RSS

Etiket arşivi: atatürk

Öğretmenim, çok özür dilerim!

Anaokulu alışkanlığı işte… Her öğlen yemekten sonra uyumaya alıştırırlarsa bünyeyi, ilkokula başlayınca da uyumak istersin. İstersin de, sınıf başka, öğretmenler başka, yer uyunacak yer değil.

Muhteşem bir binası vardı benim anaokulumun: Dokuz Eylül Kız Sanat Okulu’ydu sanırım adı. Hani İzmir’in Rum malikâneleri vardır ya, onlardan biri Küçükyalı’da. Hala zaman zaman gider bahçesine bakarım huzura ermek için. Bilmem kaç yıllık çamlar, çınarlar falan bahçesinde, böyle küçük havuzlar falan… gitmeyi zor kabul ettim, 3 sene sonra “İlkokul neymiş, ben ayrılmam anaokulumdan” diye ortalığı yıka yıka bıraktım. Canım bak, özlemişim; yarın yine bi gideyim…

Neyse nerden nereye yine. Oradan ilkokula başladım Vali Rahmi Bey’de. Canım ilkokul öğretmenim Faika

En soldaki Cenk İmalhan, ortadakini de tanıyorum ama...

En soldaki Cenk İmalhan, ortadakini de tanıyorum ama…

Bilgin. Kulakları çınlasın… Elleri öpülesi kadın. İlk gün, hatta ne ilk günü, ilk bir ay belki. Sabahçıyız ablamla… İlk ders tamam, ikinci ders e hadi eyvallah ama üçüncü ders dedin mi ben koyuyorum kafamı sıraya bir uyumaya başlıyorum, en az bir saat. (Sınıfı da öyle 30 kişilik falan sanmayın, 70’ten aşağı düşmezdi, üçerli otururduk sıralara. Nasıl bir uyuma azmiyse bendeki de…) İlk günlerde sıra arkadaşlarım falan uyandırmaya çalışmışlar, dalga geçmişler. Faika hanım demiş ki, “Bırakın. Demek bünyesi buna alışık, zamanla uyum sağlayacaktır”.

66 aylıklara eğitim vermeye çalışanlardan çok daha önce yaşatmışım ben kadıncağıza bebeye öğretmen olma eziyetini. Anlayışlı kadındı, çok da cefakar. Ağlaya ağlaya ayrılmıştık ilk mezuniyet heyecanına karışık. Seneler sonra Facebook’tan bulmuş arkadaşlar, hatta ziyaret edelim öğretmenimizi falan dediler ama eşek ben gitmedim. Eşeklik işte… (Kusura bakmayın öğretmenim şu an utancımdan yerin dibindeyim inanın. Hatta tam da bu utanç nedeniyle yazıyorum bu satırları.)

Şimdi bir yandan dershanelerin kapatılıp özel okul yapılması tartışmaları, bir yandan tüm dershane öğretmenlerini kadroya alacakları vaadini savuran hükümet, bir yandan on binler hatta yüz binlerce atama bekleyen, beklemeye dayanamayan öğretmen adayı. “Doktor, mühendis olamadı. Hiç olmazsa çocuğumuz öğretmen olsun” denilen zamanlar bile geçti. Ki benim gibi anadan babadan öğretmen çocuğu olanlar daha iyi anlar nasıl bir hayattır öğretmenlik… Hani iş ya da aşk diyemiyorum, başka bir şey çünkü. 65 yaşında, hala kuzucuklarına iki nota öğretmeyi hayatının en büyük keyfi adleden bir annem var benim.

Sevgili öğretmenim, Faika hanım, sizin aracılığınızla tüm öğretmenlerimin (adayların da elbette) ellerinden öperim…

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 24/11/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Affedin…

Her yıl, Hıdırellez günü, yani 6 Mayıs gündüzü, şehirlerde kırlarda insanlar pikniğe gider, çoluk çocuk bir eğlence bir cümbüş.

Küçüktüm daha..Biz hiç gitmezdik..”Neden?” dedim anneme bir gün, “Neden hiç biz gitmiyoruz?”

“Biz o günü bayram gibi kutlayamıyoruz” demişti. “Çünkü yıllar önce tam da bugün, darağacında 3 fidan yitirdi bu ülke..3 genç adam, herhangi bir fikri savundukları için, hayatlarının baharında asılarak idam edildiler. O gün bugündür, benim hiç kutlayasım gelmiyor”

Ürpermiştim asılmak lafını duyunca. Atatürk’ü falan düşünmüştüm. O asmış olamaz demiştim, kim olabilir o zaman..Kenan Evren mi? Hani her akşam televizyonda gördüğüm? Çocuk aklımla bir anlam verememiştim. O gün pikniğe gidilmez,onu anladım yalnızca o konuşmadan.

Yıllarla tabi, anladık vaziyeti. Vaziyeti anladık da, anlamak çözmeye yetmiyor bir Bülent Ortaçgil şarksında söylendiği gibi…Neyi paylaşamamışız ki biz? Neyi öldürüp bitirip yok etmişiz insan astıkça? Fikrini beğenirsin beğenmezsin, şimdi onun gibi düşünenler şu ya da bu haldedir. Bu adamların en azından şu anda hiç kimsenin sahip olmadığı bir “ideolojileri” vardı, sende bende kaldı mı?

Pazartesi sabahı, daha fazla detaylandırmayacağım ama..Böyle işportalaştıran sözler de yazmayacağım..Ama aklımızın bir köşesinden bunlar..Hatırlatmadan geçemeyeceğim..Üzgünüz be Deniz, Yusuf, Hüseyin…Affedin anne babalarımızın kuşağını…

Giderken..Rodrigo ile gitmek istemişlerdi..Umarım gittikleri yer de bu tınılar kadar huzurludur

Silverland…

 
Yorum yapın

Yazan: 06/05/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Türkülerle uyanırdım ben bayram sabahlarına

23 nisan“Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan:)” demeyi çok isterdik sevgili okuyucu.. Gelin görün ki bayram kutlamanın bile burnumuzdan getirildiği bir ülkede, burnumuzun direği sızlayarak hatırladığımız eski bayramlardan konuşuyoruz. Kafamızdan büyük beyaz kurdeleli, siyah önlüklü okul yıllarındaki bando sevincimizi, 23 Nisan rontlarını, ezberlediğimiz şarkıları, şiirleri “Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü” diye başlayanı o şiir hele.. Hangimiz bir bayram sabahı yürüyüş konvoyuna katılmadık, bayrak sallamadık elimizde balonlarla, bir şiiri ezberledik mi acaba diye defalarca tekrarlamadık? Üstünden çok geçti biliyorum ama hala tüylerimizi diken diken eden bir his gelip oturuyorsa şu bayram akşamı.. Hala çocukluktan kalan güzel hatıraları şuramızda tutuyorsak, bizim kuşakta hala iş var demektir… amin:) 

Benim çocukluk bayramlarım eğer koroda, yürüyüş takımında ya da bando da değilsem, türkülerle başlardı sabahları. TRT türküleri seven annemle babama selam olsun. Hafızamda yüzlerce türküyü tutabiliyorsam bugün, küçükken garipsediğim, “Niye New Kids On The Block dinlemezsiniz ki?” dediğim ebeveynime borçluyumdur. Yaşasın türküleri hatırlatan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yaşasın bayramları anımsatan eşsiz, derin türküler..

 

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 23/04/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: