RSS

Etiket arşivi: survivor

Ali Alışır: “Fotoğraf makinem fırçam, bilgisayarım tuvalim oldu”

Bütün ailesi opera sanatçısı olunca insanın, en çok karşılaştığı sorulardan biri “Sen neden tercih etmedin? Gazetecilik de nereden çıktı?” oluyor. Gerçi sadece müzik temelli değil köküm, babamdan gelen resim ve fotoğraf temelini de azımsamamak lazım ama gazetecilik dediğimde kimse bu detayı hatırlamıyor nedense ya da bilmiyor zaten böyle de bir geçmiş olduğunu ailemde. 

Son günlerde, seneler sonra da olsa flaşsız fotoğraf çeker oldum. Sanırım yaşlanıyorum ya da yavaşlıyorum. İş telaşının koşturmasını karelerde doğal renklerle güzelleştirmek zamanı yakalamaya çalışmaktan daha önemli gelir oldu. Tam da böyle bir zamana geldi Fotoğraf Buluşması…

Gitmeden önce de biliyordum zevk alacağım bir şeyler çıkacağını ama tahmin etmiyordum. Mehmet (Çeliksan) yavrum… bu buluşmanın düzenlenmesi lafı ortaya atıldığından bu yana Ali Alışır dedi durdu da ben ne dediğini anlamadım. Anlamalıymışım. Vaktini (nereden bulacaksam) bulup dersime önceden çalışacakmışım. Böyle boş boş gitmeyecekmişim adamın karşısına. Sonra böyle ağzım açık kalırmışım… Beter olayım ben. 

“Fotoğraf makinem fırçam, bilgisayarım tuvalim oldu”

Hani nasıl anlatayım şimdi sohbeti muhabbeti bilemiyorum ama siz benim gibi yapmayın, bir şekilde http://www.alialisir.com adresini ziyaret edin. Hatta vaktiniz varsa gidin sergisine, edinin çalışmalarından bir tane. “Fotoğraf makinem fırçam, bilgisayarım tuvalim oldu” diyen bu adamla tanışın. Kendi yüzünden yoksun insanların kendilerine ve birbirlerine yabancılaşmalarından ve her geçen gün birbirlerine daha çok benzemelerinden yola çıktığı Sanal Bedenler’ine, Survivor ve BBG evleri ile doğal olmaktan uzaklaşan hayatların mekanlarına yeni bir yorum getirdiği Sanal Mekanlar’ına ve seneler sonra bir Ankara sabahında ikinci Körfez Savaşı’nın ilk görüntüleri ile neden hüngür hüngür ağlamaya başladığımı anlatan Sanal Savaşlar sergisine bir şekilde ulaşın, portfolyosuna bir göz atın.

Hazırladığı sunumlarında fotoğraflarına eşlik etmesi için seçtiği müziklerin çarpıcılığı (Requiem for a dream gibi..) ile beni her ne kadar kökümden sarsmayı başarsa da, sohbeti sonun yanından ayrıldığımda nedense ben Sertab Erener’in Lal’ini söylüyordum. Sanırım fikrim bir şekilde masumiyete sığınmak istedi o kadar sanallığın ardından…

Bir de siz deneyin bakalım, size hangi şarkıyı söyletecek?

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 13/05/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

I’m a survivor!!

Beyonce – Survivor

kebelenk2012’nin hayatımızdan hemen çıkıp gitmesini o kadar istemiştik ki,  epeyce kere kutladık gidişini..Yeni yılın gelişini.. Ne getirecek bilmeden hem de.. Kıyamet de kopmadı ya..Oh tamamdı artık, hoş biz koptuk koptuk zaman zaman kıyamet yerine..

Bukowski mi söylemişti hayat 25’inden sonra hep aynı diye? Geçen yıl da öyleydi işte.. Bu aynılığın içinde ara sıra birşeyler olunca sevindik, üzüldük, güldük, ağladık, kıymet bildik falan..Neticede, hayattayız, yaşıyoruz öyle veya böyle..Hepimizin elinde bir kelebek hayat..Uçup gitmesin hemen, çabuk bitmesin istiyoruz bir yandan..Bir yandan da o kelebeğin zerafetine bakmadan çekiştiriyoruz  o tarafa bu tarafa..

2013 niyetine, fallarımız güzel çıksın diye..Eskiyen ömrümüzün şerefine…

Hissiyatımın bir çikolata renkli bir de pudra rengi iki seçeneği var.

“Her ne dilde olursa olsun, ben hissiyatımı dile getiririm farketmez” diyenler için Beyonce’den gelsin. Haykırsa, bağırsa, sahneyi birbirine katan danslar etse de..Hep bir zarif kız çocuğu görürürüm bu kadının yüzünde.

Pudra rengi olan da bizden, “yok efendim hissiyat dediğin kendi ana dilinde ifade edilir “ diyenler için.. 

Ajda Pekkan – Bambaşka Biri

Her iki şarkı da aynı kapıya çıkıyor..Yaşıyoruz, hayattayız..Kaldığımız yerden devam..

Mutlu yıllar..

– Silverland

 

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: