RSS

Etiket arşivi: ekinoks

Marina Abramovic, Ulay ve ben!

Bugün eşim ve benim birlikteliğimizin 10. yılının ilk günü. 10 sene önce bugün beni tam da gün batımında denizi seyrettiğim bir anda aradı ve “Bak bugün 21 Mart, günler uzamaya başlıyor. Ve ben seninle bundan sonra tüm gün ve geceleri geçirmek istiyorum” dedi. (Burada rica ederim maşallah deyiniz) 

Bu sabah eşim iş nedeni ile İstanbul’a gitmek üzere erken kalktı, hazırlanmış (zira ben uyuyordum hala) ve beni öpüp çıktı. Ben üzerine biraz daha uyudum ve niyeyse, uyandığımda aklımda Marina Abramovic, eski sevgilisi Ulay ve ayrılıklarını bile sanata dönüştüren, onları, birbirlerini hiç görmeden geçirdikleri 20 yıl sonra buluşturan Abramovic’in Moma performansı vardı. Niyeydi, nereden çıktı, hiçbir fikrim yok ama biraz gülümseyerek, biraz burularak ama evden çıkana kadar hep onları düşünerek hazırlandım. Ayrılmalarını bile anlamlı kılmak için Çin Seddi’nin iki ucundan birbirine doğru yürüyen ve birleştikleri noktada birbirlerini bir daha görmemek üzere ayrılan tabiri yerindeyse iki deli!

Sonra gün devam etti, Cuma yorgunluğu iş güç derken, akşamüstü daha önce de bahsettiğim akademisyen ve T24 yazarı arkadaşım Mehmet Yakın’ın yanına gittim. Nereden geldiyse konu performans sanatçılığının ne olduğuna geldi ve sabah düşündüklerimi anlattım. Mehmet de bana, “K2’de PORTIZMIR3 Uluslararası Güncel Sanat Trienali açılışı var, gidelim mi?” dedi. Bir performans sanatçısının önce söyleşisi, sonra performansı varmış, enteresan olur dedik ve orada buluşmak üzere ayrıldık. Biraz sonra Mehmet aradı ve “Performans sanatçısı Ulay’mış!” dedi.

marina

Ne demeliyim, ne düşünmeliyim bilmiyorum…

20 sene sonra karşılaştıklarında bile birbirlerine böyle bakabilen iki insan olmak…

Mümkünse biz böyle bir şeyi değil de, mutlu ve birlikte geçirdiğimiz 20 yılın ardından birbirimize yine böyle güzel bakıyor olabilelim canım sevgilim. Çok ju..

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 21/03/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Ekinoksa Beş Kala…

Ben yıl dönümlerini, ay dönümlerini hatta gün dönümlerini seviyor muyum sevmiyor muyum hiç bilemedim. Mesela ilkbahar yaza dönerken yüzünü, bir ekinoks için partiler verebilecekken, yaz sonbahar ya da sonbahar kışa evrilirken içimden zamanı durdurmaktan başka hiç bir şey gelmiyor. Belki de sevdiğim her şeyin sonsuza dek sürmesi kaygısı bu kim bilir…

Yine de hayat her zaman bize istediklerimizi vermiyor safsatasına bağlayacak değilim sözü. Kimi zaman hareket etmek bir çok problemi ortadan kaldırabiliyor. Oturduğun yerden ahkam kesip söylenmek yerine bir değişimin içine doğru korkusuzca adım atarsan şayet sana kocaman görünen ya da gösterilen ne varsa toplu iğne başı kadar kalıyor. Ve sen umursamıyorsun artık. Belki de işte tam bu nokta da yeniden başlıyorsun hayata orijinal haliyle.

new life“Artık” edatıyla cümleye başlanmaz gibi kurallar dünyasına takılmadan inatla haykırıyorsun “Artık ben varım.” ya da hiç gereği yokken “artık kısa cümleler kurmuyorum uzun da sanmıyorum cümlelerimi” diyorsun. Ne bileyim saçmalama hakkını kullanabilmek için izin istemek yerine yanında saçmalamanın ve sen olmanın problem olmadığı bir yaşamı kucaklıyorsun. Ya da yaklaşan son bahar ekinoksu ile depresyona girmemek için başka sağlıklı bir yol ararken buluyorsun kendini…

Yazın bitmesine gönlüne rüzgarların dolup camının ıslanmasına beş gün kala yeniden başlasın hayat. Tekrar dağıtılsın bu el. Poker de kağıtları yanlış dağıtan biri masanın başından kalkıp kağıt karma işini bilen bir kurpiyere bıraksın yerini. Bekle Güney Yarım Kürede yer alan kumarhane! Ben geliyorum…

Morrisse Eserese

 
Yorum yapın

Yazan: 18/09/2013 in French, Muzik, Pop

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: