RSS

Bence en güzel kelime “teşekkürler”

28 Şub

Ne yazık ki oldum olası geç izliyorum filmleri. Vizyonu takip edebilmek gibi bir alışkanlığa sahip olamadım gitti. Üniversitede öğrenciyken festivallerden falan yakalıyordum bir şekilde ama şimdi.. her neyse, çok uzattım.

Kısa zaman önce Sevdalinka’yı okudum ve bu akşam Bosna Savaşı ile ilgili ikinci darbeyi yedim. Allah aşkına bana “Ayşe Kulin mi okuyorsun?” diye ağzını burnunu eğip duran erkekler bi dursun ve hak edenin hakkını hak edene teslim etsin, Ayşe Kulin yine dönem belgeseli tadında harika bir romana imza atmış. Her neyse, asıl konumuz bu da değil. 

Bu aralar eşimle kültürmantarılığı turlarımıza hız verdik. Dün akşam İzmir Sanat’ın çok sesli korosunun konserine gittik (Valla koroyu annemin yönetiyor olması ile bir alakası yok), bu akşam da kendimizi iş çıkışı DESEM’e attık. Programı birlikte yaptığımız arkadaşlar bu akşamki son gösterimi kaçırmasın diye yazıyorum gecenin bi vakti.

Televizyonda haberleri çıktığı zaman ben anlamamışım Saadet Aksoy’un nasıl başarılı bir işe imza

attığını. Orijinal adı ile Twice Born, Türkçe adı ile Sen Dünyaya Gelmeden, inanılmaz bir film olmuş. Gerek savaşa getirdiği muhteşem, insanı bakış açısı, gerek oyunculukları ve müzikleri ile tam da Oscar töreninin ardından tüm sinema sektörü ve anlayışları yeniden sorgulattı bana. Ne Argo’da yeniden ısıtılan Amerika-İran tepişmesi, ne Umut Işığım’daki Jennifer Lawrence performansı.. Margaret Mazzanti’nin romanından uyarlanan filmde yeniden yeniden yeniden kafamıza teflon tavayla vurulan bir insanlık dramı, muhteşem oyunculuklar ve harika çekilmiş bir film var. Gönlümün Oscar’ını verdim gitti kendilerine! İzmir’de ikamet edenler yağmur çamur demesin, hatta yağmurlu havada yapılabilecek en güzel şeyi yapsın ve DESEM’in yolunu tutsun. Yok ben evden çıkamamcılar da bi zahmet yolunu bulsun ve bu güzel filmi izlesin. 

Farkındaysanız ne Penelope Cruz diyebildim size, ne Emile Hirsch, Mira Furlan. Hakikaten Saadet Aksoy harika bir iş çıkarmış. Basınımızda çıkan haberlere kanmayın, inanmayın, aldanmayın (seks ve çıplak içerik açısından söylüyorum) ve lütfen filmi izleyin. Bambaşka bir şey göreceksiniz….

 

 

Bosna Savaşı’nın cephesinden oyunculuğa

Lafı çok uzattığımın farkındayım ama beni çok şaşırtan ve mutlu eden bir şeyden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Daha önce Saraybosna ile ilgili olarak yazığım bir yazıda, tanıştığım Jovan Divjak’tan bahsetmiştim size. Film bana bir sürpriz yaptı ve bu güzel insanı yeniden çıkardı karşıma. Bosna Savaşı’nın kahramanlarından, aynı zamanda Eğitim Bosna’yı İnşaa Ediyor Derneği Başkanı bu güzel insanı hatırlamak için önce bir tıklayın, sonra siz de gülümseyin benim gibi. Bir insanın vatan sevgisinin neler yaptırabileceğinin kanıtı adeta kendisi… https://mikroorganizma.wordpress.com/?s=amel 

Diardi

 
Yorum yapın

Yazan: 28/02/2013 in Muzik

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: