RSS

Etiket arşivi: müslüm gürses

Yalan dünya!

Müslüm Baba, yalan dünya diyor. Belki de dünyayı sırtında taşıyan Yunan mitolojisindeki Atlas’a inattır.  Ama atlasgüneş var güneş bugün İzmir’de. Dünya yalan olsa da güneş ışınları aydınlatsın bizi…

Destina

 
Yorum yapın

Yazan: 27/11/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , ,

Niye gelmiş?

Acının yerini bulanlar, kederin de yerini bulsunlar.
Nerden gelmiş, nereye gidermiş…
Hem, niye gelmiş?

Dionosfer Henrymuslum gurses

 
Yorum yapın

Yazan: 18/04/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , ,

Korkmadan, Korkmaktan korkmadan yaşa dostum, Nice Yıllara !

Bizi tanıyan herkes bilir, senle ben eskiden beri tanışırız. Ve yine bilir ki hiç derdimiz olmadan yaşadık yan yana. Bilmiyorum o çok sevdiğin filmi görünce neler hissettin ama ben bir hayli kızgındım sana. Ne de olsa “Papatya” özel ve önemliydi o sıra.  Daha sonrasında “Papatya” kısmi olarak zaman içinde önemini azalarak kaybetse de bizim seninle yollarımızın kesiştiği ilk şarkı belki bu nedenle “Papatya olmuştu – Teoman’dan”

Sonrasında zaman içinde “büyümek” ya da “evrilmek” denilen kavramın ne olduğu konusunda bir fikrimiz oldu. Evrim her zaman insanın içindeki iyiliğin yüzüne yansıması ya da insanın bir yalanın ardından kendisini kaptırması demek değildir dedik kendi kendimize. Bu sırada Dante’nin İlahi Komedyasındaki Mephisto’yu oynayan  Hendrik Hoefgen gibi bir adam olacağımızı ya da en azından sonrasında buna dönüşeceğimizi bilemezdik. O sıralar havalar çok sıcaktı. Biz sadece bir gece kahve içmek için çıkıp yola alev alev yanan içimizi pide eşliğinde söndürdük Foça’da. Güzel günlerdi.

Her zaman git ve gel dolu ilişkilerde zaman ve mekân çokça girdi araya. Neler geçmedi başından. Neler delip geçmedi insan hayatında yüreğimi. Birçoğunda yanımda dimdik ayakta duranların arasında sen de oldun. Bir kısmında salt yokluğun için bin bir kalayı yedin durdun. Kim bilir zaman içinde insan saflığına dair içine baktığında sadece geçmişin gölgesinde karar verdiğindendir belki de. Burak nasıl benim çocukluğumsa sen de benim gençliğimsin sanırım. Öyle görünüyor.

 

Bizim seninle sarı saçlarından suçladığımız kimse olmadı. Zaman konusunda tutmakla ilgili bir sıkıntımız da olmadı ona keza. Sanırım zaman bir yerinden tutuldu ve yırtıldı çoktan. Şimdilerde elimizde kalan zamansız iklimlerde beyhude bir var olma çabası hayata dair.

Sevimli olmayı hiç beceremedim şu hayatta. Yanında her şeye rağmen egomu aşağıda tutabildiğim, içimin çirkinliğini dışarı taşırmadığım ve engellenmiş hissetmeden yanında makul durabildiğim ender kişilerden birisin sen hayatımda.

Burnumu soktuğum her şeye burnumu ne olursa olsun yine sokarım dediğim anları hayatıma sokmuş adamsın. Zaman zaman içine çöreklenen meslek hastalığı nedeniyle kendinden kıllanan adama dönme halini sevmesem de yani kadı kızı alırken kusuru olduğunu bilsem de buradayım. Basit bir hesapla;

26 çilekli pasta,

2 Feridun Düzağaç konseri,

Sayısız ve haritada belirlenemeyecek miktarda İzmir İçi Turu

2 Feridun Düzağaç, 3 Duman kaseti

Sıcak çikolata dökülmüş yeni alınan pantolon,

Bülent Ecevit, Cem Uzan, Adriana Lima, Zuhal Olcay arası bir mevki,

Şapşal bir arkadaşı Kır çiçeğinde  hesap olarak bırakma,

Yüzlerce ayrılık, onlarca aşk, binlerce ağız dalaşı

Monopoly ve Katil kim arasında,

Karşıyaka Antalya yollarında,

Ve mümkünse bundan sonrasında da

Yolun açık olsun!

Korkmaktan vazgeçersen hayat senin olacak asil dostum,

Doğum günün kutlu olsun…

 Morrisse Eserese…

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

best of damar 1

Bazı şarkılar vardır ki dinlerken nefes alışınız değişir, gözünüz dalar, canınız içmek ister, (benim gibi) normalde kullanmasanız da bir sigara yakasınız gelir. Neredeyse göğsünüze bir ayı oturmuş gibi hareketsiz, nefessiz kalırsınız. Bu damar şarkılar tabii ki kişiden kişiye değişir. Aşağıdaki liste tamamen şahsi bir damar top 10 derlemesi olup, bu şarkıların tümü hayatımın değişik dönemlerine fon müziği olmuştur. Bu listenin yerlisini de bir daha ki sefere yapalım. Ödül töreni mantığıyla, 10’dan geriye doğru gidersek;

10) Metallica – “mama said” : Metallica diskografisinde bir kırılma albümü olan “load” için bile ayrıksı bir şarkı bu. Tüm metallica şarkıları içinde hala farklı yerini korur. Hetfield’in “anne&oğul” temalı sözleri de, country’e yakın müziği de olağanüstü. “i need your arms to welcome me, but a cold stone’s all i see” sözü sağlam vurur!

9) Alice in chains – “would” : Solistleri Layne Staley ölmeden önce grunge’ın en önemli temsilcilerinden olan grubun, belki de en sevilen şarkısı. Hem orjinal albüm kaydı, hem de mtv için unplugged yorumladıkları versiyonu güzeldir. (Alice in Chains, Staley’in ölümü sonrasında da yollarına devam ediyor, hatta geçen yaz Sonisphere için İstanbul’da da çaldılar) Çok geç keşfettim alice in Chains’i ve bu şarkıyı, kolay kolay da bırakmam! R.I.P. layne!

8) Nick Cave & PJ Harvey – “Henry Lee” : Cave’in “Murder Ballads” albümünden çıkan bir başyapıt. Kendisine, o dönemler beraber olduğu Polly Jean Harvey de o melek sesiyle eşlik etmiş ve usul usul akıp giden bu güzel şarkı dökülmüş. Ayrıca Nick Cave’in Kylie Minogue ile düeti “where the wild roses grow” ile, PJ Harvey & Thom Yorke işbirliğinden doğan “this mess we’re in” de aslında bu listeyi zorlayan başyapıtlar.

7) Muse – “muscle museum” : Muse’un çok daha güzel şarkıları oldu. ama madem başlığımız “damar”, ilk albümleri “showbiz”den çıkan “muscle museum”, kitleleri muse ile tanıştırmanın yanı sıra Matt Bellamy’nin olağan üstü vokali ile de ilgi çekmişti. Daha tıfıl bir üniversite öğrencisiyken bu şarkıyı dinleye dinleye helak etmiştim kendimi. 2006’daki Rock’n Coke konserinde çalmadı alçaklar, muhteşem konserin tek yarası odur bende!

6) Placebo – “without you i am nothing” : Eskiden, “black market music” zamanlarında çok dinlediğim bir gruptu Placebo. Yıllar geçtikçe bendeki etkisini yitirdi. Ama bu şarkı bir acayiptir. Ayrıca şu listede, grubundan canlı canlı dinleyebildiğim tek şarkıdır. (bu da 2006 Rock’n Coke) Brian Molko’nun sesinin en acıtan hali.

5) Nirvana – “where did you sleep last night” : Biz faniler arasında “my girl” olarak da bilinen, bir çok kişi ve grubun yorumladığı ve en nihayetinde Nirvana’nın da mtv-unplugged konserinde cover’ladığı bir şarkı. Unplugged albümün “the man who sold the world” ile birlikte iki şukela cover’ından biri olan şarkının sonunda Kurt Cobain’in çatallı sesi ile gırtlağını yırtarcasına söylediği nakarat kısmı, insanın ciğerini keser. Benim kesti, oradan biliyorum.

4) Jeff Buckley – “hallelujah” : İşte Cobain ve Staley gibi çok erken firar eden biri daha; Jeff Buckley.. Başta yaratıcısı Leonard Cohen olmak üzere, pek çok kişinin yorumladığı “hallelujah”ı öyle bir söyler ki, sanırız Cohen bile hakkını teslim etmiştir. Özellikle canlı konser kayıtlarından da dinlemek lazım. Şarkının sonlarında vokal, yaralı bir sokak köpeğinin uluması gibi.. enfes..

3) Sia – “breathe me” : Birçokları gibi ben de bu şarkıyı “six feet under”ın finalinde duydum. O enfes dizinin finalinin unutulmaz olmasının bir sebebi de bu şarkıdır. Dinler dinlemez şarkıyı indirmiş ve çok uzun süre müptelası olmuştum. Uzun yıllar geçti, dizi de, şarkı da bende bıraktığı intibayı halen korur. O nedenle şarkının aşağıda sunduğum orjinal videosu ile yetinmemek, “six feet under”ın final dakikalarını da arada tekrar hatmetmek gerekir.

2) Radiohead – “let down” : “ok computer”i tüm zamanların en iyi albümü sayanların sayısı hiç de az değildir. Hemen hepsi başyapıt olan şarkılardan oluşan bu albümün, aslında arada kalmış, ilk dinleyişte pek sarmayan şarkısı “let down”, ilerleyen zamanlarda, temiz 2-3 yılıma fon müziği olmuştur. Bıraktığı etki insana “Thom Yorke, insan mısın sen allahsız?” dedirtir. Müslüm Gürses fanatikleri ingiltere’de doğmuş olsalardı ideal jilet şarkıları bu olurdu. Geceleyin, tek başınıza ve alkollü dinlemeyin, çarpar!

1) Pearl Jam – “black” : Buraya kadar geldik, ama ben bu şarkıyı nasıl anlatayım ki şimdi? Nasıl tarif edeyim? “ten” zaten evladiyelik albümdür, hele ki bu şarkı.. Sözler ayrı vurur, melodi ayrı deşer.. kasaturalarla girişseler daha az acıtırdı! Hayatımın şarkısı ve sanırım bu değişmeyecek. Eddie’nin nasıl muhteşem bir vokal olduğunun, Pearl Jam’in ne kadar büyük bir grup olduğunun kanıtı. Eğer tanrı olsaydım, sırf bu şarkıyı yaptıkları için cennetimi çoktan hak etmiş olurlardı!

1.bp.blogspot.com

 

 

 

 

 

 

 

Bruno Falconeri

NOT:

Kardeş blog http://brunofalconeri.blogspot.com’dan itina ile yürütülmüştür,
gerisi itinayla yürütülecektir…

 
Yorum yapın

Yazan: 28/01/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Müslüm Gürses – Nilüfer – Aşk Tesadüfleri Sever

Müslüm Gürses – Nilüfer
Murathan Mungan’ın kalitesi ve içe işleme garantisi tartışılmaz sözlerinin Müslüm Gürses’in sesiyle farklı bir anlam kazanan şarkısı “Nilüfer”. Belki bazıları bu şarkıyı Zeynep Casalini’nin eşsiz yorumuyla dinlemeyi tercih eder. Ancak Müslüm Gürses’in arabesk şarkılar yerine pop müziği kendi tarzıyla yorumlamasının bence en güzel örneklerinden biri bu şarkı. Şarkıda geçen “Bir şansım olsun. Başka yer başka zaman” sözcükleri paylaşmama neden oldu bu şarkıyı. Kimilerinin iş için, kimilerinin eğitim için kendi tercihleriyle bırakıp gittikleri bu şehirde yaşamaktan ne kadar keyif aldığımı aklıma getirdi bu sözcükler. Tercihlerimizin hayatımızı şekillendirdiği ömrümüzde, ne başka bir yer ne de başka bir şans istemeyen, hayatlarından ve İzmir’de yaşamaktan memnun olan, şanslı insanlar için gelsin bu şarkı… Anlattığı ayrılık, hatalar, pişmanlık, terkedilmişlik, sevgisizlik, yanılgılar ve yokluklara inat. “Biz bize yeteriz, yanımızdakilerle olduğumuz yerde çok mutluyuz” diyenler için….

Zamanın eli değdi bize
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver
geri veremezsin aldıklarını
artık geri ver
geri verilmez hiçbir yanılgı
yokluğuma emanet et
sende benden kalanları
her şeyi al
bana beni geri ver
bir şansım olsun
başka yer, başka zaman
sensiz ömrüm olsunZeynep Casalini – Nilüfer


— Arda

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: