RSS

Etiket arşivi: Zuhal Olcay

Fazıl Say – Memleketim

fazil say

 
Yorum yapın

Yazan: 15/04/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , ,

Ankara’da aşık olmak.. Zuhal Olcay

 

Bu sabah çok muhabbetini yaptık, bi sızladı burnumun direği.

Tolga Adanalı

Özlüyor insan…

– Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Birsen Tezer & Bülent Ortaçgil – Kimseye Anlatmadım

Hayatta kaçırdığıma en çok üzüldüğüm konserlerden biri 2010 yılında Bülent Ortaçgil’in 40’ıncı Sanat Yılı deneniyle Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde verdiği 40. Yıl Konseri olmuştu. Yıllardır DVD’sinin çıkıp, izlemenin hayalini kuruyordum.

Bugün Youtube’ta konser sırasında Birsen Tezer & Bülent Ortaçgil’in Kimseye Anlatmadım şarkısını birlikte yorumlayışını izleyince yeniden iştahım kabardı. Biraz araştırdım. Hala Konser DVD’sinden ses seda yok.
Sağolsun google beni http://www.peremeci.com/tr/peremeci-film-den-haberler/62-buelent-ortacgilin-40-ylnda-peremeci-film-de-oradayd.html adresine yönlendirdi. Ortaçgil’in Akın Eldes/Serhat Ersöz, Birsen Tezer, Bulutsuzluk Özlemi, Candan Erçetin, Erkan Oğur, Ezginin Günlüğü, Feridun Düzağaç, Fuat Güner, Gürol Ağırbaş, Grup Gündoğarken, Jehan Barbur, Levent Yüksel, Mirkelam, Mor ve Ötesi, Pinhani, Yaşar ve Zuhal Olcay ile birlikte verdiği 40 senede bir olacak o muhteşem konseri o gün Peremeci Film şirketi kaydetmiş. Şirketin internet sitesinin iletişim bölümünden Konserin DVD’si ne zaman çıkacak diye mesaj attım. Yanıt bekliyorum bakalım 🙂

Birsen Tezer bu şarkıyı ne güzel yorumlamış di mi?
Peki sözler nasıl?


Ben bunları kimseye anlatmadım

Kendimle bile konuşmadım
Bir tek sen duy diye, sen bil diye, sen anla diye..

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

PERVANE

Aslında Zuhal Olcay’la aram baya da bir iyidir hani. Daha önce eklediklerimi bilenler bilir, yakinen severim kendisini ama bu şarkısını anca düğünümde duydum dediğimde baya bi şaşırmıştı eşim. Ki bence asıl şaşırılması gereken, düğüne ne geleni, ne gideni, ne o akşam orada neler olduğunu hatırlayamayan benim bir tek şarkıyı hatırlıyor olmamdı bence. Neyse, sonra oturup dinlediğimde bir kadın yerine erkeğin söylemesinin bu şarkıya -sanırım sözlerine- daha çok yakışacağını düşünmüştüm. Emre Kınay söylemiş..

–diardi

 

Etiketler: , , , , ,

Zuhal Olcay – Ayrılık da sevdaya dahil

Zuhal Olcay’ın 2004 tarihli 9 Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası eşliğinde verdiği konserden “Ayrılık da Sevdaya Dahil…”

Ayrılık sevdaya dahil

açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek şkımız

Atilla İlhan

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Zuhal Olcay – Memnun Oldum

Küçük bir öykü bu herkesin başından geçen..

İlk onunla keşfettiğim albüm, belki de tek bi hikayeyi anlatan birbirini tamamlayan şarkılardan oluşan en güzel albüm.

Şimdi bu şarkıyı dinlese, bi o anlar belki…neden gülümsediğimi, neden ağladığımı. Neden eksik olduğumu.

Küçük bir öykü bu, herkesin başından geçen.
Benim başıma asla gelmez derdim, büyük konuşmamak lazımmış…

— diardi

 
1 Yorum

Yazan: 10/02/2012 in Muzik, Türkçe Pop

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Gecenin Öteki Yüzü


Madem ateşin var, ne duruyorsun karanlıkta? Hadi koş, hayata…

[Gece… Kadın (Zuhal Olcay) yaşlı gözlerle deniz kenarına yaklaşır. Bankta sessizce oturan adam (Müşfik Kenter) kadına doğru yürür ve omzuna dokunur. Kadın korkar ve geri çekilir.]
(MK): Ateşin var mı?
[Kadın başını “hayır” anlamında sallar.]
(MK): Sigara içmez misin?
[Adam kadından aynı tepkiyi alınca arkasını dönüp uzaklaşmaya başlar. Fakat bir iki adım adıp durur, tekrar kadına döner.]
(MK): Allah bilir rakı da içmezsin..
[Ve tekrar kadının yanına yürür.]
(MK): Konuşmasını da bilmezsin değil mi? Sen kuşları da sevmezsin, çiçekleri de. Söyle, öyle değil mi? Canın çekmez mi hiç keyfetmeyi? [Adam bir yandan da elini şıklatmaktadır] Parayı sever misin, parayı?
[Kadın hala cevap vermemektedir.]
(MK): Onuda mı? Erkeklerden nefret ediyorsun ha? Ee sana da bu yakışır. At kendini denize! Ne duruyorsun? Boşuna bu dünya de be! Benim yarı yaşım kadar bile yoksun. Güzelmişsin de… Derdin mi çok? Hı? Benden de mi çok? At kendini şurdan denize…
[Bu zamana kadar adamın söylediklerini aynı yüz ifadesiyle tepkisizce dinleyen kadın, gülümser *şahane bi gülümseyiştir tabi bu, belirtmeme gerek var mı bilmem* ve adamın ağzındaki sigayarı yakmak için çakmağını çıkarıp uzatır. Adam sigarasını yakar.]
(MK:) Madem ateşin var, ne duruyorsun karanlıkta? Hadi koş, hayata…
[Gülümser ve oradan uzaklaşır. Uzaklaşırken de kendi kendine konuşur]
(MK): Hey bre Karacaahmet, kara mezarlık. Sana gelmiyorum işte. Var mı bir diyeceğin? Yorgo’nu meyhanesine gidiyorum, daha çoook beklersin…

— Emin

 

Etiketler: , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: