RSS

Etiket arşivi: Yeşil Passat’

Kadınım…

Üç ses ayrı ayrı söyler bu şarkıyı ki aslında üçü de ayrı şarkı söyler, biri Tanju Okan, Ruhi Su, biri de Levent Yüksel. Biri kokusuna takılır, diğeri hançerine, bir diğeri de kırgınlığını dargınlığını anlatır… Hangisi söylerse söylesin, o kadın hakikaten birinci tekil olmuştur. İnsanı dağıtan, içtiren, ağlatan, alan götüren üç şarkıdan hangisini istiyorsanız o size gelsin…   

Baktım da bloğa “Kadınım” şarkılarını nasıl oldu da bugüne kadar eklememişiz diye şaşırdım. Hangisi dinlenirse dinlensin, insanda nasıl duygular uyandırırsa uyandırsın, hangi derinliklere götürürse götürsün; benim ilk aklıma gelen 18 Eylül 2010 tarihi olacak bundan sonra. Hayatımızın son 12 yılında; arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, sevinçlerimizin, aşklarımızın, ağlamalarımızın, içip sarhoş olmalarımızın, acılarımızın, kısacası her anımıza tanıklık etmiş olan “yeşil araba”nın içinde söylenen belki en güzel “Kadınım” cümlesini söyleyen kişi yüzünden bu tarih kaldı aklımda. Bizimle, en değerli anımızı paylaşan, hayatımızın her zaman içinde ve en merkezinde olan iki kişiyle olan kıymetli yolculuğumuzun, aklımdan çıkmayan sözcüğüne takılmamı sağladığı için artık daha çok seviyorum bu şarkıları.

Bir erkek için ne kadar zor olsa da “Kadınım” dinlemek, herhalde bir kadın için bu sözcüğün “gerçekten öznesi olmak” tadına varılmaz bir duygu olsa gerek.

Arda

Kadınım – Tanju Okan

Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen

Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım

Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen

Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım

Masamız köşede öylece duruyor
Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
Sanki hepsi hasret senin nefesine
Sen kadınım

Bana bıraktığın bütün bu hayatın
Yaşanan aşkların değeri yok artık
Ben sensiz olamam artık anlıyorum
Sen

Şimdi çok yalnızım
Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
Elini ver bana
DışarIda yalnız, yalnız üşüyorum
Sen kadınım

Evlerinin önü mersin – Ruhi Su

Evlerinin önü mersin
Sular içmem kadınım, tersin tersin.
Ah, sular içmem bir tanem, tersin tersin
Mevlam seni bana versin
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.
Evlerinin önü susam
Su bulsam da kadınım, çevremi yusam
Açsam yüzünü baksam dursam
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.

Kadınım – Levent Yüksel

Sana dargınım kırgınım sana kızgınım
Haksızlık vefasızlık bu
Bu her şeyi inkâr eden duygu
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

Hiç üzülmedin mi düşünmedin mi halimi
Hiç mi sızlamadı için
Bir tek iz bile yok mu benden
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

 
Yorum yapın

Yazan: 28/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Diardi’ye mektup…

Nereye gideceğimizi sormadan çıktığımız kaç yolculuk vardı hayatımızda? Bazen hayatta yola çıkmanın ne demek olduğunu sorsalar ne cevap veririm diye düşünürüm. Uzun uzun sorarım yolculuk hali sadece yola çıkma hali olabilir mi? Kuralları yolcular tarafından bilinen ama yolunun sonunun önemi olmadığı bir yer değiştirme biçimi olabilir mi? Korkarım içeriden farklı bir cevap gelmesinden her seferinde …

Sonra karnavalda pamuk şekeri görünce tutturan yanakları al al kızı çocuğu gibi ya da dizleri yara bere içinde üstü başı çamur içinde ama gözlerindeki gülümsenin her şeyi unutturduğu ol o oğlan çocuğu gibi hissederim kendimi. Kendimi güvende hissetmenin ne demek olduğunu yola çıkmak ile olacağını bilseydim, misal dizin kanayınca arka sağ koltukta oturan kadının canının yanacağını bilseydim önceden veya arka sol koltukta oturan adamın beline kuşağı bağlayacağımı kestirebilseydim çok önceden ne önemi kalırdı ki yaşamanın?
Anları fotoğraflayan o adam mı? Kadınını kaybettiği günden beri aklını yatakta arayan hergele mi? Bırakın o dünya bize henüz çok yeni.. Dillendirmeyelim şimdi…
Yolda olanın yolda kalmadığı yolculuklar ise içinde düştüğünüz kontağı nerede kapatacağınızın önemi kalmaz. Bilirsiniz kontağın kapandığı gün zaten siz de nefes almaz olursunuz. kimileri buna yolculuk der, kimileri yolda olmak. Fark sonunu bilmemek ile sonu düşünmemek arasındadır, gerisini önemsiyorsanız şayet hangi kitapçıya gidip sorarsanız bulursunuz  Jack Kerouac’ın On the Way (Yolda)  isimli meşhur kitabını…

— morrrisseeserese

——————– Replay All ———————-

Yolun sonunu bildiğin ya da bilmediğin nice yolculuklara kardeşim.
Bak Pablo Neruda ne diyor..

yavaş yavaş ölürler
seyahat etmeyenler.
yavaş yavaş ölürler
okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

yavaş yavaş ölürler
alışkanlıklarına esir olanlar,
her gün aynı yolları yürüyenler,
ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyenler,
bir yabancı ile konuşmayanlar.

yavaş yavaş ölürler
heyecanlardan kaçınanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

yavaş yavaş ölürler
aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar 

— Emin

Mektubun sonunu da şöyle bağlayalım ;

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Beady Belle – Diamonds In The Rough


Şimdi mümkünse Beady Belle’in At Welding Bridge albümünü başlıyoruz tıngırdatmaya ve mümkünse ucu denize değecek bir yerlere doğru dokunuyoruz hafifçe gaz pedalına. Pencereleri açmak yok, soğuk geliyor ama kalorifere de gerek yok, ben başımı cama yaslayıp uyuyabilirim.. Herkes kuralları biliyor değil mi? Yeşil Passat’ın içinde Diyarbakır karpuzunu övmek zorunlu, tatsız şeylerden konuşmak yasaktır! “Bir” diyeninse başına neler geleceğini hepimiz biliyoruz.

Ha bu arada, nereye gittiğimizi bilen var mı?

— diardi

 
1 Yorum

Yazan: 20/01/2012 in Jazz, Muzik, Soul

 

Etiketler: , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: