RSS

Etiket arşivi: eski

Asaf Avidan – One day


Birgün herhangi bir radyoda İsrailli sanatçı Asaf Avidan’ın parçası çalmaya başlayınca “one day” diye söylenmeye başlamıştım. O söylenmem bitmiş değil. Avidan’ın “One day” adlı bu parçayı seslendirirken ki derinliği beni etkilemeye devam edecek. Eskimeye başlayan günler gibi biz de bir gün eskiyeceğiz diye özlü cümleler kurmak da olur. Ben derim ki anlatmaya değer bulduğumuz hikayelerimiz “bizler” kokacak. Hayata adanmışlığa inandıktan sonra da “eskimek” yanımızdan geçmeyecek.

Hicran

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Seyyal Taner – Leyla

Seyyal Taner – Leyla (1986)

Postmodern bir Leyla masalı..

Leyla bakmış ki, deniz bitmiş artık ne Mecnun o eski Mecnun, ne kendisi o eski Leyla..
Mecburi istikamet gibi kabulleniş.. Kendine Mecnunsuz bir yol çizip zamana uyuyor Leyla..
Halbuki bir özge candı Leyla.. Sana ne yaptılar Leyla??

— silverland

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yeni Türkü – Maskeli Balo

Yeni Türkü – Maskeli Balo


Otobüs beklerken çıtı pıtı sesleri ile işe taşıdıkları insanları mutlu eder gözüken vapurları izlersin… Bindiğin otobüsün şoförü “Günaydın” diye karşılar seni… Şoförün radyosundan yükselen Derya Köroğlu’nun sesi “Yaredir sinede eski sevgili…” diyerek sana çoook eskilerden bi neşeli günü hatırlatır… İzmir’desindir…

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bülent Ortaçgil – Memurun Şarkısı

Bugün ayın kaçı, günlerde ne?
Hep bir koşuşturmaca içindeyiz..
Sizce de saniyeler -kendisini takip ettiğimiz anların dışında- çok hızlı akmıyor mu?
Hoş gerçi bu durum Einstein’ın Görecelik Kuramı ile bilimsel olarak kişiye göre değiştiği kanıtlandı…
Sizi bilmem ama bu aralar benim için vakit olması gerektiğinden daha hızlı geçiyor.

Yıllar önce Bülent Ortaçgil’in Çekirdek kayıtlarında dinlediğimiz ardından Eski Defterler’de yeniden önümüze konan ve haftanın günlerini anlattığı bu şarkısı geldi “bugün günlerden ne” diye düşünürken..
Haftanın günlerinden bahsederken, “Her son bir umuttur, her başlangıç bir kuşku…” diyerek tokat atmayı eksik etmeyen sanatçı, şarkıda yazacak birşey bulamadığı gerekçesiyle Cuma’dan hiç bahsetmemiş…

Aslında sadece memurların değil, rutin içindeki herkesin şarkısıdır Ortaçgil’in söylediği..

siz de dinlerken usul usul yerinizde mi sallanıyorsunuz☺

Sözleri

Pazartesi acımasız,pazartesi sıkkın
Hep aynı şerkıyı söylemekten bıkkın
Bir masanın kenarları gibi,buluşmazmışız öyle derler
Oysa bütün masalarda dört köşe var
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Salı,çarşamba çok uzun..Salı ,çarşamba sonsuz
Hiçbir işe yaramazlar sensiz
Bir ağacın yaprakları gibi,özgürmüşüz öyle derler
Oysa bütün yapraklar aynı kökten çıkar
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Perşembe kadar güzelsin,perşembe kadar hızlı
Her daim bir cümbüş arasında gizli
Bir yıldızın köşeleri kadar,uzakmışız öyle derler
Oysa yakından bakınca yıldızlar yuvarlaktırlar
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Cumartesi,cumartesi sanki bir kış sonrası
Küçük renkli bir sofrada,sabah kahvaltısı
Bir katarın vagonları gibi özelmişiz öyle derler
Oysa bütün vagonlar aynı raydan gider
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

Her son bir umuttur,her başlangıç bir kuşku
Eğer günlerden pazarsa,arife keyfi
Bir meyvanın çekirdeği gibi atılmışız öyle derler
Oysa yaşam meyvadan değil çekirdekten çıkar
Umarsız ve umursamaz günler,gözlerde bir habersizlik var..

– Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alpay – Gözleri eski bir deniz mavisi

PİA

“ne olur kim olduğunu bilsem pia’nın 
ellerini bir tutsam ölsem 
böyle uzak seslenmese 
ben bir şehre geldiğim vakit 
o başka bir şehre gitmese 
otelleri bomboş bulmasam 
içlenip buzlu bir kadeh gibi 
buğulanıp buğulanıp durmasam 
ne olur sabaha karşı rıhtımda 
çocuklar pia’yı görseler 

bana haber salsalar bilsem 
içimi büsbütün yıldızlar basar 
bir hançer gibi çıkıp giderdim 

ben bir şehre geldiğim vakit 
o başka bir şehre gitmese 
singapur yolunda demeseler 
bana bunu yapmasalar yorgunum 
üstelik parasızım pasaportsuzum 
ne olur sabaha karşı rıhtımda 
seslendiğini duysam pia’nın 
sırtında yoksul bir yağmurluk 
çocuk gözleri büyük büyük 
üşümüş ürpermiş soluk 

ellerini tutabilsem pia’nın 
ölsem eksiksiz ölürdüm “

Atilla İLHAN

— silverland


 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: