yağıyor Duygularıma

Creed – Rain

Travis – Why Does It Always Rain On Me

Ahmed Arif - Yağmur
Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Üşür sokaklarda evsiz kediler
Bir ölüm yalnızlığı bende her gece
Siyaha bürünür mechul sevgiler

Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Bir sevda türküsü söyler karanlık
Evlerde ışıklar söner sessizce
Kapımda belirir o an yalnızlık

Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Kimsesiz caddeleri taşır içime
Her köşe başında bir hayal bekler
Zifiri bir korku salar içime

Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Saçlarımı dağıtır bir deli rüzgar
Ta arşa yükselir ayak seslerim
Gönlümü harman eder gizli günahlar

Dışarıda bir yağmur çılgın ve ince
Secdeya kapanır çıplak ağaçlar
Koşmaktan, yorulmaktan sızlar her yerim
Düzlüklere inat uzar bende yokuşlar

Leonard Cohen – Famous Blue Raincoat

Mazhar Alanson – Bir sonsuz yağmur yağsa

Gökhan Kırdar – Yağmur

Murathan Mungan - Yağmur Taneleri
Damla düştü toprağa cemre misali
En büyüleyici pırıltısıyla dün akşam,
Mis gibi kokusuyla büyüleyen etrafı
Eksikliğini hissettiğimiz ama söyleyemediğimiz,
Tek tek ama beraberce kardeşcesine Göl gibi derler ya işte öyle durgun ve sessiz Üzüntülülerini paylaşırlar sevinçleri paylaştıkları gibi , Lisanlarıyla sevgiden bahsederler hep Esintisinde bir samyelinin bir ömür boyu, Rahatlatıyor tüm sevgiye muhtaçları şu yağmur taneleri

Joan Baez Bob Dylan A Hard Rain’s A-Gonna Fall

Bertuğ Cemil – Yağmur

Yağmuru seven, bir fincan kahveyle hafif müzik eşliğinde yağmuru izleyen, yağmur yağdığında mutlu olan herkese keyifli dinlemeler 🙂

— Ekip 🙂

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

The Civil Wars – Falling

The Civil Wars – Falling

Kaynak: hercosmiclove tumblr

Kaynak: hercosmiclove tumblr

Bu grubu ilk duyduğumda, bir kadının sesi, bir erkeğin sesiyle ancak bu kadar uyumlu olabilir diye düşünmüştüm. Kendi eserlerinin yanı sıra pek çok sanatçının şarkısını, birbirinin gözlerinin içine baka baka, dans ede ede akustik olarak coverlayan The Civil Wars, Joy Williams ve John Paul White, 2008 yılında Nashville’de bir müzik stüdyosunda şarkı yazmak için bir araya geldikten kısa süre sonra kurulmuş. İlk albümleri Barton Hollow’u da Ocak 2011’de çıkarmışlar.

Bir tane de Leonard Cohen cover’ı koyayım da tam olsun 🙂


Dance Me to the End of Love // The Civil Wars // Live from London

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Video

Triggerfinger – I follow rivers

Triggerfinger

1998 yılında kurulan Belçikalı hard rock, blues rock grubu Triggerfinger’in muhteşem bir cover uyarlamasını denk geldik geçen gün. Şarkıyı ilk Lykke Li’den dinlemiştik. Ancak bazı coverlar şarkıyı yüceltiyor. Karizmatik Ruben Block ıslığıyla başlayan, bardaktan çıkartılan muhteşem tınılarla desteklenen bu yorum oldukça başarılı olmuş.

I Follow Rivers / Orjinal sözleri ve Türkçe Çevirisiyle birlikte

oh i beg you: can i follow?   /  Oh sana yalvarıyorum takip edeyim ?
oh i ask you: why not always?  / Oh soruyorum sana neden olmaz herzaman?
be the ocean, where i unravel,  / Okyanus ol, çözüldüğüm yerde
be my only, be the water where i’m wading.  / benim ol, sığ olduğum suda ol

you’re my river running high,  / sen benim yükselen nehrimsin,
run deep, run wild. / daha derin daha vahşi

i i follow, i follow you / ben ben takip ediyorum, takip ediyorum seni
deep sea baby, i follow you  / deniz derin  bebeğim, seni takip ediyorum
i i follow, i follow you  / ben ben takip ediyorum, takip ediyorum seni
dark doom honey, i follow you / / kötü kader balım, seni takip ediyorum

Ruben Block

Ruben Block

Heed a message, I`m the runner / Mesajımı dikkate alın, ben bir çığırtkanım.
He`s the rebel, I`m the daughter waiting for you / O bir isyancı, bense seni bekleyen kızım.

you’re my river running high,  / sen benim yükselen nehrimsin,
run deep, run wild. / daha derin daha vahşi
i i follow, i follow you / ben ben takip ediyorum, takip ediyorum seni
deep sea baby, i follow you  / deniz derin  bebeğim, seni takip ediyorum
i i follow, i follow you  / ben ben takip ediyorum, takip ediyorum seni
dark doom honey, i follow you / / kötü kader balım, seni takip ediyorum

you’re my river running high,  / sen benim yükselen nehrimsin,
run deep, run wild. / daha derin daha vahşi

Grubun Studio Brussel’deki canlı performans videosu da burada
Triggerfinger – I Follow Rivers (Studio Brussel live)

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Conal Fowkes – Let’s Do It (Let’s Fall In Love) – Midnight In Paris OST

Conal Fowkes – Let’s Do It (Let’s Fall In Love) – Midnight In Paris OST

Sizce tarihin “Altın Çağ”ı ne zamandı? 80’ler mi, 20’ler mi? Yoksa siz de 1920’lere mi aşıksınız yoksa Rönesans mıydı en güzel zamanlar? Sanat, sosyal hayat, gelişmeler derken…

80′ kuşağına mensup biri olarak bence devletler, teknolojik gelişmeler, moda ve daha bir çok konuda en inanılmaz olayların çakışmasının talihsizliğini yaşıyoruz hala ve bu daha nerelere gidecek, merak ediyorum. Ama hani bir tarih dönemi seç Altın Çağ için deseniz, uzun süre düşünmem gerekir sanıyorum. Sık sık “Bugünkü aklımla üniversite yıllarıma yeniden dönmek istiyorum” diyen biri olarak Murat hocanın (Ankara İleşitim, Murat Güvenir) sözünü bir kez daha tekrarlıyoruz ve: Olaylar, geliştikleri tarihler dahilinde değerlendirilmelidir, diyoruz. Yani, bugünden bakınca geçmiş güzel de, içinde yaşarken de öyle mi diyordu acaba insanlar?

Buralara nerden geldik diyeceksiniz ama dün akşam güzel birşey oldu. Bir-iki gün önce To Rome With Love filminin müziğini paylaşırken en kısa zamanda Midnight in Paris’i izlemek istediğimi yazmıştım. Hatta edinmek üzere girişimlerde bile bulmuşken, sağ olsun Teledünya bana dün akşam filmi hediye etti. Hani Allah’tan başka şey istesem olurmuş durumu vardır ya, tam olarak o yani.

Barselona ve Roma’nın ardından bu kez Paris sokakları, kafeleri ve gökyüzü altında geçen bir şekerlik içinde, günümüze dair sağlam mı sağlam bir eleştiri ve kafamızdaki “Altın Çağ” üzerine bol bol düşünme gereği hissettiren filmi izlemenizi artık kesinlikle tavsiye ederim. Günümüzün sığ entellektüalitesinin değerlendirilmesindeki zekiliği, detaylarındaki inceliği, naifliği ve tüm bunları insanı mutlu eden bir dil ile yapabilmesindeki başarısı ile ben yine çok sevdim bu Woody Allen filmini. Müzikleri To Rome With Love kadar etkileyici ve çeşitli olmasa da yerli yerindelik konusunda tabii ki hiçbir sıkıntısı yoktu. Ancak, Ernest Hemingway’den Pablo Picasso’ya, Dali’den Zelda ve Scott Fitzgerald’ve Gertrude Stein’a uzanan zenginliğinde Owen Wilson, Rachel McAdams, Marion Cotillard, Kathy Bates, Carla Bruni, Adrien Brody ve Michael Sheen’i izlemek çok şaşırtıcıydı.

2012 yılının hem Akademi, En İyi Senaryo Oscar’ını hem de Altın Küre’sini almış ve Oscar’a En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Sanat Yönetmeni dallarında aday olmuş filmi izlenenler/izlenecekler listesine bir an önce eklenmeli.

— diardi

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: