RSS

Aylık arşivler: Ağustos 2012

Elvis Presley – Are You Lonesome Tonight

Elvis Presley – Are You Lonesome Tonight

Elvis ya da Frank Sinatra’nın filmlerini televizyonda izleyen bir kuşağın üyesiyim ben. Kaç kişi hatırlıyordur bilmem ama akşam haberleri biter, “TRT mantığı ile” bir “magazin programı” vardır arkasından. Ki bu magazin programı hiiç şu an televizyonlarda örneğini gördüğünüz gibi değildir. Nerde kültür-sanat aktivitesi, nerde güzel bişiler, onlardan haberdar olursunuz… Sonra film kuşağı başlar ve kaçınılmaz an: Uyku saati ile çakışır. Ve hayatında yemek yemek için elini masaya kaldırmayan Diardi birden bire meyve (Amasya elması) yemeye başlar. Bir Amasya elması, iki Amasya elması, üç… Başta “Aman en azından meyve yiyo, bırakın maşallah”lar sekizinciden sonra “Çocuğum karnın ağrıyacak”lara döner. “Ama anne daha elmamı bitirmediiiiiiim”ler, saksı altına çaktırmadan gömülen sapları kovalar… Ben Elvis filmlerini çocukken seyrettim işte.

Bir de, karavanlar çıkılan 3 aylık tatillerde babamın değişmeyen kasedi döner dururdu teypte. Yakın zamanda kasedin ne olacağını bilmeyenlerle birlikte olacağımızı bilmek de bir garip ya. Elvis, Dalida, Gipsy Kings… döner dururdu yol boyu. Hepsini hala ezbere bildiğim şarkılar. Hala çok sevdiğim ve sanırım asla bunlar kadar güzeli bir daha yapılamayacak şarkılar. Şimdi eminim Elvis söylüyor bir elinde gitar, babam hayran hayran gülümseyerek dinliyor. Bense sadece özlemle yetiniyorum…

Are you lonesome tonight…

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Markus Haider – Sway


Frank Sinatra, Dean Martin & Sammy Davis – The Austrian Ratpack – Gang Guys Tribute TV Show
Live at Entropolos Theatre binlerce kadın çığlıklar içinde…
Markus Haider bu çoşku karşısında o kadar soğukkanlı ve sakin ki..
Bir elinde viski ve diğer elinde sigarayla binlerce kez coverlanan Sway ancak bu kadar güzel yorumlanabilir…

— Emin

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Caro Emerald – A Night Like This

Caro Emerald – A Night Like This

Tam adı “Caroline Esmeralda Van Der Leeuw” olan Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald 2010 yılında yayımladığı albümü Deleted Scenes From The Cutting Room Floor ile sadece Avrupa’da bir milyonu aşkın albüm satışı yakalamış. “Back It Up” ve “A Night Like This” şarkılarıyla Hollanda müzik listelerinin bir numarasına uzun süre yerleşen Caro Emerald 50’li yılların caz ve tango parçalarının cover’larını yapmakta çok başarılı bir pop-caz sanatçısı. Veeee işte kıpır kıpır fıkır fıkır şarkısı “A Night Like This” ve retro esintileri taşıyan klibi ile “Back it Up”…

Caro Emerald – Back it up (acoustic)

– özge

 
Yorum yapın

Yazan: 15/08/2012 in Jazz, Muzik, Pop, Tango

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Travis – Side

“Ne alaka?” diyeceğinizi hiç sanmıyorum.
Türkiye’de yaşayan ve bu tip konuları ancak magazinel hale geldiğinde aklına getiren bir milletin çocuğu olarak Travis’in Side şarkısını dinlerken sizin de aklınıza Haktan Akdoğan gelmiyor mu? Benim geliyor vallahi. Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi ile bu konuya olabildiğince ciddi eğilmeye çalışan, bu konuda katıldığı uluslararası organizasyonlar ile Türkiye’de de bir bilinç yaratmak için yırtınan adam… Tabii bütün bunları okurken aklınıza Adana’da uzaylıları taş atmak suretiyle kovalayan yurdumun güzel insanları da gelmiş olabilir, onlar ile karıştırmayalım lütfen!

Kesinlikle hem şarkı hem de Haktan bey ile hemfikir olduğum noktalar var: Yani sonuçta Allahın bi sevgili kulu biz değiliz ya canım. Mutlaka bizden başka nefes alan ve (bakınız Susuam Sokağı) “Yep yep…” demek suretiyle uzayın derinliklerinde gezen birileri de vardır elbet. Zararlı olmadıkları sürece sorun yok. Hatta varsa bizden ileri teknolojileri ve iyi niyetleri, bize de bir el atsalar hiç fena olmaz!

Haa bu arada, Haktan Akdoğan demişken, arkadaşlar rica ederim. Sizin ufolar ve bilimum çeşitleri ile aranız iyi olmayabilir. Ama ufolara kızdınız diye Haktan beyin ikiz kardeşini yolda belde hırpalamaktan vazgeçin Allah aşkına! Telef oluyo adamcağız yok yere canım…

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Feridun Düzağaç – Düşler Sokağı

Biliyoruuummm. Benden hiç ama hiç beklemediğin bir hareket bu Emincim. Ama yapacak bir şey yok! Aklıma nerden geldiyse Feridun Düzağaç geldi. Sonra başladım teker teker şarkılarını dinlemeye ve sabah sabah dinlenebilecek tek şarkısı bu gibi geldi. Ne günleri gördük değil mi?! 🙂 Ben, Feridun Düzağaç-Düşler Sokağı ve hali ile Ezginin Günlüğü… Ben dinliyor muyum, hayır. Sırf sizler için! 🙂 Yaşlanıyo muyum neyim…

— diardi

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Shaggy – In The Summertime

Bayram tatili de yaz günlerine denk gelince Shaggy’nin “in the sumertime” adlı şarkısına eşlik etmemek olmaz diyorum. Tatile bir hafta kalsa da müzikte 90’lar eğlencesi bayrama giden yolculukta iyi bir “yolluk” olur. Maviye güneşe duyulan özleme ‘in the sumertime’… 🙂

— Hicran

 
1 Yorum

Yazan: 13/08/2012 in Blog, Muzik, Pop

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir tatil sonrası – Farkındayım

Nefes almaya gittim birkaç gün, farkettiniz mi bilmem.

Sıkıla sıkıla sonunu beklediğim 3 aylık tatillere inanamadım…
Öyle enteresan ki, sabah bir panik uyanıyorum, “Uyumamalıyım, bu deniz kaçmamalı, kalk denize!” diye, karettagillerden geliyoruz ya hesapta…
Sonra bi an “Ama uyku da uyuyamıyorum ki, bu uyku fırsatı kaçmaz….zzzzzzzzzzzzz” diyorum.

Hebeleg gübelegler içinde geçti bi hafta.
Ayağımı uzatabildiğim kadar uzattım, yolabildiğim kadar ot yoldum, şeftali reçeli yaptım annemin tarifiyle, kirpilere su verdim 🙂
Neredeyse hiç televizyon izlemedim ve ekranın muhabbeti nasıl öldürdüğünü bir kez daha gördüm.
Gece davulcu ile yattım, öğlen yemeğini yiyenlere “günaydın” dedim.
Kolumdaki saat ve alyansı ancak şehre dönünce taktım ama ne yazık ki tarihi unutmaya fırsatım olmadı.
Durup durup, “Olsa 3 aylık tatil bende, neler yapardım neler!” dedim.
Çoook güldüm, İrma’yla denize girdim, Şehla ve Simbad’la salata yedim.
Gece yürüyüşünde denize karşı sefa yaparken bir yıldız kaydı ki, akıllara zarar!
Üç ameliyata inat top oynadım.
Solungaçlarım çıksın diyerek daldım çıktım.
Islak oturdum, motoru bozdum.
Mangal mongolu oldum.
Yidim allah yidim.
Güveçte yemek keyfini hatırladım.
Yılmaz Özdil’i haksız çıkarmayayım diye önüme kim gelirse devirdim okeyde, batak nasıl oynanır onu hatırladım.
Ağlaya ağlaya kitap bitirdim, her gün iki gazete alıp 3 saatimi küfür etmekle harcadım.
Bahçe suladım, lodos yedim, uyuya kaldım.

daldığım uykudan hala çıkamadım…

…diardi

 
 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

 
%d blogcu bunu beğendi: