RSS

Etiket arşivi: şiir

Milyon kere Ayten!

 

Milyon kere Ayten

Ben bir Ayten’dir tutturmuşum

Oh ne iyi

Ayten’li içkiler içip

Sarhoş oluyorum ne güzel

Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin

Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor

Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum

Ayten üstüne

Saatim her zaman Ayten’e beş var

Ya da Ayten’i beş geçiyor

Ne yana baksam gördüğüm o

Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor

Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz

Günlerden Aytenertesidir

Odur gün gün beni yaşatan

Onun kokusu sarmıştır sokakları

Onun gözleridir şafakta gördüğüm

Akşam kızıllığında onun dudakları

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim

Ayten’i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz

Bir kadehte sizinle içeriz Ayten’li İki laf ederiz

Onu siz de seversiniz benim gibi

Ama yağma yok

Ayten’i size bırakmam

Alın tek kat elbisemi size vereyim

Cebimde bir on liram var

Onu da alın gerekirse

Ben Ayten’i düşünürüm, üşümem

Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar

Parasızlık da bir şey mi

Ölüm bile kötü değil

Aytensizlik kadar

Ona uğramayan gemiler batsın

Ondan geçmeyen trenler devrilsin

Onu sevmeyen yürek taş kesilsin

Kapansın onu görmeyen gözler

Onu övmeyen diller kurusun

İki kere iki dört elde var Ayten

Bundan böyle dünyada

Aşkın adı Ayten olsun

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

ayten

 
Yorum yapın

Yazan: 19/12/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , ,

Samimiyet! Orada mısın? #siirblogda

Geçtiğimiz yüzyılın sonu, 21’inci yüzyılın da başlangıcına şahit olmuş yaşayanların en büyük lüksü “samimiyet”..İçten içe bir samimiyet ama..Ne olduğunu, kim olduğunu, nerede durduğunu anlamakta zorluk çekmeye, yoksun bırakmaya meyilli zamanların insanları doğa ile özdeşleştiremiyor haliyle kendini.. Bozuk plaklarla, kırık camlarla benzeştiriyor haliyle..Bir şarkı bir şiir ..Hepsi aynı şeyi söylüyor, içten içe samimiyetsizliğe yanıyor;

Herkes bir köşede ve yalnız, içten içe bir samimiyetsizlikle başbaşa..Kendisiyle bile değil hoşnut..

Pikaplı yıllardan kalan bir Ajda şarkısı (Keşke Ajda hep o yıllardaki gibi kalsaydı dedirten..)

Bu da bir İsmet Özel şiiri..Şair adam tabii kendisini bizden daha hırpalarcasına sorguluyor da, o bile çiçeğe, ağaca, buluta, toprağa göre bulamıyor yerini…

Ütüsüz bir pantalon kadar tedbirliyimgokkusagi
tarihi bir gercek kadar sıkılgan.
Bilmem ki Tesalya’daki termofil
Bir yiğitlik anısı
Bir hayinlik anıtı mı olsa
Yine bilmem quantum kuramını öğrenen insan

hakli mıdır kendini ardıçkuşu sanmakta?
Ben,
yirminci yüzyılın sonlarında
en uzak uyanışlar ikliminde yaşadım
Bir imparatorluk genişliğindeki gençliğim sırasında
kadınlardan daha çok birinci şubeye vardım. 

Silverland

#siirblogda

 
Yorum yapın

Yazan: 13/12/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Kestim kara saçlarımı n’olcak şimdi

Şükrü Erbaş okurken, ardından Gülten Akın  şiiri gelir aklıma. “Güzel bir gece ama dolunay da olsaydı” gibi..Aynı şehirde doğduklarından mı, yolları birdir ondan mı bilemem..İkisi yanyana gelir zihnimde..

Şükrü Erbaş, ayrı bir yazının konusudur da, Gülten Akın “kadından zor şair olur” tartışmalarına en güzel yanıttır. “Türkçe’nin En Büyük Şairi” seçilmişliği vardır..Tavırlı, karakterli şiiri, savunmanızı kolaylaştırır.  Hani annedir, kırılgandır, evinin dişi kuşudur da hala kadındır,  hem de bu topraklarda…Karşı duran, kafasına göre yaşayandır

                                               ……….“Kestim kara saçlarımı n’olacak şimdi

                                                               Bir şeycik olmadı – Deneyin lütfen –

                                                               Aydınlığım deliyim rüzgârlıyım

                                                               Günaydın kaysıyı sallayan yele

                                                               Kurtulan dirilen kişiye günaydın”

 

Sezen Aksu’nun o  deli lirik, film kareleri içeren şarkısı “Deli Kızın Türküsü”  ve  Grup Yorum’un “Büyü”sü benim bildiğim Gülten Akın şiirlerinden uyarlamadır.  

SENİ SEVDİMdaniele contini

Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim

“Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil

Nasıl yürür özsu dal uçlarına

Ve günışığı sislerden düşsel ovalara

 

Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim

Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü

Yitik ceren arayı arayı anasını buldu

Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek

Soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı Ağustos dindi

Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

 

Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar

Ve onların yoğun boyunlu kadınları

Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa

Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce

Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde

Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce

Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz

Senet senet satılmadan önce

Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp

Tanrı parsellenip kapatılmadan önce

Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin 

Gülten AKIN

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 26/11/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Sisler bulvarı…

Panik yok, “yine aylardan Kasım” şarkısı değil.. Efendi gibi Attila İlhan şiirinin notalara dokunmuş hali.. Üstelik içinden Kasım da geçiyor…sis 2

“elinin arkasında güneş duruyordu
aylardan kasımdı üşüyorduk”

Attilâ İlhan

 

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 05/11/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , ,

Hepimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Turgut Uyar, ben 5-6 yaşlarındayken yaşama gözlerini yummuş..
 
Öyle kalınmış ki şiiri..Öyle derin..Kaç yaşımıza geldik hala içimizi titretir..
 
Çapkın bakışlı, hüzünlü duruşlu bir resim var ondan geriye hafızalarımızda..Bir de, her kalp sıkışıklığında cansuyu heceleri…TurgutUyar
 
Gelin  bugün, hep birlikte “göğe bakalım” ..Belki hepimiz birden sevinebiliriz…
 
Başka bir güzel adam, iyi şair Metin Altıok’un, Turgut Uyar için yazdığı şiirle kutlayalım, ölümsüz şairlerin yıldönümlerini…
 
İkisi de huzurla uyusun..
Silverland
-BÜYÜK SAAT
Duvarda bir büyük saat
Ki yaşama ayarlı
Turgut Ağabey bana hep
Yaşamdan söz açardı
Engin olmalı derdi yaşam
Yaşam engin olmalı

Duvarda bir büyük saat
Ki sevdaya ayarlı
Turgut Ağabey bana hep
Sevdadan söz açardı
Derin olmalı derdi sevda
Sevda derin olmalı

Duvarda bir büyük saat
Ki şiire ayarlı
Turgut Ağabey bana hep
Şiirden söz açardı
Kalın olmalı derdi şiir
Şiir kalın olmalı

Yel üfürdü su götürdü
Düne döndü gelen gün
Coşkusuyla acısıyla
Geçmişe sessizce gömüldü
Öldü Turgut Ağabey
Ve kamyon kumunu döktü

Metin Altıok

 
Yorum yapın

Yazan: 22/08/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Yanar elleri…

Tarihli ajanda kullanmayı pek beceremem. Kendi tarihimi kendim atmak isterim..Ama tarihlerini hesaba katmadan kullanmayı sevdiğim bir ajanda var ki; Nazım Hikmet Vakfı’nın kültür ajandası. Hatta bunun koleksiyonunu yapan bir arkadaşım var..
İş yoğunluğu, toplantılar arasında not tutarken, arada bir sayfalarını karıştırıp karşıma çıkan şiirleri Nazım’ın…
 
Kurumsal şirketlerin hiç bitmeyen “bu konuda hemen bir toplantı yapalım” tantanası sırasında, Nazım ajandama bakarken birden bu şiir çıkageldi. Memleket hasretini bu kadar derinden, ancak Nazım anlatabilirdi dedim, benim de içimden bir sızı geçti..Şu puslu günü, Karadeniz’in grili havasına benzetişimden belki..
Bu yılın ajandasında bu şiir var mı henüz rastlamadı ama, sizlerle de paylaşmak isterim sevgili okuyucu;
Ayrıca Zülfü Livaneli’nin Zor Yıllar albümünde şiirin bestelenmiş hali de var.
Silverland
VAPURnazim

Yürek değil be, çakırmış bu, manda gününden,
teper ha babam teper
paralanmaz
teper taşlı yolları.
Bir vapur geçer Varna önünden,
uy Karadeniz’in gümüş telleri,
Bir vapur geçer Boğaz’a doğru.
Nazım usulcacık okşar vapuru,
yanar elleri…

Nazım Hikmet Ran
 
Yorum yapın

Yazan: 22/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Şapkamız dolu çiçekle…

Şarkıyı ve şiiri, her zaman olduğu gibi öncelikle Mikroş ekibine, hayatı öğrendiğimiz İzmir sokaklarına ve gazete sayfalarına, şehrin kötü şeyleri de yazabilen iyi çocuklarına, sevdiklerimize adadık..

Sevgililer Günü’nde sana ne mi aldık sevgili okuyucu; Şapkamız dolu çiçekle…

Onların, yani sizin hayatınıza sümbül
Şarkılar girmiş, şarkısız edemiyorsunuz
Şarkılar yani barış, yani gökyüzü
Yani bazan burun buruna geldiğiniz köşebaşlarında
Sonra usul usul, yavaş yavaş kaybettiğiniz
Yani dost geldi gelecek, sevgili sevdi sevecek
Yani yaşamak adına, güzel düştüğü olan
Şarkılar, yani yanıldığınız………

C. Süreya

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 14/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: