RSS

Barış Manço – Müsaadenizle Çocuklar

08 Ara

Az önce 1995 yılında yayınlanan bir şarkı ile güne başlamanın tarifsiz duyguları içinde buldum kendimi. Barış Manço’nun ‘Müsaadenizle Çocuklar’ adlı şarkısının klipi içinde uzun bir yolculuk yaptım geçmişe doğru. Şarkının hayatımıza girişi üzerinden on altı yıl geçmiş. O günlerde Barış Manço’nun ‘müsaade’ istediği gençlerinin birçoğu bugün popüler kültürümüzün parçası değil.

İçlerinde gerçekten iyi vokaller, iyi söz yazarı olmaya aday olanların hepsi bu gün köşelerine çekilip orta yaşın tadını çıkarmaktadır herhalde. “Geçmiş ne kadar güzeldi…” benzeri, özleme gark cümleler kurup, sizi de kendimi de hasta edecek değilim. Geçen giden her şey üzerindeki tozu silince, insanın gözüne bir parlak görünüyor ilk seferinde. Mesela o dönemin şarkılarına güzel derken Tansu Çiller’i, Mesut Yılmaz’ı, Necmettin Erbakan’ı, Esat Kıratlıoğlu’nu da iyi anmak gerekiyor ki ben ne yazık ki bu ve benzer isimleri iyi anacak kadar müptelası olmadım televizyon uyuşturucusunun.

Geçip giden, hatasıyla günahıyla yaşamını tamamlamış Osmanlıya methiyeler düzmek ve bundan payeler çıkarmak benim için nasıl sadece bir televizyon dizisi için mümkünse; üzerinde bir takım yaşanmışlıkların leke bıraktığı geçmiş şarkıları da benim için ancak bir sabah şaşırabilmek için mümkün. Daha fazlasını istesem de beceremem.

Duygusal boşluğuma denk gelen şarkının muhteşem sözleri, Barış Manço’nun zekâsı, muhteşem müzikalite ya da HD olmayan görüntünün sevimliliği değil. Bildiğin zamanı yakalama endişesi benimkisi.

Benim neslimin görüp geçirdiği ve hazmettiği değişim/gelişim/karmaşa o kadar yoğun ve keskin ki… Buna rağmen ayak uydurmaya çalışmaları, daha doğrusu ayak uydurmayı başarmaları beni şaşırtıyor. Darbe, Körfez Savaşı, Süper Mario Bros, SSCB ve yıkılışı, Comodore 64, KGB ve Tetris görüp geçirmiş bir neslin elinde I phone görmek, tablet pclerle sosyal medyada takılmalarını işitmek ve en önemlisi hala sanal ile gerçeği birbirine karıştırmadıklarını bilmek belki de herkesin Tanrı’ya dair görmek istediği mucizenin ta kendisi.

Benden önce gelen nesillere mensup büyüklerim kendilerinin daha fazla şey gördüğünü, 68den bile öncesinde olanları hatırladığını ve ikinci dünya savaşı ardından olanlara katlandıklarını söyleyerek mucizeleri elimizden almak isteyeceklerdir kanımca. O nesillerin bize tek bıraktığı umut olan mucizeleri “müsaadenizle” onlara bırakacak değilim.

Hiçbir yere ait olmayan, olamayan nesil olduk bir önceki neslin sayesinde. Yaptıkları ne kadar yanlış varsa hepsinin ceremesini onlardan farklı olarak gündelik hayatlarımıza  adapte ettik. Toplum olmayı başaramayıp topluluk olmayı bile beceremediklerinden, izole, ne istediğini bilmeyen ama isteyen yarış atlarından, soğuk duvarlara bakarak chat yapan yanlış tercihlerinin pişmanı bireylere evirildik, sayelerinde.

Elimizde kendimize has mucize diye saklayabileceğimiz; hala hayatta olmak, adapte olmayı sürdürmek ve pornoyu internetten gizli de olsa izleyebilmek dışında hiçbir şey yok. Şimdi Barış Manço’nun nezaketiyle seslenmekten başka benim de çarem yok. Lütfen kokuşmuş fikirlerinizi, çevreyi umursamaz hallerinizi, yarattığınız ‘ekran’ uyuşturucularınızı da yanınıza alıp bir sahil kasabasında domates yetiştirmeye gider misiniz? Zira “müsaade ederseniz” gerçek anlamda yakalanması gereken zaman ve yeniden öğrenilmesi gereken bir insanlık var!

Reklamlar
 

Etiketler: ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: