RSS

Etiket arşivi: Joan Baez

The Guitar Trio eşliğinde sarı tabela kovalamak…

Sene 1996, Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’ndayız. Öyle kalabalık ki, çiş yapmaya aşağıya inmek bile mümkün değil, yapacaksın olduğun yere! Millet akın etmiş Al Di Meola, John Mc Laughlin, Paco De Lucia konserine. Düşünsene, adamlar 20 senede bir aynı sahneye çıkıyorlar. Neyse ki İzmir Festivali ve benim de onlara hasta bir babam var.

Eyvallah konser muhteşem, tuvalet sıkıntılı ama atmosfere paha biçilemez… Yalnız bi terslik var, İrma daha 45 günlük falan. Hali ile uykusu var hem de ne uyku. Tabii uyanınca da karnı acıkıyor. E onu da hallettik diyelim, çiş sorunu var! Bilmem kaç bin kişi yetişkin bireyler olarak o çişi tutabilir ama bizim kız, ı ıh! İtinayla ayaklar bacaklar tepeye toplanır, o iki yaprak gazeteye yer açılır, bizim bebek büyüüüükk koklamalar sonucu bi köşe yazısı beğenir de çişini yapar. Sonra ver elini yeni bir pışpış ile gitarlar eşliğinde yeni bir uykuya… Ne getirdin konsere 45 günlük bebeyi derler adama ya, babama denmez!

Daha ne anı var böyle… Joan Baez konseri mesela Efes Antik Tiyatro’da.. Allahım ne kalabalıktı. Otoparkın boşalması 3 saat falan sürmüştü sanırım. Çıplak ayaklı siyahlı kadın ne inanılmazdı. Ama daha inanılmazı, benim o akşam Efes’te uyuyup kahvaltıya Kuşadası limanına uyanmamdı. Bizimkiler sıkılmış otoparktan, biz uyuyunca tıngır mıngır sürmüşler karavanı adaya… mersin agaci

Hayatımda çamaşır yıkamadığım kadar ahtapot köpürttüm ben. Ne severdi tutmasını da yemesini de ve elbette yedirmesini de. 12 saatin sonunda bi çıkar sudan, sanırsın yüzgeci-solungacı var, öyle buruşmuş. Ama belinde mıngriler, ahtapotlar. Müren, köpek balığı yemişliğim var benim diyorum onun sayesinde, inandıramıyorum.

Sarı tabela kovalamak diye birşey vardı hayatta. Şirinyer’in sokağına tekne parketmek, bit pazarı gezmek, sörf kanadından planör yapmak… Normal olsa bana gelmez derler ya, final sınavına 5 dakika kala İzmir otobüsüne atlayıp kucaklanmaktı. Biraz deliydi ya, babamdı…

Diardi

 

 
Yorum yapın

Yazan: 16/07/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

My Way’i söyleyebilmek için önce yaşaması gerekiyordu: Cloclo

cloclo

Fotoğraftaki merdivenleri hatırlayan var mı? Hani Robbie Williams, My Way söylerken Royal Albert Hall’da herkes ayakta alkışlıyordu… Oysa o şarkının da inanılmaz bir hikayesi vardı sözlerinin gözleri yaşarttığı kadar…

My Way

And now, the end is here
And so I face the final curtain
My friend, I’ll say it clear
I’ll state my case, of which I’m certain
I’ve lived a life that’s full
I traveled each and ev’ry highway
And more, much more than this, I did it my way

Regrets, I’ve had a few
But then again, too few to mention
I did what I had to do and saw it through without exemption
I planned each charted course, each careful step along the byway
And more, much more than this, I did it my way

Yes, there were times, I’m sure you knew
When I bit off more than I could chew
But through it all, when there was doubt
I ate it up and spit it out
I faced it all and I stood tall and did it my way

I’ve loved, I’ve laughed and cried
I’ve had my fill, my share of losing
And now, as tears subside, I find it all so amusing
To think I did all that
And may I say, not in a shy way,
“Oh, no, oh, no, not me, I did it my way”

For what is a man, what has he got?
If not himself, then he has naught
To say the things he truly feels and not the words of one who kneels
The record shows I took the blows and did it my way!

Yes, it was my way

Fransız televizyonuna çıkardığı zenci dansçılar ile herkesi şoke etti… Hayranı olduğu Frank Sinatra, Paul Anka’nın sözleri ile My Way’i söyleyip plağını kendisine yolladığında dünyalar onun oldu. Royal Albert Hall’de şarkı söyleyebilmek onun hayallerinin gerçek oluşuydu… “Aile” imajı çizerek hayran kitlesini yitirmemek için ikinci oğlunu herkesten sakladı… Gündemden düşmemek, herkesi yeniden kendine hayran etmek için akla hayale gelmeyecek şeyler yaptı. Mükemmeliyetçiydi, kaprisliydi, kendine hayrandı ve herkes hayran olsun istiyordu. My Way’i söyleyebilmek için altını doldurması gerektiğine inanıyordu ve tam da söylediği gibi bir hayat yaşadı!

Pazar akşamı Cloclo adı ile bilinen Claude François’in hayatın izledim de. Hani 5 sene önce bizim “Begüüüm begüm huuuuu” diye geyiğini yaptığımız Madcon’un Beggin’i Reste’den, Frank Sinatra ile özdeşleşen My Way Comme d’habitude’e, Joan Baez’den dinlemeye alıştığımız Donna Donna’ya ne çok parça adamınmış. Bu arada, Jérémie Renier diye bir adam var. Şu saatten sonra hani ağzı ile kuş tutup başka rollere girse de ben kendisini hep Cloclo olarak hatırlayacağım.

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 06/05/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: