RSS

Etiket arşivi: mutluluk

Tepeden tırnağa herkes yaralı…

Günlerim bugünlerde gazetecilerle röportaj yaparak geçiyor. Onlara soruyorum, “Mesleğinizi yaparken en çok ne zaman zorlandınız?” ya da “Yapabilmek için neleri feda ediyorsunuz?” diye. Cevaplar muhtelif. Halkın haber alma özgürlüğünü korumak adına işsiz kalma tehlikesi ile girdikleri mücadeleyi, mobingleri, maruz kalmaları, mağdur olmaları konuşuyoruz uzun uzun. Acı kelimeler var, adı geçmeyecek olsa anlatılamayacak hikayeler. Ben tam da bunlarla boğuşurken patladı Ankara’da iki bomba art arda. Resmi rakamlar bir yana, bizden, onlardan, partili ya da çocuk… nefesimiz kesilirken Ankara’da fotomuhabirlik yapan bir arkadaşımın haberi geldi. 20 metre yakınında patlamış bomba ve sarsıntısı ile düştüğü yerden kalkıp fotoğraf çekmeye devam etmiş. Artık daha fazla ne denilebilir ki.

Sosyal medyada uzman psikologlarca “Travma Yaşayan Bireylere Nasıl Destek Oluruz?” yazıları paylaşılıyor. Bir Adli Tıp uzmanının, patlamanın ardından sadece insanlara değil, tüm canlılara ne olduğu/olacağı bilgileri… Travma yaşamayanımız kaldı mı? Canı yanmayanımız, depresyona girmeyenimiz? Hala umuttan bahsedebilenimiz, “mutluyum” diyebilenimiz…

Bugün tepeden tırnağa herkes yaralı.
Bugün kara.
Benim canım Ankara’mda, ülkemde bugün hayat kapkara.
Yarın da öyle olacak, ertesi gün de.
Veysel’in yeşil gözleri gitmiyor gözlerimin önünden.

veysel Diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ah Benim Tatlı Izdırabım

 

paris

Kahvaltının mutlulukla ilgisi ne kadarsa, Paris’in de aşkla ilgisi bir o kadar..

Kendini “dünyanın çocuğu” olarak ifade eden Indila, Hintçe, Arapça ve Fransızca
söylüyor şarkılarını..Şu arabesk gırtlağın yakıp kavurduğu tınılara, Fransızca şahane yakışıyor..

Geçtiğimiz yııln en baba şarkılarından Derniere Danse’nin bu dinleyeceğiniz versiyonu, Arabik tınılı Fransız chansonu tadı vermekle birlikte “Son Dans” anlamına geldiğinden, Paris’te Son Tango’yu da anımsatıyor. Üstüne bir de “Ah benim tatlı ızdırabım, kendimi Paris’te terkediyorum” sözlerinin çarpıcılığıyla “Arkadaş, Paris’in gerçekten aşk ile bir ilgisi var” dedirtiyor….

– silverland-

http://www.dailymotion.com/video/x1fagx3_indila-derniere-danse_music

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

En son hangi kadının göğsünde çekincesiz uyudun?

Bazen sadece 10 parmak akşam kahvaltısına dalıp ardından kahkahalarla bi kanepeye doluşup kedili köpekli,
kızlı erkekli mutlulukfilm seyretmek ve sızdığın uykudan,
“Ay bak bu pek güzel oldu” diye uyanmaktır…

Daha fazla ne arıyoruz ki?

 
Yorum yapın

Yazan: 03/03/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , ,

Affetmek…

Hayatta her şey, her zaman istediğiniz gibi olmuyor. Bir şeyleri kabul edebildiğiniz kadar yaşayabiliyorsunuz. “Olduğu gibi” kabul edebildiğiniz kadar. İnsanları değiştiremiyor, ilişkileri yönetemiyorsunuz. Bir şeyler “olacağı gibi” devam ediyor kontrolünüz dışında. Siz sadece, kabul etmeye çalışıyorsunuz. Eğer durumun farkında, öfkenizi yenebiliyorsanız. Öfkenizi yenebilmek bile bir kontrol istiyor sonuçta.

Ben bunları neden mi yazıyorum? Bilmiyorum. Yazarken seçtiğim font bile okurken içimi daha az daraltsın diye dikkatle seçilmiş bir gösterge belki. 

Huzur ve mutluluk her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Sağlıklı kalabildiğin kadar mutlu ve huzurlusun sonuçta. Ve en önemlisi de akıl sağlığın belki de.

İyi ihtimal, birkaç ay sonrası için planlar yapabiliyorsun, birkaç yıl sonrası için değil. Sana dayatılan şartlar bu kadarına izin veriyor. Elinde olanlarla mutlu olmaya çalışıyor, geçirdiğin her gün için “Allah beterinden korusun, buna da şükür” diyorsun. Elindekilerle yetinebilmek önemli çünkü. “Gördüğün günden geriye düşmek” en kötüsü.

Bazen düşünmek değil, düşünmemek seni kurtarıyor. Düşünüp de istediğin şekle sokamadığın zaman çıldıracak gibi oluyorsun. Çıldırmamak için düşünme, en güzeli. Vazgeçmek mi bu? Karşıdan bakınca belki öyle algılanabilir. Ama değil, kabul etmek. Kabul edemediğin, kendini ve kararlarını, seçimlerini affedemediğin noktada bitiyorsun aslında. Bitmemek için önce kendini, sonra da seni üzen herkesi ve her şeyi affedebilmelisin. Affedebiliyor musun? Tartışılır. Ama yine de deniyorsun. Bu bile bir çaba. Denemeye devam…

start

Diardi 

 
Yorum yapın

Yazan: 28/11/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Fatih Erkoç – Avuç İçi Kadar Mutluluk Yeter

“Az” olanla yetinmesini bilenlerdeniz. Avuç içi kadar “mutluluk” yeter
bize… Biz onu çoğaltırız 😉

Hicran

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Coldplay – Trouble

Bu sabah dünyaya gözlerini açan bir bebeğin haberini aldım az önce.
Yeni başlayan bir ilişkinin heyecanını gördüm bir kızın gözlerinde.
Doruğa ulaşmanın verdiği mutluluğu tattım yıllık çamların altında,
bir sorunun daha çözülmesinin verdiği huzuru tattım…

Kışa başlamak istemiyor mevsimler bugünlerde,
yağmur yağmak istemiyor, güneş gitmek istemiyorbulutların arkasına.
Başım ve damarlarım her gün isyan ediyor basınç farklarına ve
hep uyumak istiyor bedenim…

Ama bir mutluluk geziyor damarlarımda.
Ümit sanırım adı.
Umutluyum bugünlerde..
Biliyorum geçecek bu hal ve güzel günler gelecek.

– diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Muse – Madness

 

Özellikle Radiohead, Nirvana severler tarafından kucaklanması en kolay ve normal gruplardan biri olan Muse, son yıllarda altyapısını en beğendiğim müzik topluluklarından biri. İlk kulağınıza çalındığında ne olduğuna karar vermek için sadece 5 dakika beklediğiniz, solistin ses rengi ve müziğin alt yapısı ile zenginlik ve derinliğini hemen gösteren bir grup aslında bir yandan bana nostaljik gelen tarzı ile beğeni topluyor.

1994 yılında Matthew Bellamy, Chris Wolstenholme ve Dominic Howard tarafından İngiltere’de kurulan grup bu güne kadar Showbiz, Origin of Symmetry, Absolution,Black Holes and Revelations, The Resistance albümlerine imza attı ve pek çok ödül kazandı. Bir dönem dağıldıkları söylentileri ile karşılaşan grubun 1 Ekim’de piyasaya sürülen The 2nd Law albümü ise mutlaka dinlenmeli.

 

— diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: