RSS

Etiket arşivi: Hindistan

Hi, I’m your grandpa…

Her sabah telefonuma gelen indirim mesajlarıyla uyanıyorum. Yılbaşı da yaklaştı ya, değmeyin mesaj yağmuruna. Bununla birlikte okuduğum kitapta şöyle bir bölümden geçiyorum:

“Çoğu insan yaşamını yöneten düzenin hayali odluğunu kabul etmek istemez, ama aslında her insan halihazırda mevcut bir hayali düzenin içine doğar ve istekleri doğumundan itibaren bu baskın mitlere göre şekillenir. Dolayısıyla kişisel isteklerimiz, hayali düzenin en güçlü savunma mekanizmaları haline gelir.

Örneğin günümüz Batılılarının en el üstünde tuttukları istekleri, yüzyıllardır tedavülde olan romantik, milliyetçi, kapitalist ve hümanist mitler tarafından şekillendirilmiştir. birbirine tavsiye veren arkadaşlar sık sık, ‘Kalbinin sesini dinle’, derler. Ama kalp genellikle dönemin hakim mitlerinden talimat alan iki taraflı bir casustur ve ‘Kalbinin sesini dinle’ tavsiyesi zihinlerimize 19. yüzyılın romantik mitleriyle 20. yüzyılın tüketici mitlerinin bir karışımı olarak kazınmıştır. Örneğin Coca-Calo Company, Diet Cola’yı ‘Diet Cola. Sana ne iyi geliyorsa onu yap,’ sloganıyla pazarladı.

İnsanların en kişisel istekleri sandıkları bile genelde hayali düzen tarafından programlanmıştır. Gayet popüler bir ister olan yurtdışında tatil yapma örneğini ele alalım. Bu istek aslında hiç de anlaşılır veya doğal değildir. Bir şempanze alfa erkeği asla gücünü komşu bir şempanze grubunun arazisine tatil gitmek için kullanmaz. Eski Mısır seçkinleri piramitler yaptırmak ve cesetlerini mumyalatmak için servetler harcadılar ama hiçbiri Babil’e alışverişe veya Fenike’ye kayak tatiline gitmeyi düşünmedi. Bugün insanlar yurtdışına tatile gitmek için ciddi miktarda para harcıyor, çünkü hepsi romantik tüketicilik akımının gerçek inananları.

Romantiklik, bize kendi potansiyelimizi en üst seviyede gerçekleştirebilmek için olabildiğince fazla deneyimimiz olması gerektiğini söyler. Buna göre kendimizi geniş bir yelpazedeki tüm duygulara açmalı, değişik biçimlerde ilişkiler yaşamalı, farklı mutfaklar denemeli, farklı müzik tarzlarını takdir etmeyi öğrenmeliyiz. Bunu yapmanın en iyi yollarından biri günlük rutinimizi bozmak, alışık olduğumuz ortamın dışına ve uzak yerlere seyahate çıkmak. Böylece oralarda başka insanların kültürlerini, kokularını, tatlarını ve normlarını ‘deneyimleyebiliriz’. Tekrar tekrar, ‘yeni bir deneyimin nasıl birinin gözlerini açtığını ve yaşamını değiştirdiğini’ anlatan romantik mitleri dinleyip dururuz.

Tüketicilik akımı da, bize mutlu olmamaz için mümkün olduğunca çok mal ve hizmet tüketmemiz gerektiğini söyler. Bir şeyin eksikliğini hissettiğimizde veya bir şey doğru gelmediğinde, muhtemelen yeni bir ürün (araba, yeni kıyafetler, organik gıda) veya bir hizmet (ev temizliği, çift terapisi, yoga dersi) almamız gerekir. Her bir televizyon reklamı, yeni bir ürün ya da hizmet tüketmenin yaşamımızı daha iyi yapacağını anlatan küçük bir efsanedir.

…Modern turizm endüstrisi de bunun üzerine kuruludur. Turizm endüstrisi, uçak biletleri ve otel odaları satmaz, deneyim satar. Paris bir şehir veya Hindistan bir ülke değildir. Bunlar tüketince ufkumuzu genişleten, insani potansiyelimizi gerçekleştirmemizi sağlayan ve bizi daha mutlu yapan deneyimlerdir. Sonuç olarak, bir milyonerle karısı arasındaki ilişki dikenli yola girdiğinde, adam karısını pahalı bir Paris tatiline götürür. Bu gezi bağımsız bir isteğin değil, romantik tüketicilik akımının mitlerine duyulan coşkulu bir inancın yansımasıdır aslında. Eski Mısır’da zengin bir adam, asla ilişki problemini karısını Babil’e tatile götürerek çekmeyi düşünmezdi. Bunun yerine karısına, hep istediği şaşaalı bir mezar yaptırırdı.” (Harari, Sapiens)new-year

Sonuç olarak… sanırım hediye almaktansa yapılabilecek daha güzel şeyler bulabiliriz;)

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 16/12/2016 in Blog

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir öküzü çok sevdim!

okuz 2

 

“Her kadın biraz budisttir, çünkü bir aralar mutlaka bir öküze tapmıştır!”

Ne gülmüştük ilk duyduğumuzda. Aaa doğru bak böyle kadınlar var, öküz seven var, çapkın seven var, serseri seven, ıssız adam seven.. Ne ararsan var bu kadın milletinde!

Çok uzaklarda aramıyorum. Bugünlerde, akıllı, güzel, işi gücü olan, eğitimli, bakımlı, arkadaşları, sosyal hayatı olan, kendi ayakları üzerinde durabilen birçok kadın arkadaşım bildiğin “hayvan sever” çıktı. Hepsi birer öküz seviyor.. Nasıl diyorum, nasıl olur? Bende mi bir terslik var? “Bunu dedi” nasıl sustun, “bunu dedi” nasıl durdun orada? Son sorum “Sen de mi öküz seviyorsun” oluyor haliyle.. “Evet” yanıtını sık aldığım da… Böyle tatlı kadınlar, bu kadar cins, kendini yalnızlaştıran, kabalaşabilen, ukala, istikrarsız adamları nasıl bu kadar sever… İnsan içinde olmayanı arar bazen derler ya.. Bu zarif kızlar, kendi yapamadıklarını yapanları mı seçiyor acaba?

Tüm öküz seven kadınları bir süre Hindistan tatiline yollamalı ki, öküzün hem hasını, tapılanını görsünler.. Hem de ruhları biraz feraha ersin ne diyim. Gidemeyenler için de, Nil’in “Bir öküzü çok sevdim” adlı şarkısını öneriyoruz. O da sizi çok sevsin… Allah size akıl fikir versin.. Bir de büyük konuşmayayım sübhaneke dinimiz amin…

Silverland

 
Yorum yapın

Yazan: 02/05/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: