RSS

Etiket arşivi: iyi

Diriliş Leonardo!

“Bir Avuç Dolar”, “Birkaç Dolar İçin”, “İyi, Kötü ve Çirkin”, “Batıda Kan Var” ve “Cinema Paradiso” gibi sinema dünyasının unutulmazları arasında yer alan filmlerin müziklerine imza atan Ennio Morricone’ye 2006 yılında el birliği ile Oscar heykelciği verilmesi için kampanyalar düzenlenmiş, duygusal baskıya dayanamayan akademi de izleyicilerin ısrarının da büyük etkisiyle Morricone’ye “film müziği sanatına olağanüstü ve çok yönlü katkısından dolayı” Oscar Onur Ödülü vermişti.

Dün akşam Leonardo DiCaprio’yu yine Oscar adayı yapan The Revenant’ı (Diriliş) izlerken Morricone geldi aklıma. Kaderleri benzer, DiCapriodicaprio da daha önce 4 kez aday olup heykelciği evine bir türlü götüremeyenlerden. Innaritu’nun inadı münasebetiyle ayı boğuşması sahnesi dışında filmin dijital ortamda çekilmemesi ve muhteşem doğa manzaraları kesinlikle iyi olmakla birlikte DiCaprio’nun oyunculuğunun hastası da olmadım hani. Heykellenir mi, heykellenmez mi diye konuşurken, filmin yapımı üzerine biraz daha okumam gerek dedim de…

Vikipedi’de şöyle denmiş, “Leonardo DiCaprio vejetaryen olmasına rağmen filmin bir sahnesinde gerçekten bir yaban öküzünün karaciğerini yemiştir ve hayvan cesetlerinin arasında uyumuştur.”

Saygılar.

Diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ömür Hanımla Güz Konuşmaları

…Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı… ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de? Yağmur yağıyor Ömür hanım…gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına…Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?
Read the rest of this entry »
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: