RSS

Etiket arşivi: dostluk

NİCE YILLARA DESTİNA

“Sonlar, insanı hayata bağlayan yepyeni başlangıçlardır” demiş bir yazar. Ama şunları da söylemiş ; “Kimi zaman hayatın karmaşasından başımızı kaldırmak, dertlerimizi geride bırakmak ya da bize zarar veren alışkanlıklarımızdan kurtulmak için bir yol bulmaya çalışırız. Ve bu arayışta en büyük yardımcımız dostlarımız olur. Sadece iyi değil, kötü günde de yanı başımızda duran ve her sonun bir başlangıca vesile olduğunu hatırlatan can dostlarımız”

İşte biz tam da bu yazarın anlattığı gibi bir ekibiz; iyiliğiyle, kötülüğüyle, üzüntüsü ve sevinciyle hayatı paylaşan… İyi ki de böyleyiz. İyi ki de sen bu ekibin bir parçasısın, iyi varsın iyi ki doğdun. Hep bizimle ol, hep ekiple kal, hayatın sana yepyeni umutlar ve mutluluklar getirsin, ekibin yaramaz çocuğu Destina.

_EKİP_

UMUT

Bütün iyi kitapların sonunda

bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda

meltemi senden esen

soluğu sende olan

yeni bir başlangıç vardır,

parmağını sürsen elmaya rengini anlarsın

gözünle görsen elmayı sesini duyarsın

onu işitsen yuvarlağı sende kalır

her başlangıçta yeni bir anlam vardır

nedensiz bir çocuk ağlaması bile

çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.

 

Etiketler: , , , , ,

Ağlayan bir hayalet

Meksika halkının dilinde dolaşan ve kökleri bir Aztek mitolojisine dayanan şarkıyı, ilk kez Frida Kahlo’nun hayatını anlatan filmde duyduk büyük ihtimalle.frida1

Anzak kızı, asi ama hüzünlü sesiyle Lila Downs söylüyordu. İspanyolca sözlerini anlayamasak da, aşk şarkısıdır diye düşünmüştük. Frida’nın o enteresan, tutku dolu hayat öyküsünde herşey bir aradaydı oysa. Aşk, tutkular, sanat, hırs, dostluk, vefa/vefasızlık, ihanet, esrarlı sırlar vs..

Filmin müzikleri öyle güzeldi ki.. En çok dilimize takılan şarkının, bizim halk türküleri gibi, 16. Yüzyılın başlarında bir efsaneyi anlattığını öğrendik sonraları.

İspanyolca, mızmız, ağlayan,sızlayan anlamına gelen L’lorona, aslında ağlayan bir hayaletin adıydı..

Rivayete göre kocasının/sevgilisinin, çocuklarını kendisinden daha çok sevmesini kıskanıp, çocukcağızları nehire atmış..Sonra da tabi yaptığından bin pişman çıldırıp meczup olmuş, kendini de nehre atmış. Hatta o öldüğünde bile, nehir kenarlarında sürekli ağlayan hayaleti görülüyormuş.

Diğer bir rivayete göre de, hayaletler/periler görebilen bir Anzak kadını, çocuklarını onlar söyledi diye nehre atmış. Sonra acısından intihar etmiş. Ölünce bile hayaleti o nehrin kıyısından ayrılamamış. Zaman zaman nehir kıyısında O’nun hayaletini görenler olurmuş.
Tarihi bir boyut getiren rivayet ise, La malinche adındaki Aztekli bir kız, köle tüccarları tarafından, tüm Güney Amerika’yı istila etmek isteyen Hernan Costes’e ele geçirmek için gelen hernan cortese köle tüccarları tarafından satılır ve onun karısı olur, iki de çocukları olur. Ancak, Cortes, çocuklarını alıp İspanya dönmek ister. La Malinche, Tanrılara yalvarır. Tanrılardan biri “eğer çocuklarını götürmesine izin verirsen çocuklardan biri ispanyadan geri dönüp halkını katledecek” der, La Malinche de, yakınlardaki bir gölde bebeklerini boğarak öldürür. Yine, La Malinche’nin hayaletinin bu gölün etrafında görüldüğü söylenir. Allah muhafaza kendisi Meksika sınırlarında kalmış, ülkemiz sınırlarında hiç gören olmamış..Biz genelde öcü böcü falan görüyoruz…

Anzak kadınları da tabi yurdum insanı gibi, çocuklarını bu şarkıyla korkutmuş, bir yandan bu kadının yaşadıklarını düşünüp içleri yanmış..bu şarkıyı söylemişler arkasından…

Anzakların da Türk olduğunu söylemiş miydikJ

Şaka bir yana..şarkıyı 90’larına dayanmış Chavela Vargas’tan dinlemek ayrı bir keyif..O yanık sesiyle sizi Meksika’nın yüzyıllarca savaş, isyan görmüş, sanatı, müziği de isyanla içine sindirmiş sokaklarında dolaştırıyor.
Öte yandan Chavela teyzenin şarkıyı bu kadar yanık söylemesinin sebebi bir zamanlar Frida’ya aşık olmasından kaynaklandığı dedikoduları da yok değil..Fridaların şarkısı özetle..

Meksikalı ünlü ressam Frida Kahlo’nun hayat hikayesi, bu Aztek mitolojisindeki L’lorona, gibi, çile çekerek ağlayarak, sabırla yaşamaya adanmış bitkiyle benzetiliyor.

Şarkının sözleri hakkında da muhtelif çeviriler söz konusu. Aşağıda bir tanesini paylaşıyoruz. Ancak, Murathan Mungan’ın kilometrelerca uzaklardan ve yüzyıllarca eskilerden gelen bu efsaneye dair yazdığı şiirini de pas geçmeyelim;

“acının adresini sorar şili’de her kapı
ve her kapının kendi yüzüne kapanan dilsiz çıngırağı,
sesini sınıyor şimdi,
deniz heykellerinin,kardinal çiçeklerinin
ve rüzgar kentinin mağrur görkeminde
dağlı sislerin buğulandırdığı
ve güneyli mavi parmaklarıyla araladığı her puslu sokak
sanki talan edilmiş bir albümün soluk fotoğrafı…”

Murathan Mungan
frida2
LA L’LORONA SÖZLER;

Nehirden aşağı gitme çocuk
oraya yalnız gitme
hüngür hüngür ağlayacak kadın için, ıslak ve vahşi
öyle kuvvetli ki sen onunsun
o güneş battığında ağlıyor
ay yaşlandığında feryat ediyor
bebekleri için ağlıyor, kalanlar ve ölenler için
soğuk suların boğdukları için

hain bir aşk tarafından terkedilmiş
öfke ve nefretle dolu
uçurumun kenarından savrulmuş

ve onların alınyazısına bırakılmış
gece ve gündüz, onların çığlıklarını duyar
bugün hala tepesinde gibi
onların işkence edilmiş yüzleri rüyalarını doldurur
dinlenmeleri için kalbini onlara verir

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 11/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kadınım…

Üç ses ayrı ayrı söyler bu şarkıyı ki aslında üçü de ayrı şarkı söyler, biri Tanju Okan, Ruhi Su, biri de Levent Yüksel. Biri kokusuna takılır, diğeri hançerine, bir diğeri de kırgınlığını dargınlığını anlatır… Hangisi söylerse söylesin, o kadın hakikaten birinci tekil olmuştur. İnsanı dağıtan, içtiren, ağlatan, alan götüren üç şarkıdan hangisini istiyorsanız o size gelsin…   

Baktım da bloğa “Kadınım” şarkılarını nasıl oldu da bugüne kadar eklememişiz diye şaşırdım. Hangisi dinlenirse dinlensin, insanda nasıl duygular uyandırırsa uyandırsın, hangi derinliklere götürürse götürsün; benim ilk aklıma gelen 18 Eylül 2010 tarihi olacak bundan sonra. Hayatımızın son 12 yılında; arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, sevinçlerimizin, aşklarımızın, ağlamalarımızın, içip sarhoş olmalarımızın, acılarımızın, kısacası her anımıza tanıklık etmiş olan “yeşil araba”nın içinde söylenen belki en güzel “Kadınım” cümlesini söyleyen kişi yüzünden bu tarih kaldı aklımda. Bizimle, en değerli anımızı paylaşan, hayatımızın her zaman içinde ve en merkezinde olan iki kişiyle olan kıymetli yolculuğumuzun, aklımdan çıkmayan sözcüğüne takılmamı sağladığı için artık daha çok seviyorum bu şarkıları.

Bir erkek için ne kadar zor olsa da “Kadınım” dinlemek, herhalde bir kadın için bu sözcüğün “gerçekten öznesi olmak” tadına varılmaz bir duygu olsa gerek.

Arda

Kadınım – Tanju Okan

Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen

Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım

Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen

Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım

Masamız köşede öylece duruyor
Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
Sanki hepsi hasret senin nefesine
Sen kadınım

Bana bıraktığın bütün bu hayatın
Yaşanan aşkların değeri yok artık
Ben sensiz olamam artık anlıyorum
Sen

Şimdi çok yalnızım
Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
Elini ver bana
DışarIda yalnız, yalnız üşüyorum
Sen kadınım

Evlerinin önü mersin – Ruhi Su

Evlerinin önü mersin
Sular içmem kadınım, tersin tersin.
Ah, sular içmem bir tanem, tersin tersin
Mevlam seni bana versin
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.
Evlerinin önü susam
Su bulsam da kadınım, çevremi yusam
Açsam yüzünü baksam dursam
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.

Kadınım – Levent Yüksel

Sana dargınım kırgınım sana kızgınım
Haksızlık vefasızlık bu
Bu her şeyi inkâr eden duygu
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

Hiç üzülmedin mi düşünmedin mi halimi
Hiç mi sızlamadı için
Bir tek iz bile yok mu benden
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

 
Yorum yapın

Yazan: 28/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: