RSS

Etiket arşivi: you

Screamin’ Jay Hawkins – I Put A Spell On You

Ofiste çalışma arkadaşım Hamza’nın vasıtası ile dinlediğim “I put a spell on you” şarkısının bestecisi “Screamin’ Jay Hawkins”in şarkısını yayınlayıp kendisinden bahsetmeden geçmek olmazdı. İtü sözlüğe göre isminin başındaki screamin’ sıfatını müdavimi olduğu bir fahişe ile sevişirken malum kadının sürekli “scream baby, scream” laflarından almış, şu an nerede okuduğumu hatırlayamadığım bir başka kaynakta ise 1956 yılında Jay Hawkins “I put a spell on you” şarkısını bir aşk şarkısı olarak bestelemiş ama kayıtlar esnasında içkiyi fazla kaçırınca şarkıda deli deli bağırmasından mütevellit şarkıcıya Screamin’ lakabı uygun görülmüş.

Özel hayatı ile ilgili birçok iddianın ortaya atıldığı şarkıcı hakkında Hürriyet’in haber arşivinde bulunan haberin linki http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-149501.

Nina Simone (1965), Alan Price (1966), Bette Midler (1993) ve birçok şarkıcı tarafından tekrar yorumlanan, Rock and Roll Hall of Fame’in Rock and Roll’u Şekillendiren 500 Şarkı listesinde bulunan “I put a spell on you” şarkısını bir de kaçık “Screamin’ Jay Hawkins”ten dinleyin.

— özge

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Elvis Presley – Are You Lonesome Tonight

Elvis Presley – Are You Lonesome Tonight

Elvis ya da Frank Sinatra’nın filmlerini televizyonda izleyen bir kuşağın üyesiyim ben. Kaç kişi hatırlıyordur bilmem ama akşam haberleri biter, “TRT mantığı ile” bir “magazin programı” vardır arkasından. Ki bu magazin programı hiiç şu an televizyonlarda örneğini gördüğünüz gibi değildir. Nerde kültür-sanat aktivitesi, nerde güzel bişiler, onlardan haberdar olursunuz… Sonra film kuşağı başlar ve kaçınılmaz an: Uyku saati ile çakışır. Ve hayatında yemek yemek için elini masaya kaldırmayan Diardi birden bire meyve (Amasya elması) yemeye başlar. Bir Amasya elması, iki Amasya elması, üç… Başta “Aman en azından meyve yiyo, bırakın maşallah”lar sekizinciden sonra “Çocuğum karnın ağrıyacak”lara döner. “Ama anne daha elmamı bitirmediiiiiiim”ler, saksı altına çaktırmadan gömülen sapları kovalar… Ben Elvis filmlerini çocukken seyrettim işte.

Bir de, karavanlar çıkılan 3 aylık tatillerde babamın değişmeyen kasedi döner dururdu teypte. Yakın zamanda kasedin ne olacağını bilmeyenlerle birlikte olacağımızı bilmek de bir garip ya. Elvis, Dalida, Gipsy Kings… döner dururdu yol boyu. Hepsini hala ezbere bildiğim şarkılar. Hala çok sevdiğim ve sanırım asla bunlar kadar güzeli bir daha yapılamayacak şarkılar. Şimdi eminim Elvis söylüyor bir elinde gitar, babam hayran hayran gülümseyerek dinliyor. Bense sadece özlemle yetiniyorum…

Are you lonesome tonight…

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Stevie Wonder – You are the sunshine of my life

Stevie Wonder – You are the sunshine of my life

1974 yılında Londra Gökkuşağı Tiyatrosu’nda verdiği konserden yapılan kayıt ile Stevie Wonder’ı tanıyabilenler ayağa kalksın şimdi. “Kendilerine benden bir konser bileti hemen!” diyebilmeyi çok isterdim tabii ama nerdeeee. Ben anca konserlerin duyurusunu yaparım biliyorsunuz. 22 ödül ile Grammy’nin en fazla ödül alan ve hala yaşayan sanatçı rekoruna sahip olan Wonder, “Garanti Caz Yeşili” etkinlikleri kapsamında, 14 Eylül Cuma günü Santral İstanbul’da sevenleriyle buluşacak(mış).

Biliyorum, bir kuşak kendisini I Just Called To Say I Love You ya da Part Time Lover şarkıları ile hatırlamaktan pek de öteye geçemeyecek ama özellikle dans ve aşk şarkıları olan Wonder’ı yeniden bir hatırlamanın faydası var bence. Mesela Wonder’ın Happy Birthday adlı şarkısının özellikle Amerikan halkı için ayrı bir yeri var. Zira bu şarkı, Martin Luther King’in yaşgününün ulusal tatil ilan edilmesini isteyen bir kampanyayı canlandırmış. Wonder, 1981’de King’in yaş gününün tatil olmasını sağlayabilmek için gerçekleştirilen gösteriye ve bir sene sonraki 50 bin kişinin toplandığı gösteriye de katılarak destek vermiş.

Ha bu bilgi ne işime yarayacak diye düşünüyor olabilirsiniz şu an, yanıt: hiç. Ama olsun, insan bizim şarkıcıların sosyal sorumluluk, toplumsal olaylara olan tepkileri gibi durumları bir an kafadan tartmıyor değil yani duyunca…

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ömer Faruk Tekbilek – I Love You

ömer Faruk Tekbilek – I love you

Açıkçası bu parçası kadar bildiğim başka bir çalışması yok. Ama biliyorum, çok fazla seveni ve dinleyeni var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Çim Konserlerinde yer alacağını duyunca sabah sabah bir hatırlatma yapayım dedim. 2 Ağustos Perşembe akşamı saat 21.00’de Tarihi Havagazı Fabrikası’nda sahne alacak olan Ömer Faruk Tekbilek, en sevilen çalışmalarını İzmirlilerle paylaşacak(mış-belediyenin yalancısıyım valla ). Eserlerinde Doğu ve Batı ezgilerini folklorik ve sufi ezgilerin içinde sentezleyerek dünya çapında beğeni kazanan sanatçının konseri halka açık ve ücretsiz(miş). Tekbilek konseri sevenini çok mutlu edecek. Büyükşehir Havagazı Fabrikası açıkhava etkinlikleriyle bu sene beni de çok mutlu ediyor. Konser, sinema ne bulursanız gidin, yayılın çimlere, sohbet-muhabbet-keyif, hepsi bir arada takılın!

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Imany – You Will Never Know

Bilinmeyecek olanlara… kişinin kendisine kalan sırlara… yanıklık… Imany’nin söylediği şarkıdaki gibi…”You Will Never Know”

It breaks my heart
‘cos I know you’re
the one for me
Don’t you feel sad
They’re never was
a story, obviously
To never be…
Oooh…
And you will never know
I would never show
What I feel what I need
from you, no
Every smiles come my reality
irony
You won’t find out
what is being killing me
Can’t you see me?
Can’t you see? Oooh!
You will never know
I would never show
no, no, no, no!
What I feel what I need
from you, no no
no, no, no, no You will never know
no, no, no, no You will never know
no, no, no, no
Love me Love me Love me Love me no
mmmm…

Sahne adı Imany olan Komor Adaları asıllı Nadia Mladjao 1979 yılında Fransa’nın Martigues bölgesinde on çocuklu ailesine dahil oldu. On yedi yaşında bir mankenlik ajansıyla sözleşmesi gereği New York’a gitti ve Calvin Klein’la üç aylık anlaşma yaptı. Amerika’da yedi sene kaldıktan sonra Tracy Chapman’ın “Talkin’ Bout a Revolution” şarkısının etkisinde ani bir karar vererek şarkıcı olmaya karar verdi.

Hemen şan derslerine, şarkı sözleri yazmaya başladı ve Amerika’daki bütün mankenlik kariyerini bırakıp Fransa’ya geri döndü. Müzik üzerine çalıştığı sırada tesadüfen Ayo ve Grace’nin prodüktörü Malik Ndiaye’yle tanıştı ve bu tanışma onun müzik kariyerinin resmi başlangıcı oldu.

Imany; Tracy Chapman, Nina Simone ve Lauryn Hill’e hayranlığından hiçbir zaman taviz vermedi ve ona R’n’B imaj yapıştırmaya çalışan prodüktörlere rağmen, “Soul”, “Folk” ve “Blues” ‘da ısrar etti. 2011 yılında piyasaya çıkan ilk albümü “The Shape of a Broken Heart”, kısa sürede çok satan albümlere verilen “Disques d’Or” ‘un (Altın Plak Ödülü) sahibi oldu. Adını en çok “You Will Never Know” adlı şarkısıyla duyurdu.

— Hicran

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil – Memurun Şarkısı

Bugün ayın kaçı, günlerde ne?
Hep bir koşuşturmaca içindeyiz..
Sizce de saniyeler -kendisini takip ettiğimiz anların dışında- çok hızlı akmıyor mu?
Hoş gerçi bu durum Einstein’ın Görecelik Kuramı ile bilimsel olarak kişiye göre değiştiği kanıtlandı…
Sizi bilmem ama bu aralar benim için vakit olması gerektiğinden daha hızlı geçiyor.

Yıllar önce Bülent Ortaçgil’in Çekirdek kayıtlarında dinlediğimiz ardından Eski Defterler’de yeniden önümüze konan ve haftanın günlerini anlattığı bu şarkısı geldi “bugün günlerden ne” diye düşünürken..
Haftanın günlerinden bahsederken, “Her son bir umuttur, her başlangıç bir kuşku…” diyerek tokat atmayı eksik etmeyen sanatçı, şarkıda yazacak birşey bulamadığı gerekçesiyle Cuma’dan hiç bahsetmemiş…

Aslında sadece memurların değil, rutin içindeki herkesin şarkısıdır Ortaçgil’in söylediği..

siz de dinlerken usul usul yerinizde mi sallanıyorsunuz☺

Sözleri

Pazartesi acımasız,pazartesi sıkkın
Hep aynı şerkıyı söylemekten bıkkın
Bir masanın kenarları gibi,buluşmazmışız öyle derler
Oysa bütün masalarda dört köşe var
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Salı,çarşamba çok uzun..Salı ,çarşamba sonsuz
Hiçbir işe yaramazlar sensiz
Bir ağacın yaprakları gibi,özgürmüşüz öyle derler
Oysa bütün yapraklar aynı kökten çıkar
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Perşembe kadar güzelsin,perşembe kadar hızlı
Her daim bir cümbüş arasında gizli
Bir yıldızın köşeleri kadar,uzakmışız öyle derler
Oysa yakından bakınca yıldızlar yuvarlaktırlar
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Cumartesi,cumartesi sanki bir kış sonrası
Küçük renkli bir sofrada,sabah kahvaltısı
Bir katarın vagonları gibi özelmişiz öyle derler
Oysa bütün vagonlar aynı raydan gider
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Her son bir umuttur,her başlangıç bir kuşku
Eğer günlerden pazarsa,arife keyfi
Bir meyvanın çekirdeği gibi atılmışız öyle derler
Oysa yaşam meyvadan değil çekirdekten çıkar
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: