RSS

Etiket arşivi: özdemir asaf

üşüyorsan ceketimi al…

Anna Aden

Her Cuma akşamüstüsü kendiliğinden dilime dolanan sözler; “Günün en güzel saatleri bunlar”

Hani güzel kitaba iyi film çekilirse tadından yenmez ya,  şiiri ayrı şarkısı ayrı güzel.. Üstelik, önümüzdeki yıl Özdemir Asaf’ın Lavinia’sının hikayesini filme aktaracakları söylentileri de gelmişken kulağımıza…

Melodi şiire o kadar yakışmış ki..Tam da yaz biterken, içimiz cız ederken, akşamları serinlerken bu şarkı “üşüyorsan ceketimi al” der gibi..

LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal
 
Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin
 
Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia
 
Özdemir ASAF
 

Fotoğra: Anne Aden

Silverland
 
Yorum yapın

Yazan: 13/09/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , ,

İkinci bahar yaşıyor ömrüm… – Aynalı Oda

Bu sene, “arkadaşlarının başarıları ile mutlu olma yılı” oldu benim için. Yıl boyunca arkadaşlarımın yazdıkları kitaplar, yaptıkları kitap kapakları, tanıdıklarımın oynadıkları filmler derken, pek çok başarı hikayesinden kısa da olsa bahetme şansım oldu. Sabah Egeli ekibinden Gökmen Küçüktaşdemir’in ilk kitabı Çoban Yıldızı’nı henüz okuma şansım olmadı ama bugün size Yeni Asır’ın 21 yıllık deneyimli adliye muhabiri Ali Eyce’nin ilk romanından bahsetmek istiyorum.

Aynalı Odaaynali oda

Önce, kendisini fena bir roman okuyucusu olarak tanımlayamayacak biri olarak, takıldığım bir iki küçük noktadan bahsetmek istiyorum. Ali abi gerçekten çok detaylı bir çalışmaya imza atmış. Hem de öyle detaylı bir ön çalışma yapmış ki, polisiye roman olarak değerlendirebileceğim yapıtı ile İletişim Fakültelerinin Gazetecilik bölümleri için iyi bir kaynak oluşturmuş Aynalı Oda ile. Gazetecilik nedir, nasıl yapılır, bir muhabirini sıradan bir günü, haber merkezi neye benzer, haber müdürü ne iş yapar, muhabir ne zaman neyi kıskanır, ne zaman fırça yerden tutun da.. şu an aklıma gelmeyen daha pek çok soruya yanıt vermiş. Ama daha da önemlisi Asayiş Şube, Adliye, avukatlık konularında sınavda sorulacak soruya yanıt olacak kadar çok detaylı bir anlatımı var kitabın. Mesleki tecrübeleri ile bu kadar detay bilmese de konuya aşina kişiler için sıkıcı olabilecek bu anlatıma takılmamanızı öneriyor ve kendinizi hikayetinin enteresanlığına bırakın diyorum.

Kendinizi hikayenin enteresanlığına bırakırken, yayınevi ve redaksiyondan kaynaklanan bir iki küçük sorunu da görmezden gelin, çünkü inanın, sizi son bölüme kadar merakla okumaya sürükleyecek bu kitap hakkında olumsuz bir düşünceye kapılmanıza değmez o sorunlar…

Biliyorum, Dan Brown’dan Grange’a, Türkiye’nin bence en iyi polisiye yazarı Ahmet Ümit’e hatta… sayelerinde polisiye romanları konusunda baya bir pratiğe sahip olduk yıllar içinde. Hatta artık polisiye roman okuma pratiğimiz öyle gelişti ki, sadece olayın bilinmezliği ya da çözülmezliği bize yetmediği için yazarları olayın geçtiği yerlerin tarihi özellikleri gibi detaylar vererek romanı zenginleştirmeye zorlama noktasına geldik. Tüketim toplumu işte, doyumsuzuz! Eyce’nin romanı Allah için detay verme noktasında yukarda da belirttiğim gibi gayet doyurucu:) Tüm polisiye filmleri 20’nci dakikasında çözen bir eşe sahip kişi olarak kabul, ben de çözdüm olayı daha romanın yarısına gelmeden. Ama beni, sonunu nasıl bağladı acaba, sorusu yedi bitirdi. Kitabı elime almamla sonuna varmam arası sanıyorum 8 saat falan sürdü. 400 sayfa Denizli-İzmir yolu arasında su gibi aktı gitti. Ve sizi temin ederim ki, en son bölümü de bitirip kapağı kapatırken kesinlikle mutluydum!

Ben Aynalı Oda için Özdemir Erdoğan’dan İkinci Bahar şarkısını seçtim. İzmir basını içinde yer almış, özellikle polis-adliye muhabirliği yapmış kişilerin kendilerinden, tanıdıklarından ve olaylardan pek çok şey bulacakları Aynalı Oda için neden bu şarkıyı seçtiğimse, finalde saklı! Ellerine sağlık Ali Eyce…ali eyce

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 24/06/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: