RSS

Etiket arşivi: tenor

Herkes kendi dilinde bir başka güzel…

D-Marin Turgutreis’te bu yıl 9’uncu kez düzenlenen Uluslararası Klasik Müzik Festivali açılış gecesinde gerçek anlamıyla bir divayı ağırladı. Şef Ramon Tebar yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Tenor Teodor Ilincai eşliğinde sahneye çıkan Soprano Angela Georghiu, marinadan ayrıldığımız son ana kadar bambaşka duygular hissettirdi hepimize…

angela georghiu

Bir soprano, tekniğini 18 yaşında oturtmuş ve o günden bu yana dantel gibi işlemiş. Bir kadın, sesinin sağlıklı gelişimi için Akademi’den sonra Bükreş Operası’na girmeyi kabul etmemiş ve ilk kez Metropolitan’da Mimi ile sahneye adımını atmış… Repertuarı harika, seçilen parçalar birbirinden güzeldi. Teatral yeteneği ve enerjisi ile gerçekten festivalin açılışına yakışır bir konser oldu. Mozartlar, Verdiler, Puccini ve Dvorak derken, Ilincai ile düetleri dinleyenleri mest etti, herkes konser hiç bitmesin istedi.

Buraya kadar herşey çok normal, bir divadan beklenen performans ile devam ederken, konser programının sona ermesi ile birlikte bir şey oldu. Şarkı söyledikçe açılan, açıldıkça neşelenen ve daha fazla şarkı söylemek isteyen, dinleyici ile enerji paylaşımı yükseldikçe sahnede daha da parlayan bir kadın çıktı bis alkışları ile sahneye. Her bis parçasında coşku daha da yükseldi, alkışlar arttıkça arttı.

Ama ben en çok etkileyen, Georghiu’nun anadilinde söylediği, parçanın ismini bize The Tree olarak çevirdiği eserde oldu. Söylerkenki duygusu muydu beni dağıtan yoksa kendi dilinde sevdiği müziği icra edebiliyor olmanın coşkusu muydu bilmiyorum. Ama o ana kadar söylediği, çocukluktan beri aşina olduğum bütün melodilerden başka bir şey dinledim o şarkıda. Nefes kesiciydi… Sonradan öğrendim ki, her konserinde en az 3 kostüm değiştirip mümkün olduğu kadar seyirci ile konuşan ve teatral yeteneğini ortaya koyan Georghiu’nun mutlaka yaptığı bir şeymiş kendi dilinde şarkı söylemek. Dünyanın her neresine giderse gitsin, kimin karşısında olursa olsun, duygusunu, coşkusunu bir kez de kendi dili ile ifade etmek… Çok etkilendim.

Georghiu’nun kendi dilinde şarkı söylerkenki başarılı performansının bir benzerini CSO da sergiledi aslında. Senfoni orkestrası olması nedeniyle opera eşliklerinden amiyane tabirle çok da hoşlanmayan bir orkestra olan CSO, Bizet’nin L’Arlessienne Süitini bir çaldı, pir çaldı!

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 09/09/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Pavarotti – Caruso (Live)

Kaynak: wikimedia.org


Caruso

Burası denizin parladığı ve rüzgarın sert estiği yer
Surriento körfezinde yaşlı bir terasın üstünde
bir adam genç bir kızı kucaklıyor
ve ardından bağırıyor.
Sonra boğazını temizliyor ve şarkı başlıyor.

Seni çok seviyorum
Çok ama çok seviyorum, biliyorsun.
Bu bir bağ şimdi
Biliyorsun, damarlardaki kanı eriten.

Denizin ortasındaki ışıkları gördü
Amerikadaki akşamları düşündü
Fakat onlar sadece balıkçı teknelerinin lambaları
ve uyanan pervanelerin beyazıydı
müzikteki acıyı hissetti
piyanonun başından kalktı
bir buluttan süzülen ayı görünce
ölüm daha tatlı geldi
genç kızın gözlerini gördü
ki bu gözler deniz kadar yeşildi.
sonra aniden bir damla gözyaşı döküldü
ve adam boğulduğunu düşündü

Liriğin gücü
Her dramanın yalan olduğu
Biraz makyajla ve taklitle
Bir başkası olabildiğin yer
Fakat iki göz sana bakıyor
Oldukça yakın ve gerçek
Sana bütün kelimeleri unutturuyor
düşüncelerini karıştırıyor.

Ve böylece her şey önemsiz bir hale geliyor
Amerikada’ki geceler bile
Ve ardına bakıyor, hayatını görüyorsun
Pervanelerin uyanışı gibi
Ah evet, hayat bitiyor
Fakat o artık bunu daha fazla düşünmüyor
Zaten kendini oldukça mutlu hissediyor
Ve tekrar şarkısını söylemeye başlıyor.

Seni çok seviyorum
Çok ama çok seviyorum, biliyorsun
Bu bir bağ artık
Biliyorsun, damarlardaki kanı eriten.

Sabaha kadar deniz kenarındaki kayalıklarda şarkı söyledi Caruso. Dünyanın en büyük, en özel sese sahip tenorlarından biri olsa da biliyordu, bu hastalık ona aman vermeyecekti. Sabaha kadar ışıyan balıkçı teknelerinin ışıkları, gözlerinde birer yıldıza dönüştü. Ne kadar da güzel söylüyordu… Sabaha kadar balıkçılar kıyıya vuran dalgalar gibi Enrico Caruso’yu dinledi, Caruso hayatını sahne sahne anlatır gibi söyledi söyledi söyledi… Sözlerin tükendiği yerde son bir kuvvetle kendini önce terasına, sonra odasına sürükledi. Balıkçıların Caruso’yu son görüşü oldu bu, o büyük ses, son kez o gece dalgalara şarkısını söyledi…

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: