RSS

Kategori arşivi: Folk

Yaşar Kemal – Yalnızlık

Güney’de köylüler büyük gruplar halinde koyunlarını kapıp kaçan kutları avlamaya çıkarlarmış. Her kurdun koyun katliamından aynı ölçüde sorumlu olmadığını bilirler, en çok koyun öldüren kurdu da tanırlarmış. İşte özellikle o kurdu canlı yakalamaya gayret ederlermiş. Yakaladıktan sonra da, boynuna bir çan takar ve serbest bırakırlarmış. Çanlı kurt bir daha asla avlanamaz, yiyecek bulamazmış. Hangi ava yaklaşsa, boynundaki canın sesini duyan av kaçar, kurt da sonunda acı içinde kıvranarak birkaç haftada açlıktan ölürmüş. yasar-kemal

Yaşar Kemal bu öyküyü 30 yıl boyunca nasıl yaşadığını tanımlayabilmek için anlatmış. Bir kez komünist damgası yedikten sonra kimse iş vermemiş. Değişik isimlerle yazılar yazmış, düzeltmen olarak çalışmış. Ama her seferinde birileri çanın sesini duymuş ve işinden olmuş.

Diardi

 

Etiketler: , , , ,

A canım!

Uzaktan gelen bi bağlama sesi ile açılan görüntü. Pencerede lapa lapa kar… kedi mektuplari
Gurbetlik böyle olsa gerek, bilmediğin türkülerin peşine düşmek.
Tanıdık ezgileri araması parmaklarının, sesinin aşina kelimelere hasret düşmesi.
Işıkları açmadan okuduğun şiirler biraz da.

Aklıma Oya Baydar’ın Kedi Mektupları geliyor hep sen uzun uzak yerlerden mektuplarını yazdıkça.
Bacaklarıma beyaz bir kuyruk sürtünürken yün hırkalardan söktüğün yelekler…
Birileri kahkahalarla “Kamuraaan…” diye sesleniyor.
Ben güne gülümseyerek başlıyorum bi yanım eksik a canım!

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İzmir’in Mersinli’deki eski otogarı, çocukluğum boyunca düzenli olarak gidip ağladığım yerdi. Ablam bazen bir günlüğüne, bazen yaz tatili için gelir. Bir önceki gelişinin üzerinden sadece bir hafta geçmiş olsa bile biz salya sümük ağlardık o otobüs kalkarken. Ben eve kadar arabada hıçkırırken o da 12 saat sızlarmış. Öyle anlatırdı yıllar içinde akraba olduğumuz servis elemanları, şoförler… O yüzden herhalde, hala sevmem otogarları. Zaten zamanla mertlik de bozuldu uçaklar ucuzlayınca demeyeceğim. Biz büyüdük sadece. Hayat hızlandı, araya bir dolu yaşanmışlık girdi. Devran döndü..

Doğduğun yer değil doyduğun yer, demek normal gelmeye, ayrılıklar sıradanlaşmaya başladı. İstanbul’da yaşayıp da aynı şehirde yaşayan arkadaşlarıyla görüşmeye fırsat/olanak/zaman/para bulamadığı için facebook kullanan bir sürü insan tanıyorum şimdi. Çekirdek aile gibi çekirdek arkadaş grupları ile yaşar olduk. Az eşya, az insan felsefesi hepimize iyi geldi ya da biz kendimizi kandırdık. Ben mesela, göstermelik sosyalleşir olmuşum zamanla. Z öyle diyor. -mış gibi yapıyormuşum.

Bu yazıyı sürdürmek çok zor.. söyleyecek ve söylenemeyecek çok şey var.
O yüzden en kolayı, senin bana öğrettiğin gibi sözü Şükrü Erbaş’a bırakmak..

Çünkü canım Silverland, sen uzun bir tatile gidiyorsun şimdi.bestfriends
Döndüğünde eksik noksan, hayat devam ediyor olacak, seninle yeniden şenlenecek.
Şimdiden özledim..

Diardi

SENİN KORKULARINI BENİM İNCELİĞİMİ

Ayrılık ne biliyor musun?
Ne araya yolların girmesi,
Ne kapanan kapılar,
Ne yıldız kayması gecede,
Ne ceplerde tren tarifesi,
Ne de turna katarı gökte.

İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!

İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini,
Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.
Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken,
Duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.

Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde
Kendi sesiyle silinmek.
Birdenbire büyümesi
Gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun.
İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi
Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde.

Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin.
Parmaklarını sözüne pınar edememek
Uzaklarda bir adamın üşümesi bir kadın dağlara daldıkça.
Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan
Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun.
Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması
Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme
Yalnızca gölge vermesi ağaçların
İyiliğin küfre dönmesi ayrılık.
Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya
Başını alıp gitmek gibi bir geri dönüş
İki adımından birisi insanın, sevincin kundakçısı,
Hüznün arması, süren korkusu inceliğin.

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Herkes Kendi Gördüğüne Doğru Der Ya…

 

….bana söyleyin
kim var
aramızda
biraz ölmeden
bir türkü tutturmuş giden….

kosmos

@silverland

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Gezi Parkı’nın direniş şarkıları

Her protesto kendi müziğini de yaratır…

gitar
direniş şarkılarından bir derleme…

Boyun Eğmeyenler

New York’lu Çapulcular – Şimdi İstanbul’da Olmak Vardı Anasını Satayım

Boğaziçi Caz Korosu: Çapulcu musun vay vay

Ceyl’an Ertem – Bir Başka

Boğaziçi Caz Korosu: Çapulcular oldu mu?

Kardeş Türküler – Tencere Tava Havası (Sound of Pots and Pans)

 Marsis – Oy oy Recebum

ODTÜ Sosyalist Düşünce Topluluğu’ndan Direniş Şarkısı

Duman – Eyvallah

Serhad Raşa ”Çapulcu’nun Şarkısı”

FlowArt – Gezi Parkı

– Tayfa

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Derdim Var Bin Dermana değişmem…

asdeUzun zamandır sesim soluğum çıkmadığı için selam sarkıtırım cümle aleme. Fazla söze gerek yok, uzun zamandır duyduğum en farklı düzenleme aşağıda sizi  bekliyor. Ben Şubat adlı diziyi hiç izlemedim ama televizyon ve müzik için uzun zamandır Türkiye’de denk geldiğim iyi işlerden biri olduğu için paylaşmak istedim.

Bir daha ki heyecana kadar şen kalın esen kalın hoşça kalın ve fakat kelimelerin gücüne kapılıp depresyona atlamayın…

 

Morrisse Eserese

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yağmur Şarkıları | içinde yağmur geçen şarkılar

İzmir’in bir aylık hava durumuna bakınca, yağmur şarkılarından oluşan bir liste yapalım dedik..

izmir-hava

Creedence Clearwater Revival – Have You Ever Seen The Rain

The Doors – Riders On The Storm

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun.
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak,
Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can Yücel

Patty Ascher – Raindrops Keep Falling On My Head

Eric Clapton – River Of Tears (Live)

Tom Waits – Rain Dogs

Gök gürültüsünden korkup,
Yamacıma sokulan sevgilime,
Sarıl bana, sarıl sarıl, öp öp öp beni dedim.
Baksana allah yıldırımlarla resmimizi çekiyor.
Can Yücel

Morphine – You Look Like Rain

Singing In The Rain performed by Gene Kelly

Yağmur olsan binlerce damla arasından bulur tutardım seni.
Çünkü korkarım; toprak aldığını vermiyor geri
Cemal Süreya

Guns N’ Roses – November Rain

Anima – Yağmurla Gelen

Buluşmak Üzere
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Can Yücel

Murat Köseoğlu – Yine Yağmurlar Yağıyor Duygularıma

Creed – Rain

Travis – Why Does It Always Rain On Me

Ahmed Arif - Yağmur
Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Üşür sokaklarda evsiz kediler
Bir ölüm yalnızlığı bende her gece
Siyaha bürünür mechul sevgiler

Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Bir sevda türküsü söyler karanlık
Evlerde ışıklar söner sessizce
Kapımda belirir o an yalnızlık

Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Kimsesiz caddeleri taşır içime
Her köşe başında bir hayal bekler
Zifiri bir korku salar içime

Dışarıda bir yağmur serin ve ince
Saçlarımı dağıtır bir deli rüzgar
Ta arşa yükselir ayak seslerim
Gönlümü harman eder gizli günahlar

Dışarıda bir yağmur çılgın ve ince
Secdeya kapanır çıplak ağaçlar
Koşmaktan, yorulmaktan sızlar her yerim
Düzlüklere inat uzar bende yokuşlar

Leonard Cohen – Famous Blue Raincoat

Mazhar Alanson – Bir sonsuz yağmur yağsa

Gökhan Kırdar – Yağmur

Murathan Mungan - Yağmur Taneleri
Damla düştü toprağa cemre misali
En büyüleyici pırıltısıyla dün akşam,
Mis gibi kokusuyla büyüleyen etrafı
Eksikliğini hissettiğimiz ama söyleyemediğimiz,
Tek tek ama beraberce kardeşcesine Göl gibi derler ya işte öyle durgun ve sessiz Üzüntülülerini paylaşırlar sevinçleri paylaştıkları gibi , Lisanlarıyla sevgiden bahsederler hep Esintisinde bir samyelinin bir ömür boyu, Rahatlatıyor tüm sevgiye muhtaçları şu yağmur taneleri

Joan Baez Bob Dylan A Hard Rain’s A-Gonna Fall

Bertuğ Cemil – Yağmur

Yağmuru seven, bir fincan kahveyle hafif müzik eşliğinde yağmuru izleyen, yağmur yağdığında mutlu olan herkese keyifli dinlemeler 🙂

— Ekip 🙂

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: