RSS

Etiket arşivi: Argo

Tek Olmak Hayattır!

 

 

Herkes iki kişi yaşamak zorunda değil bu hayatı. Hayat zaten tek kişilik bir senaryo. Çoğaltan, eksilten de tek olandır. Israra gerek yok. Tek de güzel. Bunu etrafın kavraması zaman alacak. Kavramasa da olur. Mesela rakının yanında olsun bir pilaki…

-Destina-

izmirguzeli

 
Yorum yapın

Yazan: 27/01/2014 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Mabel Matiz – Aşk Yok Olmaktır


Youtube enteresan bir coğrafya. İzlediğiniz şey biter bitmez, izlemek isteyebileceğiniz alternatifler geliyor ekrana. Ordan yola çıkarak kaybolmanız, kendinizi en olmayacak şeylerin içinde bulmanız her an olası..

Benim başıma da az önce tamamen bu geldi. Destina’nın şarkısını dinledim, arkasından bir alternatifi tıkladım. Ardından bir tane daha, bir tane daha derken Mabel Matiz ismi dikkatimi çekti. Ben duymuştum sanki bu ismi, derken gevrek sesini tanıdım ama şarkıyı da tanıdım sanki. Ki Mabel Matiz benim daha öncesinde öyle oturup uzun uzun dinlediğim biri değil. Ay yok bu şarkı… Yıldız Tilbe söylemiyor muydu bunu ya?!?


Yorum farkı tam olarak buna denir. Hani seversiniz sevmezsiniz bilemem ama benim için yırtılmakla cırlamak arası bir noktada Yıldız Tilbe yorumundan sonra “bu şarkı eğlenceli de olabiliyormuş” dediğim bir yorumu var Mabel Matiz’in “Aşk Yok Olmaktır”a. Bu arada dersimi de çalıştım tabii. Resmi web sitesindeki biyografisi şeker bir cümle ile başlıyor:

“Mabel adını Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanda yer alan Tuna karakterinin takma adından alır. Matiz ise, müziğini en iyi tanımladığına inanarak adına eklediği ve «çok sarhoş, düşkün kimse» anlamlarına gelen eski yunanca kökenli argo bir kelimedir.”

Demek hala ona hayal kurduran karakterlerin peşinden gidenler var, ne güzel… Benim aklıma da Mabel deyince çikolata gelmişti. (Aslında ben Şeker Portakalı’nın Pepe’si olmak değil Adam’ına sahip olmak isterdim sanırım, neyse…)

Şu cümle de etkileyici bakın:

“Teoman’ın “Aşk ve Gurur” albümünde yer alan “Sahilde Bir Sarhoş, Göksel’in “Bende Bir Aşk Var” albümündeki “Yarım Kalan Şarkı” ve Cey’lan Ertem’in “Ütopyalar Güzeldir “ albümündeki “Cennetin Irmakları” adlı şarkıların söz ve besteleri yine sanatçı Mabel Matiz’e aittir.”

Ben yine nerden nereye geldim. Bana bakmayın, bir de siz dinleyin bakalım, beğenecek misiniz…

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 04/03/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bence en güzel kelime “teşekkürler”

Ne yazık ki oldum olası geç izliyorum filmleri. Vizyonu takip edebilmek gibi bir alışkanlığa sahip olamadım gitti. Üniversitede öğrenciyken festivallerden falan yakalıyordum bir şekilde ama şimdi.. her neyse, çok uzattım.

Kısa zaman önce Sevdalinka’yı okudum ve bu akşam Bosna Savaşı ile ilgili ikinci darbeyi yedim. Allah aşkına bana “Ayşe Kulin mi okuyorsun?” diye ağzını burnunu eğip duran erkekler bi dursun ve hak edenin hakkını hak edene teslim etsin, Ayşe Kulin yine dönem belgeseli tadında harika bir romana imza atmış. Her neyse, asıl konumuz bu da değil. 

Bu aralar eşimle kültürmantarılığı turlarımıza hız verdik. Dün akşam İzmir Sanat’ın çok sesli korosunun konserine gittik (Valla koroyu annemin yönetiyor olması ile bir alakası yok), bu akşam da kendimizi iş çıkışı DESEM’e attık. Programı birlikte yaptığımız arkadaşlar bu akşamki son gösterimi kaçırmasın diye yazıyorum gecenin bi vakti.

Televizyonda haberleri çıktığı zaman ben anlamamışım Saadet Aksoy’un nasıl başarılı bir işe imza

attığını. Orijinal adı ile Twice Born, Türkçe adı ile Sen Dünyaya Gelmeden, inanılmaz bir film olmuş. Gerek savaşa getirdiği muhteşem, insanı bakış açısı, gerek oyunculukları ve müzikleri ile tam da Oscar töreninin ardından tüm sinema sektörü ve anlayışları yeniden sorgulattı bana. Ne Argo’da yeniden ısıtılan Amerika-İran tepişmesi, ne Umut Işığım’daki Jennifer Lawrence performansı.. Margaret Mazzanti’nin romanından uyarlanan filmde yeniden yeniden yeniden kafamıza teflon tavayla vurulan bir insanlık dramı, muhteşem oyunculuklar ve harika çekilmiş bir film var. Gönlümün Oscar’ını verdim gitti kendilerine! İzmir’de ikamet edenler yağmur çamur demesin, hatta yağmurlu havada yapılabilecek en güzel şeyi yapsın ve DESEM’in yolunu tutsun. Yok ben evden çıkamamcılar da bi zahmet yolunu bulsun ve bu güzel filmi izlesin. 

Farkındaysanız ne Penelope Cruz diyebildim size, ne Emile Hirsch, Mira Furlan. Hakikaten Saadet Aksoy harika bir iş çıkarmış. Basınımızda çıkan haberlere kanmayın, inanmayın, aldanmayın (seks ve çıplak içerik açısından söylüyorum) ve lütfen filmi izleyin. Bambaşka bir şey göreceksiniz….

 

 

Bosna Savaşı’nın cephesinden oyunculuğa

Lafı çok uzattığımın farkındayım ama beni çok şaşırtan ve mutlu eden bir şeyden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Daha önce Saraybosna ile ilgili olarak yazığım bir yazıda, tanıştığım Jovan Divjak’tan bahsetmiştim size. Film bana bir sürpriz yaptı ve bu güzel insanı yeniden çıkardı karşıma. Bosna Savaşı’nın kahramanlarından, aynı zamanda Eğitim Bosna’yı İnşaa Ediyor Derneği Başkanı bu güzel insanı hatırlamak için önce bir tıklayın, sonra siz de gülümseyin benim gibi. Bir insanın vatan sevgisinin neler yaptırabileceğinin kanıtı adeta kendisi… https://mikroorganizma.wordpress.com/?s=amel 

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 28/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: