RSS

Etiket arşivi: Morrisse

Sevgili Dünyam…

sev-dunyayi-92__27969499_0Sevgililer Günü başlığı altında yazmak benim için zulümlerin en büyüğü.  21. Yüz yılda yaşıyorum ben. Kimsenin kimseye tahammül edemediği, herkesin her şeyden daha önemli olduğu, beklemeye kimsenin tahammül edemediği hatta her durumda suçlanacak birinin bulunduğu bir yüz yılda nefes alıp vermenin ağırlığı var omuzlarımda.

Ben yine de seviyorum, herkesi, her şeyi ne yaparlarsa yapsınlar, ne söylerlerse ya da ne söylemezlerse söylemesinler. İçimdeki “insanlarımın” dışlarındaki “kibir, intikam ve kıyamet” zırhlarından ibaret olamayacaklarını bilecek kadar “iyi” tanıyorum onları.

Bir çiçeği sevmekle her şeyin başlayacağını bilecek kadar sevgi dolu, yürekli, önemli ve değerli benim sevdiklerim. O yüzden müspet bilimin ışığında 20. Yüzyılın sonlarına bir nostalji yapmaktan çok daha önemli bu şarkı bugün ve yine her gün. – Bir klişeye düşmenin dayanılmaz hafifliği…-

 

İşte bu yüzden bir milyar insanın kadın için ayağa kalkacağı bu günde dünyayı severek, var olmayı severek, gerekirse kutsayarak ve kutsallaştırarak seviyorum hepinizi. Ve hiç birinizin gideceği yerden geri dönüp dönmeyeceğini, zamanın değişeceğini, insanların değişeceğini, hatta değişim katlanılamaz ve baş edilemez olduğunda, burnumdan solurken, içim acırken, görmezden gelirken veya bilerek ve isteyerek… Durumlardan bağımsız, karşılık beklemeden seviyorum hepinizi….

PS: Gün için gaza gelmiş değilim lakin sevgi kelebeği gibi ortada dolaşamam, içimdeki sevgi  özgür ve tabii kelebeğin ömrü bir gün, yarın kaldığımız yerden sürüngen olmaya devam edeceğim sanıyorsanız, aldanın kendinize. Sevme başlıklı eylemlerim, ölü sevicilikten, fetişlerden, fahişelerden ve hatta çirkinliklerden bağımsız devam edecek. Durma dans et bebeğim…

PSS: Şimdi fark ettim, ne kadar çok insan geçip gitmiş hayatımızın sahnesinden… Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir diye sormuşlardı ya bizim ritüel filmimiz de. Buldum artık… SEVGİ var…

Morrisse Eserese

 
Yorum yapın

Yazan: 14/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ferdi Özbeğen

Bir çoğunuz onu Kaybedenler Kulübü ile keşfettiniz. Belli bir yaşın üstünde olanlar olağan üstü durumlarda ve yalıtılmış odalarda büyümediyse zaten sesine aşinadır. Kabul edelim Orta Doğu topraklarında bu sesler ve nefesler yaşam biçimidir ve yine kabul edelim, kimi zaman bir başkasının ölümle kavgası üzerinden siz çocukluğunuzu gömersiniz.

Ferdi Özbeğen, Arif Susam, İbrahim Tatlıses, Kayahan, Nilüfer, Zeki Müren, Bülent Ersoy, Yıldırım Gürses, Ahmet Özhan, Edip Akbayram, Ajda Pekkan benim çocukluğum. Arada unuttuklarım vardır mutlaka. Plakla kaset arası dönemde kendi elimle hiç bir şey almadığım/ alamadığım o dönemde kulaklarımı dolduran ezgiler bu ve benzerlerinden çıkmaydı.

ferdi özbeğenUtanacak sıkılacak hiç bir tarafım yok. Bu ülkenin siyasi dönüşümü içine denk gelen zamanda doğmayı ne de olsa ben seçmedim. Sonrasında da geçmişi eşeleyip biliyor ya da bilmiyormuş gibi görünmedim. Ben parçalarımı hep kabul ettim. Şimdilerde haliyle iyileşme sürecinde olan Müslüm Gürses’e de Ferdi Özbeğen’e de ister istemez üzülüyorum. Bir çok insanın yukarıdan bakarak gördüğü tablo ile benim üç adım dışarıdan ve bizzat içinden bakarak gördüğüm elbet bir olmayacaktır. Acil şifalar diliyorum her ikisine de büyük bir bencillikle. Ben çocukluğumun en saf en temiz kısmının cenazesini henüz kaldırmaya hazır değilim.

PS: Piyanoyu frankofonluktan çıkararak toplum için normalleştirmede önemli mihenk taşısın adamım. Hatta belki Anadolu’da gavur icadından normale döndürensin. Başka mihenk taşı olduğun yerleri de müzik tarihçileri bulup paylaşsın, umarım çabuk toparlarsın…

Morrisse Eserese

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: