RSS

Etiket arşivi: Hürriyet Gazetesi

Acı; eğleye(bile)nin…

Geçtiğimiz günlerde, bilim adamları “acı”nın haritasını çıkardılar. Ruhsal acının yani..Hani o kimselere “al işte bak burası acıyo, ne yaptın gördün mü” diyemediklerimizi, tarifi bir türlü yapılamayanı. Hani dostun dilinden çıkanı..İlk hissedildiğinde beyinde şimşekler çaktıran, ruhla bedeni ayıranı…

Bknz:  http://www.hurriyet.com.tr/saglik/23019504.asp

Ruh bilimciler de boş durmadılar, anne karnındaki bebeğin, henüz 20 haftalık iken acıyı duyabildiğini duyurdular. Acı’nın tanımını da şöyle yaptılar; Organizmayı, bulunduğu konum ve durumu terk etmeye, çare bulmaya, değişmeye zorlayan bir OLUMSUZLUKTUR.ask-acisi1

Tüm canlılara ait, beynelmilel bir his acı; İngilizcesi “pain”, Latincesi “poena”. Eski felsefe yazılarında, mitolojide “iki ucu kapanmayan bir eğri” olarak tarif edildiği de olmuş.

İnsan bunları okuyunca, “Vayyy beee” diyor, bu acı neymiş anasını sattığımın, süründürerek öldürür bu insanı. Üstelik, bütün dillerde bir adı, bir şarkısı var meretin..Boş yere mi yazılmış çizilmiş..Yok yok öldürür bu adamı..

Ve dönelim bu sabaha; Tam bunları düşünürken, bugün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK ), son 3 yılın “Ölüm Nedeni İstatistikleri”ni açıkladı.

Bknz: http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=15847

Tabii şu yukarıda okumuş olduğunuz acı tanımı ve haritası mevzuu nedeniyle, çok şahane (!) ölüm sebepleri bekliyordum ki (bunda geçmişteki haberciliğin payı olduğu kadar, bari araba çarpacaksa Jaguar çarpsın espiri anlayışını taşıyan bir milletin kanı da etkiliJ) sonuçlar beni hayal kırıklığına uğrattı..

İnanmazsınız, öyle eften püften sebeplerle ölüyormuşuz ki sevgili okuyucu…Ah benim yalnız ve zavallı ülkem insanı dedim yemin ki…Hiç şanımıza  yakışmaz.. Son 3 yılda bizim insanımız en çok dolaşım sistemi hastalıkları ve kötü huylu tümörlerden ölmüş yahu. Üstelik doğrudan acıdan,aşktan ölen, kafası çok çalıştığı için soluğu kesilen, zeka krizinden giden tek 1 kişi bile yok!!! aci

O kadar yazılıp çiziliyor, şarkılar türküler ,romanlar, resimler,filmler..E ne oluyor bu yana yakıla anlattığımız masallar? Öldürmüyor? Çünkü “yaşatıyor”… Bunlar bizi bu dünyada, eskilerin tabiri ile  “eğliyor” (oyalıyor, avutuyor, hoş tutuyor)

Marazi konuların tümü, zamanla ya da farklı yöntemlerle bir süre sonra “kendini eğleme sanatına”dönüşebiliyor. Ya kendimizi, ya başkasını eğliyoruz..

Kimi şiir, şarkı yazarak eğliyor kendini, kimi bunları dinleyerek, okuyarak. 

Kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz yani..Yarattığımız “gün” ile var oluyoruz, “dün” ile var oluyoruz. 

Diyeceğim o ki; hayat akıp gidiyor sevgili okuyucu…Taşıyabilene…Hiç bir şey hissetmemektense acıyı hissetmeyi yeğleyenlere…

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 16/04/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Fikret Kızılok – Kalbim

Bazı insanlara, kendi sonunu yazmak kısmet oluyor galiba…

Fikret Kızılok da 1995 yılında geçirdiği bir kalp rahatsızlığı sonucu bu şarkıyı yaptığında, 6 sene sonra bu hastalığın hayatına mal olacağını tahmin ediyor muydu acaba…

Kalbi yarı yolda bırakacak gibiydi, hakikaten de bıraktı büyük ustayı…

Vefat öncesi Hürriyet Gazetesi’nde Yenen Süsoy’a verdiği röportajdan alıntı ile devam ediyoruz..

Sabahları genellikle 07.30’da kalkarım. Duş, kahvaltı derken sıra gazeteleri okumaya gelir. Öğle yemeğini hafif şeylerle geçiştiririm. Öğle yemeğinden sonra mutlaka iki saat uyurum.

İyi bir balıkçı değilim, hiçbir şey bulamazsam, yosun salatası yaparak karnımı doyururum.

Kırmızı et, sakatat, kızartma asla yemem. Tavuğun göğsü ile çiğ balık, yeşil salata ve yosun yerim. Zeytinyağından başka yağ kullanmam.

İçki olarak kırmızı şarap ve rakıyı tercih ediyorum.

Dört yıl önce Çapa’da kalbe giden iki damarıma stend koydular, kafes gibi bir şey. Geçenlerde biraz taşikardi oldu, nabız 130’ya yükseldi, gerekeni yaptık düzeldi. Kullandığım ilaçlar bazen tirodimi düşürüyor onu da idare ediyorum. 

Paslanmaz ve denize dayanıklı kadın arıyorum

İki defa evlendim, 15 sene arayla. İkinci eşim beni terk etti. Terk edilmek bence güzel bir şey. Bugüne kadar hiçbir kadınımın kalbini kırmadım, gururunu zedelemedim. Onlar hissederler ve terk ederler. Ben terk edersem, acı vermiş olurum. Hadiseyi yapan ben değilim, ben yoluma devam ediyorum, o yoldan geri dönen onlar. Bütün istediğim okumak, yazmak, huzurlu yaşamak.

Bu satırları tam da gecenin üçünde yazarken, dinlememek olmaz…

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: