RSS

Etiket arşivi: yol

Flört – Yola Devam

Kaynak: flickr SKYplay

Bu parçayı sevdim hem de çok. Tesadüf oldu dinlemek ama güzel oldu. Mavi boyamı alıp gökyüzüne çıkma isteğim var. Hatta bu sonbahar gününde yağmur yüklü gri bulutları gökkuşağının tonlarına dönüştürmek geldi içimden. Hadi bana eyvallah… ben gideyim… gökyüzünde mavilik oluşturmaya. Hadi dümenin başına kaptan; istikamet gökyüzü….

— Hicran

Reklamlar
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Kadınım…

Üç ses ayrı ayrı söyler bu şarkıyı ki aslında üçü de ayrı şarkı söyler, biri Tanju Okan, Ruhi Su, biri de Levent Yüksel. Biri kokusuna takılır, diğeri hançerine, bir diğeri de kırgınlığını dargınlığını anlatır… Hangisi söylerse söylesin, o kadın hakikaten birinci tekil olmuştur. İnsanı dağıtan, içtiren, ağlatan, alan götüren üç şarkıdan hangisini istiyorsanız o size gelsin…   

Baktım da bloğa “Kadınım” şarkılarını nasıl oldu da bugüne kadar eklememişiz diye şaşırdım. Hangisi dinlenirse dinlensin, insanda nasıl duygular uyandırırsa uyandırsın, hangi derinliklere götürürse götürsün; benim ilk aklıma gelen 18 Eylül 2010 tarihi olacak bundan sonra. Hayatımızın son 12 yılında; arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, sevinçlerimizin, aşklarımızın, ağlamalarımızın, içip sarhoş olmalarımızın, acılarımızın, kısacası her anımıza tanıklık etmiş olan “yeşil araba”nın içinde söylenen belki en güzel “Kadınım” cümlesini söyleyen kişi yüzünden bu tarih kaldı aklımda. Bizimle, en değerli anımızı paylaşan, hayatımızın her zaman içinde ve en merkezinde olan iki kişiyle olan kıymetli yolculuğumuzun, aklımdan çıkmayan sözcüğüne takılmamı sağladığı için artık daha çok seviyorum bu şarkıları.

Bir erkek için ne kadar zor olsa da “Kadınım” dinlemek, herhalde bir kadın için bu sözcüğün “gerçekten öznesi olmak” tadına varılmaz bir duygu olsa gerek.

Arda

Kadınım – Tanju Okan

Eşyalar toplanmış seninle birlikte
Anılar saçılmış odaya her yere
Sevdiğim o koku yok artık bu evde
Sen

Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
Ne olur terketme yalnızlık çok acı
Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
Sen kadınım

Hatırla o günü karşıki sokakta
Seni öptüğümü ilk defa hayatta
Kollarımda benim ilkbahar sabahım
Sen

Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
Geceler bitmiyor ağlıyorum artık
Sen kadınım

Masamız köşede öylece duruyor
Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
Sanki hepsi hasret senin nefesine
Sen kadınım

Bana bıraktığın bütün bu hayatın
Yaşanan aşkların değeri yok artık
Ben sensiz olamam artık anlıyorum
Sen

Şimdi çok yalnızım
Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
Elini ver bana
DışarIda yalnız, yalnız üşüyorum
Sen kadınım

Evlerinin önü mersin – Ruhi Su

Evlerinin önü mersin
Sular içmem kadınım, tersin tersin.
Ah, sular içmem bir tanem, tersin tersin
Mevlam seni bana versin
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.
Evlerinin önü susam
Su bulsam da kadınım, çevremi yusam
Açsam yüzünü baksam dursam
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim
Ah, kapınızda bir tanem, kul ben olayım.

Kadınım – Levent Yüksel

Sana dargınım kırgınım sana kızgınım
Haksızlık vefasızlık bu
Bu her şeyi inkâr eden duygu
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

Hiç üzülmedin mi düşünmedin mi halimi
Hiç mi sızlamadı için
Bir tek iz bile yok mu benden
Ne acı yazık

Kadınım söyle sen mutlu oldun mu
Bu deli adamı unuttun mu
Sevdin mi gerçekten ah seviştin mi
Söyle onları da öptün mü

 
Yorum yapın

Yazan: 28/11/2012 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Iggy Pop – The Passenger

Iggy Pop – The Passenger

Kaynak: 991.com

Hayatın bir yolculuk olduğunu düşünen tek ben değilimdir, sanırım! Yolculuğumdaki her adım bir öncekinden farklı. Buna da inanıyorum. Kaldı ki gideceğim yolu ben seçiyorum. Kimileri kader dese de, sonuçta karar alıp o yolda yürüyen ben olmuyor muyum? O zaman kader ben miyim? Neyse bu sorular birbirini takip eder de bu da yolculukta ‘kafa’ yorar. En iyisi “lalalalala” diye eşlik ederek Iggy Pop’un “The Passenger” şarkısı dinlemek… Belki yolda yıldızları görürüz;)
Hicran

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Teoman – Yağmur

Teoman – Yağmur

“Özgürlüğü seçmek, başka vücutlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek var…”

Silverland’le rüzgardan konuşurken geldi aklımıza Teoman’ın Yağmur’u.
Benim Ankara yol şarkım.
Diyecek fazla bir şey yok sanırım…

— diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

3 Haziran 1963 – Nazım’a özlemle…

Genco Erkal – Bugün Pazar & Karıma Mektup

Bugün pazar…

Bugün, beni ilk defa
Güneşe çıkardılar.
Ve ben, ömrümde ilk defa
Gökyüzünün
Bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,
Kımıldamadan durdum
Sonra, saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda;
Ne düşmek dalgalara,
Bu anda;
Ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak,
Güneş ve
Ben…
Bahtiyarım…

Karıma Mektup

Bir tanem!
Son mektubunda:
‘Başım sızlıyor yüreğim sersem! ‘ diyorsun.
‘Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
‘yaşıyamam! ‘
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki sevgilim;
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nazıma!

Ben,
alaca karanlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarı kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim…

Karım benim!
İyi yürekli
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim:
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.

Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal.
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı,
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.


Nazım Hikmet

* Tüm bunlarla birlikte hep düşünürüm, Genco Erkal’la birlikte bir yarısı daha mı gidecek Nazım’ın diye. Sesiyle Nazım’ı var eden Erkal’ın uzun yıllar susmaması dileği ile..

– diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 01/06/2012 in Blog, Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil – Bozburun


Boz taşlar önümüzde
Cebimizde yalnızlık var
Şu dümdüz büyüyen gecede
Tek dostumuz yakamozlar
Kimsesiz koylar ortasında
Her biri başka siyah bu dağların
Güneşi yolladık bütün renklerle
Oyuncağıyız artık alışkanlıkların
En küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
İçim kıpır kıpır deniz kıpırtısız

Kokuların şarkısı başlar
Ne çocuk sesi ne kent uğultusu gelir
Mişli geçmişte sorunlar saklanır
Aya dokunmanın tam zamanıdır
İçim kıpır kıpır deniz kıpırtısız

Gece giderek yayılmaktadır
Yıldızlar herkese göz kırpmaktadır
Güzellikler paylaşılmak ister
Sevdiğim uzakta belki uyumaktadır
En küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
İçim kıpır kıpır deniz kıpırtısız

Türkiye’nin tartışmasız en iyi söz yazarlarından biri olan Bülent Ortaçgil’in uzun yılladır yaşadığı ve şarkılarının pek çoğunu ürettiği Muğla’nın Marmaris İlçesi’ne bağlı Bozburun Beldesi’ni anlatan şarkısı…

Geçmişi M.Ö 2000 yılına dek uzandığı tahmin edilen minik balıkçı kasabası, “Denizinin kıpırtısızlığı”, “ne bir çocuk sesi ne kent uğultusu” ile Cittaslow (Sakin şehir) ünvanı almak için mücadelesini sürdüredursun, baharın gelmesiyle burnumda tüter oldu.

Bozburun olur, Asos olur, Akyaka olur, Faralya olur, Bozcaada olur, bir yerlere gidelim mi bu ara…
Hiç olmasa Foça olsun. Kıyılarında sakin sakin rakılarımızı yudumlamak için…

Dip not: Klip 2005 yılında TRT’de yayınlanan ‘ memleketim ‘ isimli programdan..

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Pinhani – Bana Hediye

Pinhâni, yeni albümü “Başka Şeyler” in ilk klibini, albümün açılış şarkısı “Bana Hediye”ye çekti. Dünyanın sınırlara bölünmüş olmasını konu alan şarkı için, grup üyeleri Türkiye’nin dört bir yanına dağıldı ve sınır kapılarına dayandı. Ankara’dan başlayıp Suriye, Gürcistan ve Yunanistan sınırlarına yapılan yolculuklarda, grup üyeleri beş günde toplam 10,000 km’nin üzerinde yol kat etti. 30’dan fazla şehirde yapılan çekimlerde Pinhâni dört ayrı ekip olarak çekimleri tamamladı. Zorlu kış şartları, çekimleri zaman zaman aksatsa da Anadolu’nun beyaza bürünmüş hali bu yolculuk klibine çok yakıştı.

İmre Haydaroğlu’nun yönettiği klipte, gösterilen tüm şehirler daha önce Pinhâni’nin konser verdiği şehirlerden seçildi. Türkiye’nin coğrafi ve kültürel renklerini 4 dakika 18 saniyeye sığdırmak mümkün olmasa da, bu klipte ülkemizin güzellikleri en doğal haliyle yansıtılmaya çalışıldı. Ancak yine de Pinhâni bu klipte sınırları aşamadı!

Metin: Grubun facebook sayfasından alıntı..

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: