RSS

Etiket arşivi: gezi parkı

Black Mirror ile yüzleşme

Dünya ile fena halde derdi olan biriyle tanıştım birkaç ay önce. Gezi Parkı eylemleri dağıttı onu. İstanbul’dan black mirroryeni gelmişti, tüm sevdikleri ordaydı, kendi burdaydı ama aklı ve yüreği ordaydı. Beyni hiç uyumadı günlerce… Gidemedi, kalamadı.. Hani sesi tükense, ayaklarında bir adım daha atacak takat kalmasa belki rahatlayacaktı. Günlerce kendini paraladı durdu, bilgisayar başında saatler geçirdi, arkadaşlarından haber almak için tüm asistanlık maaşını telefona yatırdı, bağırdı-çağırdı, durmadı…

Bi sabah geldi ve “Mi minör falan yalan, Black Mirror diye bir dizi var internette. Bul ve izle. Ben neden her şeyin bu hale geldiğini ve Gezi’nin nasıl örgütlendiğini anladım” dedi.

Hepsi ayrı yönetmenlerin, birbirine benzemez ve birbirine tam da kökten benzer 40-45 dakikalık bölümleri. Teknoloji ile aram hiçbir zaman iyi olmadı. Bu gidişle uzak durmaya da devam edeceğim. Ama neden uzak durduğumu, “hissimin” ne olduğunu artık biliyorum. 

Diyecek bir şey yok, izleyin.

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 07/07/2013 in Muzik

 

Etiketler: , ,

Sayıklamalar: Gezi Parkı olayları vesilesiyle…

nefret
…Mathieu Kassovitz’in ’95 yapımı filmi “La Haine”i (Sözlük anlamı nefret, bizdeki gösterim adı protesto) ilk kez veya bir daha izlemek…
 
Paris banliyölerinde bir göçmenin polislerce gözaltında darbedilerek öldürülmesi ve ardından çıkan ayaklanmayla başlayan film, polis (devlet)-varoş ilişkisi ekseninde ele aldığı bu süreci, Afrikalı, Yahudi ve Arap üç arkadaşın 24 saatte yaşadıklarıyla anlatıyor.
 
Belgesel tadındaki filmin kahramanları, toplu konutlarda yaşayan, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan, kendilerine çıkış yolu arayan veya umudunu kaybetmiş tipler; kişilik özellikleriyle de varoşun özeti.
 
Filmin özeti de 50. kattan düşenin, her katta “Buraya kadar her şey yolunda” demesi. Düşenin gizli öznesi kişi de olabilir toplum da.
 
Filmde, şiddetli baskının şiddetli tepkiyi doğuracağı da gösteriliyor, sürüden ayrı takılırsanız sürü seni sallamaz uyarısı da veriliyor.
 
Kassovitz, 1995’te çektiği filmle, 10 yıl sonra iki gencin polisten kaçarken saklandıkları elektrik trafosunda ölmesiyle Paris’te başlayan ve tüm Avrupa’ya yayılan göçmen-azınlık ayaklanmalarını da öngörmüş. Film, böylece 10 yıl sonraki olayların yarıkurgu belgeseli gibi…
 
Peki 2005’teki olaya baktığımızda başka ne var: O zamanki İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy’nin, göstericileri, ayaktakımı-çapulcu olarak nitelendirmesi ve “Göçmen sorunu yoktur, terör sorunu vardır” sözü… Daha sonra ne oldu bu adam?
 
Bu arada niye kaçmış iki genç? Sokakta futbol oynarken suçları olmadığı halde durduk yerde kaçacak kadar polisten korktukları için. Polisten durduk yerde niye korkabilecekleri de filmde var.
 
Filmde başka ne var? Yeraltı kültürünün öğeleri: Breakdance, hip-hop, graffiti ve Dj müziği.
 
Mesela yönetmenin, Flipper’ın deniz üzerinde zıplaması gibi, sadece bir kereliğine filme dışarıdan bakmamıza izin verdiği, sinema öğrencilerine ders kamera hareketli planı. 
Dj’in Fransız rap grubu NTM’nin polise “sevgi ve saygıları”nı sunduğu “Nique la police” ile Edith Piaf’ın “Non je ne regrette rien (Hiçbir şey için pişman değilim)” parçalarını mikslediği sahne:
Bir de aklıma Oliver Hirschbiegel’in yönettiği 2001 yapımı “Das Experiment (Deney)” geldi. 
 
Deney, değişik iş ve sosyal statülere sahip insanların, kurayla hükümlü ve gardiyan olarak ikiye bölünmesi ve oluşturulan cezaevi ortamında davranış değişikliklerinin gözlemlenmesi.
 
Gücün insanları değiştirebildiğini ortaya koyan, bazı polis davranışlarını anlamlandırmakta zorlananlara, işin psikolojik boyutunu anlatan bir film.
 
Konuyla alakasız, yönetmen, en Nazi ideali ari ırk örneği tipi en acımasız yaparak, Nazi Almanyası dönemine gönderme yapmış. Bu tipten bağımsız, olanları tüm totaliter rejimlere de genelleyebilirsiniz.
 
Filmi seyretmeden hakkında pek bilgi toplamam. Benim gibi davrananlar, aşağıdaki klipten sonra gelecek cümleyi bi’zahmet okumasın. Bu filmde aklımda kalan müzik yok. Müzikleri sağlam olan La Haine’den bir parça daha gelmeyecek ama DJ’in sırtında Cypress Hill yazısını dikkat edenler için gelsin:
(Filmin yarattığı sinir bozukluğunu artırmak için izledikten hemen sonra fantezi değil, gerçekten yapılan deneyin ayrıntılarını nette araştırmak… Deneyin gerçek görüntülerini izlemeye ise elim gitmedi)
Totoro
 
Yorum yapın

Yazan: 26/06/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Gezi Parkı’nın direniş şarkıları

Her protesto kendi müziğini de yaratır…

gitar
direniş şarkılarından bir derleme…

Boyun Eğmeyenler

New York’lu Çapulcular – Şimdi İstanbul’da Olmak Vardı Anasını Satayım

Boğaziçi Caz Korosu: Çapulcu musun vay vay

Ceyl’an Ertem – Bir Başka

Boğaziçi Caz Korosu: Çapulcular oldu mu?

Kardeş Türküler – Tencere Tava Havası (Sound of Pots and Pans)

 Marsis – Oy oy Recebum

ODTÜ Sosyalist Düşünce Topluluğu’ndan Direniş Şarkısı

Duman – Eyvallah

Serhad Raşa ”Çapulcu’nun Şarkısı”

FlowArt – Gezi Parkı

– Tayfa

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Direniş var. Yaşasın sosyal medya! We don’t need no thought control!

 

Bazen, birkaç kişi mesela, hiç anlaşamayan, hep birlikte, öyle bir haksızlığa uğrarlar ki.. Kenetlenirler.. Çok şükür ki, güzel ve yalnız ülkemin insanları, hele hele de o “apolitikler, kendilerinden başkasını düşünmüyorlar, y kuşağı bunlar” diye, biz 80 ve 90’larda büyüyenlerin küçümseyip durduğu gençler.. Bugün “bir” oldular; “Yapamazsın, biz buradayız, gel gör bakalım kaç kişiyiz, direniriz” dediler..

Biz, ekranları başında oturanlar, Gezi Parkı’ndan uzakta olanlar “Meşru” medyadan olanları detaylarıyla izleyemiyoruz. Ama orada “direnen” tüm “bir” insanları, insanlıklarını unutmadıkları, varlıklarını gösterdikleri için kutluyoruz. Yakında el atılmasından korku duyduğumuz “sosyal medya” ise, “İyi ki var!” diyrouz bugün. Zira, sosyal medya olmasa, olayların gidişatını, haksızlığı, saldırıları seyredemediğimiz gibi, hala bu ülke gençliğinde, emeklisinde, milletvekilinde bir umut olduğunu görebildiğimiz yegane kaynak olduğu için mutluyuz da…

Tayfa

 
Yorum yapın

Yazan: 31/05/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: