RSS

Etiket arşivi: timur selçuk

Timur Selçuk – Sen Neredesin

Timur Selçuk – Sen Neredesin

Arada bir eski defterleri karıştırmak, iyidir…

ANIMSAMAK KUŞLARI

I

çatıların üzerinde yürürdü serçeler
kanatlarından günışığı dökülürdü
ciğerleri sökülür gibi öksürürdü
     yokuşa vurdukça erkenci işçiler

ekmeğinin yanına güneşi koyup
usulca bakkaldan çıkan çocuk
bir çift kanat açardı köşede
ben dönerdim geceyarılarından
     üstüm başım çatışma içinde

sardunyaların arasında pencerede
sen taze bir badem gibi dururdun
beni her sabah böyle vururdun
     çekip gözlerine mahmur bulutu

günaydın derken salt dudaktın
biri seni mutlaka öpüyordu
bana mı öyle geliyordu
     sen mi çok ufaktın

saçlarında miniminnacık papatya
ardında çiçek bahçesi
ayıp bir söz gibi yürürdün
gözlerimi alıp götürürdün
     körleme kalırdım

gidişini görüp de dönüşünü beklememek olur mu
beklerdim tahtaya gömülen çiviler gibi
bluzunun altında kanatlanan çifte kumruyu
biraz köylü biraz burjuva
sanırım kalçalarından almıştı
     o felaket huyu

II

kimdin neydin neciydin
benim fikrim yoktu
senin yaşın ve korkun
kimi vakit konuğu olurdun
duvar diplerinde kalleş
      ölümlerin kokladığı evimin

tomurcukları patlayan bir dal gibi gülerdin
kahve içtiğimiz fincana
pencereye kilime duvara
tabakta dilimlenmiş elmaya
çın çın mavi saçılırdı
en olmadık yerde eteğin açılırdı
       aklım karışırdı

ne mümkündü görmemek hissetmemek
incecik parmaklarında aşkla tüterdi
değer değmez dudaklarına
       bütün sigaralar erkekti

III

sen hep oralardaydın küçük hoş görüntülerinle
ben yüzümü rüzgara verirdim
saçımın her telini uzak mavilere götüren
denize dönerdim sonra
        sırtında dalgalar yürüten

terim soğurdu
bir köpek namlu ensekökümde dururdu
işkence şuradaydı cezaevi burada
yürürlerdi benimle yürüsem
uzansam yatarlardı yanıma
onlar benim gölgelerimdi
bir önüme düşerlerdi
        bir ardıma

IV

kapandı üstüme geceyarıları
polisler sürüklüyordu beni
kent boydanboya susuyordu
bulvarda bir ağaç
         gürültüyle kusuyordu

kapandı üstüme geceyarıları
sen yoktun
okul arkadaşlarımın adını
telefon numaralarını sinema kapılarını
öptüğüm ilk kız gibi
içtiğim ilk sigara ilk içki
çıktığım ilk afiş gecesi gibi aklımda tuttum
bir senin adını
           adını unuttum

anımsamak kuşları

                           bıçak uçmaları

Nevzat ÇELİK

— diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Timur Selçuk – Sen Nerdesin

Madem “şiir” ve “Timur Selçuk” dendi. Ben de bu muhabbet burada bitmez derim ve büyük ustanın çok sevdiğim bir şarkısını paylaşmak isterim. Faruk Nafiz Çamlıbel’in şair olmanın dizeleri saçma sapan imgelerle alt alta dizmek demek olmadığını öğreten şiirine yakışan güzellikte bir Timur Selçuk bestesi. Çoğu “Caddeler sokaklara” olarak bilse de bu şarkıyı asıl adı “SEN NEREDESİN”dir. Şiiri ilk okuduğunuzda ya da şarkıyı ilk kez dinlediğinizde, anlatılan o sokağı, o adamı ve kadını, kendiliğinden tutuşan kandilleri, sevgilinin sürmeli gözlerini, ruhunuzun en derin yerinde hissedebiliyorsunuz. Şimdiki zamanın sabun köpüğü şarkılarına benzemiyor hiç…

Timur Selçuk Sen Nerdesin Şarkı Sözü

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi
Pencereler kapandı kapılar sürmelendi
Bir kömür duman ile tütsülendi akşamlar
Gurbete düşmüşlerin başına düştü damlar

Yuvamı çiçekledim sen bir meleksin diye
Yollarını bekledim görüneceksin diye
Senin için kandiller tutuştu kendisinden
Resmine sürme çektim kandillerin içinden

Saksıda incilendi yapraklar senin için
Söylendi gelmez diye uzaklar senin için

Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle
Saatler son gecenin geçti cenazesiyle
Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü
Sokaklardan caddelere doğru sesler döküldü

 

— Arda

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Nilüfer – İspanyol Meyhanesi

80’den itibaren yeni kuşakların “apolitik, yarım akıllı, teknoloji manyağı, empati kuramayan…” garip bir kuşak olduğunu bilmekle beraber, kabul etmekte hala zorlanıyorum. Nedense onların da aslında özenli aile eğitimleri ile hala topluma kazandırılabileceklerine inanıyorum. Evini geçindirme, tek göz odasını ısıtma ve tek maaşla en az 4 boğazı doyurma (Pardon 3 mü doğuracaktık en az? Ben hala ilkokulda bana öğretilen çekirdek aile tanımında kalmışım..) derdindeki hangi aile bunu yapacak diye düşünmüyor da değilim bi yandan. Ancak şu çok iyi bildiğim birşey ki, genel kültür edinmek için kişinin biraz yaşadığı günün farkında olması yeter bence.

Diyeceksiniz “Bu şarkı ile ne alakalı bir konu?!” ama…

Dün akşam televizyonda bir bilgi yarışması izliyoruz. Sesli soruda Nilüfer “İspanyol Meyhanesi”ni söylüyor ve soru, şarkının sözlerini oluşturan şiirin hangi şair tarafından yazıldığı. Sanırım şarkıyı bilmeyen azdır. Hele hele kafayı bulup da şişmiş dil ve kaymış dudak kombinasyonu ile söylemeyen.. Şıklarda Cemal Süreya, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ümit Yaşar Oğuzcan ve adını şu an hatırlayamağım bir şair var ve soruyu yanıtlayacak olan arkadaş, üniversiteye derece ile girmiş bir zat.
Sonuç mu? Fiyasko tabii…

“Ömrüne özensiz yaşamayacaksın arkadaşım, giden senin hayatın” diyeceğim, hiçbiri anlamayacak!
En iyisi biz yine Ümit Yaşar Oğuzcan’ın sözlerini Timur Selçuk’un müziği ile dinleyelim..

Kararmış, tahta masamızda bir şişe şarap
Gecelerden bir gece, bezginiz
Üstelik, adamakıllı sarhoşuz, ellerin ellerimde…
İspanyol meyhanesinde bir kadın, çığlık çığlığa şarkı söylüyor
Belli yıkılmış bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı

Zayıf, incecik elli, incecik elli, kalın dudaklı
Sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda
Yüzümüz al al oluyor, içimiz hüzün dolu, kahır dolu, Gözlerimiz kanlı

Yeter, yeter… Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Daha içelim hey… Daha içelim hey hey…

İspanyol meyhanesinde bir gece
Seninle, seninle başbaşayız
Üstelik, sarhoşuz adamakıllı, daha içelim, daha içelim…
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
Hey garson, bütün hesaplar benden bu gece, sen de iç, sen de iç
Kapat kapıları, kapat, kapat, yabancı girmesin
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin
Ölelim, ölelim artık, bitsin bu delicesine koşu, bitsin bu koşu

Yeter, yeter… Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Daha içelim hey… Daha içelim hey hey…

– Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: