RSS

Etiket arşivi: metalica

Pentagram – Sonsuz

Çocukluktan gençliğe adım attığımız yıllar ortalığı bir satanist furyası sarmış durumdaydı. Kedi kesip ayin yapan gençlerin olduğuna yönelik haberlerin yaygın olduğu bir dönem yaşadık. Hatta İzmir’in tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda eski bir okul çantamın üstüne abimin el becerisiyle çizdiği ‘metalica’ yazısını ve uzun yeşil kadife montumu gören birkaç esnaf arkamdan “vay satanist vay” diye bağırmış, arkadaşlarımla bu duruma çok gülmüştük. Hala da gülerim. Biz büyüdük de bakışlar değişti mi, buna hayır yanıtını veririm.

Canım bugün Pentagram dinlemek istedi. 1997 yılında çıkardıkları Anatolia albümü çok dikkat çekmişti. O albümden “Sonsuz” adlı parça hem müziği hem de sözleriyle bugüne ulaşan bir klasik benim için…

Destina!..

pentagram

Sonsuz …

Sanırsın,dağlarda yol olmaz
Usanırsın,kalbinde güç kalmaz
Uzanırsın,oooof yarın olmaz
Zor günlerin,ardında huzur olmaz ki
Her zaman,umutlar yön bulmaz
Yarın olsa da,beklenen gün olmaz
Sözlerim gerçektir
Yüreğim kardeştir,her zaman
Umudum sonsuzdur
Uğraşım bitmez hiçbir zaman
Geliyor geçiyor hayat
Dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman
Dönüyor durmuyor dünya

Sanırsın,yalnızlık tek dostun
Aldanırsın kaçmakla bitmiyor
Hiçbir zaman,oooof yalnızlığın
Sözlerim gerçektir
Yüreğim kardeştir,her zaman
Umudum sonsuzdur
Uğraşım bitmez hiçbir zaman

Geliyor geçiyor hayat
Dönüyor durmuyor dünya
Geliyor geçiyor zaman
Dönüyor durmuyor dünya

 
Yorum yapın

Yazan: 20/02/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , ,

Dünyanın iki ayrı yerinde aynı nefesi üflemek – Ya da nefes tüketmek…

Dies Irae (Requiem) – Karl Jenkins & Adiemus

sameİdrak anla ilgili bir kelimedir. Çoğunlukla bir sürecin son anına kadar gerçekleşmez. Sürecin sonunda çat diye karşınıza çıkınca  gelir adamı bulur. Arapçadan gelir idrak. Kelimenin kökeni  bizden bir hal olmasa da biliriz. Duyar duymaz kelimenin şekli bedenin ve aklın şeklini alır.  Hiç öyle gelmese de “idrak” kelimesinin karşılığı  “perception” a denk gelir tahakkümü yüksek batı dilinde. “İdrak” size “aydınlanma” gibi gelse ve bu yorumuyla kullanılsa da aslında sadece “algılamaktır.”

Orta Doğuda yaşamak Pink Floyd’un kasetinin hemen yanında Orhan Gencebay kasetinin durması demektir. Metalica ezberinden daha fazla Sezen Aksu bilebilmek, rakı masasında Zeki Müren dinlemek, Bülent Ersoy’a kayıttan bile artarda iki şarkıdan fazla tahammül edememek ama buna rağmen sesini önemsemek, Led Zeppelin’in hemen akabinde ve detayında Cengiz Kurtoğlu’na  maruz kaldığında şaşırmamak demektir.

Belki de “yargılamadan anlamak” demektir. Her şeyi bilmek ve hiçbir şeyi bilmemek arasındaki farksızlıkta salınım yapmak demektir.

Geçiş iklimlerinde yaşayanların temel problemi her şeye maruz kalıp içselleştirdikleri arasındaki illiyet bağını açıklayamamaktır çoğunlukla.

Bugünler benim için arabeskin ruhsal bir fanteziye, klasik müziğin aynı anda bir eziyete ve kaçışa dönüştüğü günler. Bugünlerde yüreğimdeki ezgileri terbiye etmek için bir anne terliğinden fazlası gerek bana…

“Algı karmaşası içinde” Cuma günleri pazartesi günleri kadar karışmaz insan sözde. Bütün bildiklerim gibi bu da normalliğini kaybedebilir her an.

Sözün meclis içindeki platforma çekimi mümkün olursa her şeyin mümkün olduğu bir coğrafya da bir şey söylemek ve beka sahibi olmak ne mümkün diyerek sizleri müziğin kollarına bırakıyorum.  Ve pek tabii her kanaldan anlamak için farklı iki rotadan veriyorum coşkuyu kolonlara…

Orhan Gencebay Sende haklısın

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: